İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/760 K.2025/3142

Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/760Karar2025/3142Tarih27 Şubat 2025Okuma13 dk · 2.506 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/760 E., 2025/3142 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/209 E., 2023/50 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.506 kelime·13 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece verilen karar davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmek, davacı vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmiş olmakla; murafaa yapılmak üzere tayin olunan 10.10.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafaalı temyiz eden davacı adına Av. .... ile davalı... Beton San. Tic. İnş. Turz. A.Ş. adına Av. ....'ın geldikleri diğer davalı adına gelen olmadığı görüldükten gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle: müvekkilinin davalılardan .... İnş. Tur. Teks. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde kalıp ustası olarak günlük net 60 TL üzerinden çalışmakta iken 25.12.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğini, diğer davalı... Beton San Tic. A.Ş.'nin işçisinin eylemi neticesinde işbu kazanın meydana geldiğini, davacının %17 oranında malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 2.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın 25.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı... Hazır Beton San Tic İnş A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davacının diğer davalı şirketin çalışanı olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle husumet nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, olayın nasıl meydana geldiğinin keşif ile ortaya çıkacağını, tüm kusurun işyerinde alınması gereken önlemleri almadığı için, diğer davalı şirket ve davacı da olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... İnş Tur. Teks. Gıd. Kuy. Hafr. Taş. San. Tic. Ltd Şti vekilinin cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin olayın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, olayın diğer davalı... Beton A.Ş. çalışanın eylemi ile meydana geldiğini, bu konuda açılan ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının iş yerinde asgari ücretle çalıştığını ve iş kazası nedeniyle herhangi bir işgücü kaybının oluşmadığını, kabul anlamıma gelmemek kaydıyla çıkacak tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 10.03.2020 tarih 2018/347 Esas 2020/202 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kısmen kabulü ile 1-120.093,18 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen 10.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 19.01.2021 tarih ve 2020/6089 Esas 2021/415 Karar sayılı ilamı karar sayılı kararı ile "... 1- Somut olayda Mahkemece Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası tarafından bildirilen ücretlerle tazminatın hesaplandığı ve bu hesap bilirkişi raporunun hükme esas alındığı görülmektedir. Ne var ki uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere emsal ücretin ilgili meslek odasından, TÜİK'ten sorulması yerine Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası tarafından bildirilen ücretlerin tazminatın hesabında esas alınması isabetsiz olmuştur. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odasının davacının yaptığı işe göre emsal ücretini belirleyecek bir meslek örgütü olmadığı ortadadır.

2-Öte yandan hükme esas alınan hesap raporunda; davacının maddi zararının hesaplanması sırasında aktif ve pasif dönemde artan yıllar bakımından ücretin hataen gittikçe düşürülerek yazılıp hesaplandığı ve bu hatanın tüm rapora sirayet ettiği, ayrıca bilinen dönem sonunun hatalı şekilde -rapor tanzim tarihi yerine - 31.12.2020 tarihi olarak alındığı, bu açıdan hesap raporunun denetime elverişli olmadığı görülmektedir.

O halde Mahkemece yapılacak iş; davacının iş kazası tarihindeki yaşı, mesleğindeki kıdemi ve iş kazası tarihinde yaptığı inşaat duvar ustalığı işi dikkate alınarak, TÜİK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları ile davacının sendikalı işçi olduğuna dair bir kaydının da bulunmaması nedeniyle çalıştığı iş koluna ait sendika haricindeki meslek odalarından ücret araştırması yapılarak,

davacının ücret konusundaki talepleri de aşılmamak suretiyle tespit edilecek ücret üzerinden hesap yaptırmak, yapılacak hesapta davacı ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek bilinen devre tarihini ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak suretiyle alınacak raporu hükme esas alarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. ..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra: "...davacının 25.12.2010 tarihinde Evrenseki Beldesinde bulunan otel inşaatında çalıştığı, beton getiren araç sürücüsü ....'nin, aracı yüksek gerilim hattı altına çektiği, uyarılara rağmen aracın yerini değiştirmediği, davacının beton dökmek için aracın hortumunu tuttuğu sırada aracın mekanizmasının yüksek gerilim hattına temas ettiği, davacının elektrik çarpması sonucu yaralandığı, SSYSK ve Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun raporlarının birbiriyle uyumlu olduğu ve davacının maluliyet oranının %16,2 olarak tespit edildiği,

Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 02.09.2015 tarihli raporuna göre davacının %16.2 oranında işgücü kaybına uğradığının tespiti yanında davacının iyileşme sürecinin 25.12.2012 tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin de tespit edildiği, üçlü bilirkişiden oluşan heyetten alınan 11.09.2013 tarihli kusur raporunun oluşa uygun ve teknik yeterliliğe sahip, denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, rapora göre davacının geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğu, beton dökme işinden sorumlu...

Hazır Beton San. Tic. İnş.

A.Ş.'nin, kazanın vuku bulduğu işle ilgili geçerli bir yeterlilik belgesi (operatörlük belgesi) olmaksızın iş aracının kullanılmasına müsaade edilmesi neticesinde oluşan iş kazasında %50 oranında kusurlu olduğu, söz konusu kazaya neden olan beton pampasının operatörü Ömer Faruk T.'nin geçerli bir eğitimi ve yetkisi olmadan kazaya karışan beton pompasını kullanması neticesinde meydana gelen iş kazasının oluşmasında %20 oranında kusurlu olduğu, davacının işvereni olan davalı ...

İnş. Tur. Teks. Gıd. Kuy. Hafr. Taş. San ve Tic. Ltd.

Şti.'nin, işveren olarak yapması gereken denetim ve gözetim görevini ihmal ederek, gerekli iş güvenliği tedbirlerini yerine getirmediği ve bunun neticesinde oluşan iş kazasının meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, davacının yaptığı işe ilişkin tehlikeden haberdar olduğu halde tedbirsiz davranması ve oluşan tehlikeli durumu yetkililere haber vermeden çalışmaya devam ederek iş güvenliği kurallarını ihmal etmesi neticesinde meydana gelen iş kazasının oluşmasında %5 oranında kusurlu olduğu,

Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak TÜİK verileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları ile emsal ücret araştırması için yazılan ve Antalya Briketçiler ve Hafriyatçılar Odasından gelen yazı cevabında belirtilen ücret miktarının esas alınabileceğinin anlaşıldığı ve davacının günlük ücretinin net asgari ücretin 2,102 katı üzerinden bilirkişi raporu düzenlendiği, 02.12.2022 tarihli ek rapor dikkate alınarak 105.101,56 TL maddi tazminat alacağının hüküm altına alındığı..." gerekçesiyle ;

"Davacının davasının kısmen kabulü ile 1-105.101,56 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin 31.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bakiye ömür süresinin tespitinde rapor tarihindeki yaşın ve TRH-2010 tablosunun esas alınması gerektiği, ücret tespitinin hatalı yapıldığı, giydirilmiş ücret itirazlarının dikkate alınmadığını, usuli kazanılmış hak değerlendirilmesinin yapılamayacağı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı... Beton ...A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilinen devre döneminin bozma ilamına aykırı olarak esas alındığı, ücret tespitinin hatalı yapıldığı ve gelir tenzilinin eksik yapıldığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... İnşaat ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğu, sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, ücret tespitinin hatalı yapıldığı ve gelir tenzilinin eksik yapıldığı, manevi tazminat tutarının fahiş takdir edildiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, Mahkemece bozmadan önce alınıp da bozulan kararda hükme dayanak kılınan 15.02.2016 tarihli bilirkişi hesap raporunda davacı kazalının maddi zararının tespitinde TBK 55. madde gereği Kurumca yapılan peşin sermaye değerli gelirin tazminattan mahsup edilecek miktarının davalılar ile dava dışı 3. kişilerin toplam kusuru olan %95 oranındaki kusurunun uygulanması ile 17.622,47 TL olduğu ve buna göre mahsubun yapıldığı, davacının anılan rapora bu yönden itirazının bulunmadığı,

Mahkemece bozma sonrası hükme esas alınan 02.12.2022 tarihli raporda ise tenzil edilecek peşin sermaye değerli gelir miktarının 3. kişilerin kusur oranları yönünden 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi dikkate alınarak %60 oranındaki kusurun uygulanması ile bu kez 11.129,98 TL olduğu gerekçesiyle maddi zarardan anılan tutarın mahsup edildiği ve sonuç olarak davacının maddi zararının 105.101,56 TL olarak tespit edildiği, Mahkemece temyize konu kararında davacının maddi tazminat talebi yönünden anılan miktara hükmolunduğu anlaşılmaktadır.

Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)

Somut olayda, davacı vekilinin bozma ilamı öncesi aldırılan 15.02.2016 tarihli hesap raporunda indirilecek peşin sermaye değerli gelir miktarına itirazının bulunmadığı açık olmakla bu yönden davalılar lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, bu usuli kazanılmış hak gereğince anılan hükme esas alınan 02.12.2022 tarihli raporda davacı kazalı için hesaplanan zarar tutarlarından adı geçen davacıya bağlanan sürekli iş görememezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilecek miktarının 15.02.2016 tarihli raporda belirtilen miktar üzerinden tenzili ile sonuca gidilmesi gerektiği gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup yerinde görülmemiştir.

Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nın 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; A. Mahkemenin gerekçeli kararında yer alan "Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak TÜİK verileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları ile emsal ücret araştırması için yazılan ve Antalya Briketçiler ve Hafriyatçılar Odasından gelen yazı cevabında belirtilen ücret miktarının esas alınabileceğinin anlaşıldığı ve davacının günlük ücretinin net asgari ücretin 2,102 katı üzerinden bilirkişi raporu düzenlendiği, 02.12.2022 tarihli ek rapor dikkate alınarak 105.101,56 TL maddi tazminat alacağının hüküm altına alındığı, " ibarelerinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere;

"Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak TÜİK verileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları ile emsal ücret araştırması için yazılan ve Antalya Briketçiler ve Hafriyatçılar Odasından gelen yazı cevabında belirtilen ücret miktarının esas alınabileceğinin anlaşıldığı ve davacının günlük ücretinin net asgari ücretin 2,102 katı üzerinden bilirkişi raporu düzenlendiği,

02.12.2022 tarihli ek raporda her ne kadar davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarı 105.101,56 TL olarak tespit edilmiş ise de raporda bozma ilamında işaret edildiği üzere taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakların korunması ilkesi gözetildiğinde davacı vekilince bozma ilamı öncesi aldırılan 15.02.2016 tarihli hesap raporunda kurumça yapılan peşin sermaye değerli gelir miktarının tenzil edilecek miktarına yönelik davacının itirazının bulunmadığı görülmekle iş bu raporda esas alınan ve tenzil edilen 17.622,47 TL 'nin aynen korunması gerektiğinden hükme esas alınan 02.12.2022 tarihli raporda belirlenen maddi tazminat

miktarından 17.622,47 TL'nin tenzili sonucu davacının maddi zararının 98.472,03 TL olacağı ve bu miktarın hüküm altına alındığı " ibarelerinin yazılmasına,

B.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere

"HÜKÜM: Yukarıda anlatılan olay, delil ve gerekçeye dayanılarak;

Davacının davasının kısmen kabulü ile

1-98.472,03 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2- 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine

3- Hükmedilen miktara göre alınması gerekli 8.092,82 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 125,00 TL harç ve 519,00 TL ıslah harcının mahsubu ile 7.448,82 TL harcın bozma konusu yapılan ilk karar nedeniyle yatırılan 8.925,76 TL'den mahsubu ile karşılıksız kalan 1.476,94 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davalılara iadesine,

4-Davacı tarafça yapılan 125,00 TL peşin harç ve 519,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 644,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

5- Davacı tarafça bozmadan önce ve sonra yapılan 21,15 TL başvuru harcı, 3,30 TL vekalet harcı, 2.700,00 TL adli tıp rapor ücreti, aktüer bilirkişi ücreti, kusur bilirkişi ücreti, davetiye ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 3.630,45 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 2.214,30 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6- Davacı ve davalı tarafça yatırılan avansların kullanılmayan kısımlarının karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürünce taraflara iadesine,

7- Maddi tazminat talebi yönünden davanın kabul edilen kısmı için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereğince 15.755,52 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, red edilen miktar için AAÜT 10/1 maddesi gereğince 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

8- Manevi tazminat talebi yönünden davanın kabul edilen kısmı için AAÜT gereğince 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ret edilen miktar için AAÜT gereğince 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı,tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 31.01.2023

"" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı... Beton San. Tic. İnş. Tu. A.Ş. avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/760, K. 2025/3142, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. Iv.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  10. B. Temyiz Sebepleri
  11. C. Gerekçe
  12. VII. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/760
Karar No
2025/3142
Tarih
27 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/760 K.2025/912
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/762 K.2025/926
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/765 K.2025/1317
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2024/771 K.2025/58
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/772 K.2025/2011
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/773 K.2025/2419

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.