KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7050 E., 2024/10218 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/339 E., 2024/115 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Leyla Kaya tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların oğlu ... ...'in Balıkesir-Kepsut İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Astsubay Çavuş olarak görev yapmakta iken 23.10.2015 tarihinde bağlı olduğu komutanlığın görevlendirmesi ile Balıkesir Kepsut-Dursunbey karayolunda devriye görevinde iken görev esnasında resmi araç içerisinde rahatsızlanıp kaldırıldığı Kepsut Devlet Hastanesinde vefat ettiğini, Adli Tıp Kurumu İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunca tanzim olunan raporda ... ...’in ölümünün,
kalp ileti sisteminden kaynaklanan bir rahatsızlık nedeniyle geçirmiş olduğu preeksitasyon sendromu ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin belirtildiğini, ... devriye görevindeyken yoğun iş temposu, aşırı yorgunluk ve stresten fenalaştığını, kalp rahatsızlığı ile ani şekilde vefat etmesinin tümüyle o dönemki çalışma/vazife koşullarından kaynaklandığını, ... hakkında vazife malullüğü kapsamında işlem yapılması amacıyla davalı Kuruma müracaat edildiğini, davalı Kurumca vazife malullüğü talebinin 14.11.2016 tarih 32792077/94.838.004 sayılı yazısı ile reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını,
bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 25.03.2016 tarih ve 242 sayılı vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığına yönelik kararının iptali ile ... ... ...’İn vazife malulü sayılmasına ve vefat ettiği tarihten itibaren birikmiş vazife malullüğü aylıkları ve her türlü parasal hakların faizi ile Kurumdan tahsili ile tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; vefat olayının iş yerinden veya yürütülen görevden veyahut iş yerinde görevi olduğu sırada meydana gelen dış etkenlerden kaynaklanmadığını, vefatında görevinin neden ve etkisi de bulunmadığına karar verilen ilgili hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına Kanunen imkân bulunmadığından, anne ve babasına aylık bağlanmaması hususunda Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağını, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2019/229 Esas, 2021/114 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2021/1266 E., 2022/2213 K. sayılı kararıyla; ... ... ...’in ölümünün kendinde mevcut preeksitasyon sendromu ve gelişen komplikasyonları nedeni ile meydana geldiğinin belirtildiği, dolayısıyla ... ...'in vefatı ile askerlik vazifesi arasında nedensellik bağı kurulabilecek bir durumun bulunmadığı, bu sebeple davacıların oğlunun askerlik vazifesinin neden ve etkisi ile vefat etmediği sonucuna varıldığından Mahkeme kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece, 25.01.2023 gün ve 2023/455 Esas 2023/672 Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda davacıların oğlu Jandarma Astsubay Çavuş ... ...'in ilk defa 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra ve olay tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamında sigortalı olduğu, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı emrinde görev yapmakta olan Jandarma Astsubay Çavuş ... ...’in 23.10.2015 tarihinde, saat 18:55 sıralarında Balıkesir Kepsut-Dursunbey karayolu Bağtepe yol ayrımında devriye görevindeyken içinde bulunduğu resmi araç içerisinde rahatsızlandığı ve kaldırıldığı Kepsut Devlet Hastanesinde vefat etmesi karşısında, 5510 sayılı Kanun'un 47/1 hükmü gereği vazifesini yaptığı sırada kalp krizi geçirdiği anlaşılmakla, davanın kabulü yerine reddi hatalıdır." belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılama, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların oğlu Jandarma Astsubay Çavuş ... ...'in ilk defa 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra ve olay tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamında sigortalı olduğu,
Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı emrinde görev yapmakta olan Jandarma Astsubay Çavuş ... ...’in 23.10.2015 tarihinde, saat 18:55 sıralarında Balıkesir Kepsut-Dursunbey karayolu Bağtepe yol ayrımında devriye görevindeyken içinde bulunduğu resmi araç içerisinde rahatsızlandığı ve kaldırıldığı Kepsut Devlet Hastanesinde vefat ettiği dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un 47/1 hükmü gereği vazifesini yaptığı sırada kalp krizi geçirdiği ve bu nedenle vazife malulü olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne,
davacıların oğlu Jandarma Astsubay Çavuş ... ...'in vefatının vazife malullüğü kapsamında olduğunun ve hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, hak sahiplerine 23.10.2015 vefat tarihini takip eden aybaşından itibaren vazife malullüğü aylığının bağlanmasına, birikmiş vazife malullüğü aylıkları ve her tülü parasal haklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinde “Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya iş yerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7050, K. 2024/10218, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama