KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7070 E., 2024/8329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2187 E., 2023/2691 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/245 E., 2021/243 K.
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki bir kısım sigortalı çalışmaların sahte olduğu gerekçesiyle yaşlılık aylığının iptal edilerek borç tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işleminin iptali ile menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.04.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığını, yaklaşık dört yıldır bu maaşı aldığını, SGK İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden gelen 12.03.2018 tarih ve 80795669.91754285 sayılı yazı ile Kurumdan almakta olduğu yaşlılık aylığının denetmen raporuna istinaden gün ve kazançlarının iptal edilmesi neticesinde aylıklarının yeniden hesaplanması sonucu davacıya 64.293,78 TL yersiz ödeme yapıldığının anlaşıldığını ve 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesine istinaden yürürlüğe giren ilgili Yönetmelik hükümlerine göre borcun tahsil işlemine başlanacağının bildirildiğini,
oysa ki yaşlılık aylığı ilk bağlanacağı zaman SGK tarafından yapılan incelemede tüm şartları taşıdığının belirlendiğini, bu çerçevede aylık bağlandığını, Kurumca iptal edilen sigortalılık döneminde davacının taşeron bir firmaya bağlı olarak farklı işyerlerinde “masa paketleme” ya da “kalite kontrol” işlerinde çalıştığını ileri sürerek, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile yersiz ödeme olduğu iddiasıyla aleyhine tesis ettiği borç tahakkukuna ilişkin işlemin iptaline ve Kuruma borçlu almadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Tasfiye Halinde ... Teks. Ür. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu dava ile belirtilen süre zarfında veya başka bir zaman diliminde davalı şirket nezdinde herhangi bir çalışması olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle. Kurum tarafından davacı adına 1376367.35 sicil sayılı dosyada işlem gören “fason dikim atölyesi” mahiyetindeki, ... unvanlı işyerinden 2010/7. ve 8. aylarında, yine Kurumun 1370319.35 sicil sayılı dosyada işlem gören, “fason dikim ütü poşet atölyesi” mahiyetindeki, ... unvanlı işyerinden 2010/8, 9 ve 10. aylarında çalışmalarının bildirildiği, bu işyerlerinin “sahte işyeri” kodu bulunduğu,
davacının yukarıda belirtilen işyerlerinde geçen çalışmalarının silinmesi nedeniyle Kurumun 2205781959 sayılı tahsis dosyasından almakta olduğu yaşlılık aylığının iptal edildiğini ve adına 64.293,78 TL borç kaydı oluştuğunu, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi gereği tahsilinin gerektiğini, bu itibarla Kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yapılan yargılama, toplanan deliller, bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları, Kurumun Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 30.09.2014 tarihli ve 2014/SU/008 sayılı rapor, Vergi Müfettişi Yardımcısı ... tarafından ... ile ilgili düzenlenen “Sahte veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge” konulu 14.06.2013 tarih Vergi Tekniği Raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bordro tanıklarının davacıyı, ... ile ...’i tanımadıklarını beyan ettikleri, Kurum denetmenince ifadesine başvurulan ... ...’in de ...’i tanımadığını belirtmesi,
davacı tanıklarından ... ve ...’nin hizmet dökümünde belirtilen işyerleri arasında davalı işyerinin bulunmaması ve soyut beyanları, yine davacı tanığı ...’un davacının ablası olması ve 21.07.2010-26.08.2010 tarihleri arasında ... sicil sayılı ... unvanlı işyerinden çalışma kaydının bulunması, Vergi Müfettiş Yardımcısı ... tarafından tutulan raporda ...’in sahte belge düzenleme dolayısıyla özel esaslara tabi olduğunun belirtilmesi,
Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 30.09.2014 tarihli ve 2014/SU/008 sayılı Raporun aksini ispat yönünde (davacının işyerinde çalıştığını ispatlayacak) herhangi bir belge ve bilgi sunulmamış olması karşısında davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde davalı şirkete ait işyerinde alt işveren bulunmadığı belirtilmiş ise de, dinlenilen tanıklar tarafından taşeron firmalarda çalıştıklarının beyan edildiğini, ancak Mahkemece bu ifadelerin değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede, dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle; her ne kadar davacı vekilince davacının davalı Kurum tarafından iptal edilen çalışmalarının davalı şirkette geçtiği iddia edilmişse de;
bordro tanıklarınca davacıyı ve davacının iptal edilen hizmetlerinin bildirildiği iş yerlerini tanımadıklarının beyan edildiği, yine her ne kadar davacı tanıklarınca; davacı ile birlikte taşeron firmaya bağlı olarak çalıştıkları, patronlarının ... ... olduğu ve ücretlerini bu kişiden aldıkları beyan edilmiş ise de; ... ... tarafından davalı Kurum denetmenine verilen ifadede davacının iptal edilen çalışmalarının bildirildiği ...'i tanımadığının beyan edilmiş olması, davalı Kurum tarafından da davalı şirketin taşeronunun olmadığının bildirilmiş olması hep birlikte değerlendirildiğinde.
İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilen 21.07.2010 – 17.08.2010 ve 18.08.2010 – 10.10.2010 tarihleri arasındaki hizmetlerin geçerli olduğuna, yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi.
3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7070, K. 2024/8329, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama