KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/6912 E., 2024/13540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3 E., 2023/1119 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/203 E., 2020/92 K.
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı apartmanda 01.07.2001-01.07.2015 tarihlerinde apartman görevlisi olarak kesintisiz, asgari ücretle çalıştığını, zemin katta kapıcı konutunda ikamet ettiğini, davalı işverence çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek, Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdiyle çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı Yönetim arasında herhangi bir hizmet akdi bulunmadığını, davacının davalı apartmanın bağımsız bölümünde 01.07.2001 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı sıfatıyla oturduğunu, davacının kira ödemelerini düzenli yapmaması sebebiyle İstanbul Anadolu 2. İcra Dairesi 2015/13604 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğünü, bu nedenle taşınmazın tahliyesinin talep edildiğini, davacının tahliye talebinden dolayı iş akdinin haksız ve mesnetsiz şekilde feshedildiği gerekçesiyle hizmet tespiti davası açtığını, hizmet tespiti talep edilen dönemde davacının 4b sigortalılık kaydı bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; açılan davanın kabulüne, davacının 01.07.2001- 01.07.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde fiili olarak kesintisiz ve sürekli şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili Yönetim arasında herhangi bir hizmet akdi bulunmadığını, davacının çalışma iddiasını destekler nitelikte herhangi bir yazılı belgenin mevcut olmadığını, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunun son derece yetersiz olup gerçeği yansıtmadığını, isteğe bağlı olarak prim ödenen günlerin zorunlu sigortalılıktan sayılmasının kabul edilemeyeceğini, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, tanık beyanlarının yeterli olmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş akdinin sona erdiği 01.07.2015 tarihine göre hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde dava açıldığından hak düşürücü sürenin geçmediği, talep edilen dönemde iş yerinin faal ve kapsamda olduğu, tanık beyanlarına göre davacının iddia ettiği dönemlerdeki fiili çalışmasının ispatlandığı (2012 yılı için tanık beyanı mevcut değil ise de öncesi ve sonrasında tanık beyanının bulunması, davacının aynı adreste oturması ve işin sürekliliği nazara alındığında çalışmanın kesintisiz olduğunun kabulü gerektiği anlaşıldığından,
HMK'nın 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanıkların yetersiz beyanlarına göre karar verildiğini, çalışmayı ispata elverişli herhangi bir belge veya herhangi bir kayıttan bilgi sunulmadığını, işyerinin kapsam ve niteliğinin verilen tam gün çalışmaya dair karara uygun olmadığını, verilen hizmet süresi içerisinde davacının isteğe bağlı sigortalı olduğunu belirterek verilen karara karşı temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.07.2001- 01.07.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde fiili olarak kesintisiz ve sürekli şekilde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6912, K. 2024/13540, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama