İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/769 K.2024/3114

Taraflar arasındaki yersiz aylıklar nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/769Karar2024/3114Tarih25 Mart 2024Okuma10 dk · 1.916 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/769 E., 2024/3114 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mart 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2023/64 E., 2023/345 K.
Karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.916 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki yersiz aylıklar nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2012 tarihinden itibaren ... babasından dolayı ölüm aylığı almakta iken aylığın eksik yatırıldığını farkettiği, bunun sebebini öğrenmek üzere Kuruma yapılan başvuru sonucunda davacının kız kardeşinin 21.09.2017 tarihinde babasından yaşlılık aylığı almak üzere müracaat etmesi nedeniyle ölüm aylığı tutarının düştüğünü ve kendisine 18.072,48 TL yersiz ödeme yapıldığının bildirildiği ve bu tutarın ödenmesi için borç bildirim belgesi gönderildiği iddiasıyla Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine aksi halde davacının borcunun davalı Kurumdan olan alacağının takas ve mahsubuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının babasından dolayı almakta olduğum ölüm aylıdığına diğer hak sabihi kız kardeşinin de girmesinden dolayı aylık bağlama oranının düşmesi nedeniyle davacıya 18.072,48 TL tutarında yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiği, davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından 16.04.2019 tarihli ve 2018/48 Esas, 2019/272 Karar sayılı kararla somut uyuşmazlıkta hakkı doğuran olayın, hak sahiplerinin babasının vefat etmesi olmayıp sahiplerinin 1479 sayılı Kanun'un 45/c maddesindeki şartları sağlayarak ölüm aylığını talep edilebilir hale gelmeleri olduğu,

1479 sayılı Kanun'un 4956 sayılı Kanun ile değişik 45/c maddesinde yer alan "yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu yasa ile diğer yasaları kapsamında çalışmayan, bu yasalar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine %25'i oranında aylık bağlanır hükmü ile 43 üncü maddesinde yer alan "...(Ek:14.03.1985 - 3165/10 md.) Hakkı doğuran olay tarihinden 5 yıl geçtikten sonra talepte bulunanların ölüm aylıkları, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren başlar." hükmünün,

dava dışı ... sigortalı ... ...'in hak sahibi kızları olan davacı ... ve diğer kız kardeş ... ...'e eşit olarak uygulanması gerektiği, bu durumda davacının kız kardeşi ... ...'in Edirne Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne babasından ölüm aylığı tahsis talebinde bulunduğu 20.09.2017 tarihi dikkate alınarak, 01.10.2017 tarihinden itibaren değişen hak sahibi sayısı ve ölüm aylığı bağlanma oranına göre davacıya ölüm aylığı ödemesi yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,

ancak davacıya 01.10.2017 tarihinde kadar tek başvuru sahibi olarak hesaplanarak ödenen ölüm aylıklarının hatalı hesaplandığından bahisle 18.072,48 TL'nin yersiz ödeme olarak talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından yapılan 18.072,48 TL yersiz ödemelerin iadesi yönündeki işlemin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

1.İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/48 Esas, 2019/272 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi tarafından 02.06.2021 tarihli ve 2019/1736 Esas, 2021/745 Karar sayılı kararla Anayasasının 10 uncu maddesine göre "Herkes ...Kanun önünde eşittir.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadırlar." Bu kapsamda 1479 sayılı Kanun'un 4956 sayılı Kanun ile değişik 45/c maddesinde yer alan, " yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer ...

Kanun'ları kapsamında çalışmayan, bu Kanun'lar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine %25'i," oranında aylık bağlanır" hükmü ile 43 üncü maddesinde yer alan "...(Ek: 14.03.1985 - 3165/10 Md.) Hakkı doğuran olay tarihinden 5 yıl geçtikten sonra talepte bulunanların ölüm aylıkları, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren başlar." hükmünün, dava dışı ... sigortalı ... ...'in hak sahibi kızları olan davacı ... ve diğer kız kardeş ... ...'e eşit olarak uygulanması gerektiği;

bu durumda davacının kız kardeşi ... ...'in Edirne Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne babasından ölüm aylığı tahsis talebinde bulunduğu 20.09.2017 tarihi dikkate alınarak, 01.10.2017 tarihinden itibaren değişen hak sahibi sayısı ve ölüm aylığı bağlama oranına göre davacıya ölüm aylığı ödemesi yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak davacıya 01.10.2017 tarihine kadar tek başvuru sahibi olarak hesaplanarak ödenen ölüm aylıklarının hatalı hesaplandığından bahisle 18.072,48 TL'nin yersiz ödeme olarak talep edilemeyeceği kanaatine varıldığı;

aksi yönde bir uygulamanın yürürlükteki mevzuata uygun olduğunun kabulü halinde, davalı Kurumun davacıya 01.01.2012 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlarken, boşandığı 18.12.2007 tarihinden itibaren hak sahibi olduğunu göz önüne alarak geriye doğru toplu ödeme yapmaması şeklindeki işlemin hukuka aykırı olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/48 Esas, 2019/272 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce 16.11.2022 tarihli ve 2022/3877 Esas, 2022/14359 Karar ayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması başlıklı 34 üncü maddesinin b bendinde 'Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; b) Bu Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların veya,

2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların veya, 3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının, her birine % 25'i oranında aylık bağlanır.' hükmü yer almaktadır.

5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve 'Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması' başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmıştır.

Eldeki davada, 18.12.2007 tarihinde boşanan davacının, 14.11.2011 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu ve kendisine 1479 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince talep tarihi göz önüne alınarak 01.01.2012 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, davacının kız kardeşi ... ...’in ise 14.10.1998 tarihinde evlendiği, 03.06.1999 tarihinde boşanmış olmasına, babasının vefat ettiği 11.02.2006 tarihinde babasından dolayı ölüm aylığına müstahak olmasına ve 18 yaşının üzerinde reşit olmasına rağmen, davalı Kuruma herhangi bir ölüm aylığı başvurusunda bulunmadığı,

davalı kurumun 22.09.2017 tarihli ve 11.445.012 varide sayılı yazısında davacının kız kardeşi ... ...'e 20.09.2017 tarihindeki tahsis başvurusuna istinaden, 28.09.2011 tarihinden geçerli olmak üzere ölüm aylığı bağlandığı ve geriye dönük olarak 28.09.2011 - 28.09.2017 tarihleri arasındaki döneme ait ölüm aylığının hesaplanarak toplu ödeme yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.

Davacının 03.06.1999 boşanan kız kardeşi ... ...’e tahsis talebine istinaden 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi gereğince zamanaşımı gözetilerek, geriye dönük 2011 tarihinden itibaren ödeme yapıldığı, davacının da 14.11.2011 tarihli tahsis talebine istinaden 01.01.2012 tarihi itibari ile 2008/1den itibaren aylığın toptan ödendiği anlaşılmakla yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, davacıya bu aylığın %50 oranında ödenmesi nedeniyle 2012/1 döneminden itibariyle %25 oranına düşülmesi gerektiğinden davacıya fazladan ödenen aylığın buna göre hesaplanması ve sonucunda göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul karı verilmesi hatalı bulunmuştur..."

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkeme tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 03.06.1999 tarihinde boşanan kız kardeşi ... ...’e tahsis talebine istinaden 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi gereğince zamanaşımı gözetilerek, geriye dönük 2011 tarihinden itibaren ödeme yapıldığı, davacının da 14.11.2011 tarihli tahsis talebine istinaden 01.01.2012 tarihi itibari ile 2008/1'den itibaren aylığının toptan olarak ödendiği, davacıya bu aylığın Kurum tarafından %50 oranında ödendiği,

halbuki yasal düzenleme gereğince, 2012/1 dönemi itibariyle oranın %25 oranına düşülmesi gerektiği, bu husus gözetilmeden yapılan bir kısım ödemelerin yersiz ödeme olduğu sonucuna varıldığı, bu hususta, 03.08.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacıya fazladan ödenen bakiye yersiz ödeme tutarı hesaplanmıştır.

Hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, sonuç itibariyle davacıya aylığın bağlandığı 2012/1 döneminden itibaren 7.214,86 TL bakiye yersiz ödeme yapıldığı ve bu tutar kadar davacının Kuruma borçlu olduğu gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından yapılan 18.072,48 TL yersiz ödemelerin iadesi yönündeki işlemin kısmen iptali ile Kurum işlemi yönünden davacının 7.214,86 TL borçlu olduğunun ve kalan kısım yönünden ise borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının babası ... ...'in 11.02.2006 tarihinde hayatını kaybetmiş olup davacı ... ölüm tarihinde evli olduğundan boşandığı tarih olan 18.12.2007 tarihinde, davacının kardeşi ... ... ise ölüm tarihinde dul olduğundan 11.02.2006 tarihinde ölüm aylığı almaya hak kazandığı, davacının, babası ... ...'den dolayı ölüm aylığı almak üzere 14.11.2011 tarihinde başvurduğu, babasının ölüm tarihi olan 11.02.2006 üzerinden beş yıl geçtiği kabul edilerek kendisine önce 01.01.2012 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlandığı ve geriye dönük ödeme yapılmadığı,

fakat daha sonra davacının boşandığı 18.12.2007 tarihi esas alınarak ölüm aylığının başlangıcı 01.01.2008 tarihine çekilmiş olup davacıya 01.01.2008 ile 01.01.2012 tarihi arasındaki birikmiş aylıkları toplu halde ödendiği ve ödemenin davacıya 28.05.2018 tarihinde yapılmış olup davacının Kuruma yersiz ödemeden kaynaklı borcundan mahsup edildiği, davacının kardeşi ... ... ise 08.08.2016 tarihinde ölüm aylığı talebiyle Kuruma başvurduğu, beş yıllık zamanaşımı süresi gözönünde bulundurularak ölüm aylığı 01.09.2011 tarihi itibariyle başlatıldığı ve bu tarih itibariyle birikmiş olan aylıkları da toplu olarak kendisine ödendiği,

... ...'in ölüm aylığına dahil olması nedeniyle davacı ...'in ölüm aylığından yararlanma oranı %50'den %25'e düştüğü, ...'in ölüm aylığına girdiği tarih olan 01.09.2011 itibariyle de ...'in payının azalması dolayısıyla ...'e 01.09.2011 tarihi itibariyle ödenen aylıklardan kendisine yersiz ödenen miktarın aylıktan kesme yoluyla tahsiline karar verildiği, Kurumca davacıya toplu ödeme yapılmış olup kesintinin davacının kardeşinin geriye dönük olarak ölüm aylığına dahil olmasından kaynaklandığı,

mevzuat gereği ölüm aylığına başka bir kişinin dahil olması halinde hak sahibinin faydalanma oranı düşmekte olup Kurumca da bu doğrultuda işlem yapılmak zorunda kalındığı, buradan hareketle Mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davacıya aylığın bağlandığı 2012/1 döneminden itibaren 7.214,86 TL yersiz ödeme yapıldığı kalan kısım yönünden ise borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi yerinde olmadığı, bilirkişi raporunda hesaplama dayanak gösterilen Edirne Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 18.03.2022 tarihli yazısının dosya kapsamında tartışılan bir delil olmadığı,

böylelikle bilirkişinin dosyada olmayan bir yazı üzerinden hesaplama yapmasının da hiçbir şekilde dayanağı bulunmadığı, eğer bilirkişi kendi elinde olan böyle bir yazıyı dayanak olarak kullanmak istiyorsa Mahkemeden bunu Kuruma sormasını talep etmesi ve sonra Kurumdan gelecek cevaba göre hesap yapması gerektiği, bozmadan sonra toplanan tek delil olan bilirkişi raporunun da eksik ve hatalı olması kararı da hukuka aykırı bir hale getirdiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın Kurumun kasıt ve kusurundan kaynaklandığı, Kurum işleminin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, aleyhe vekalet ücreti takdirinin yersiz olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yersiz aylıklar nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 34 ve 97 nci maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/769, K. 2024/3114, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Bozma Kararı
  9. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  10. Vı.temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. VII. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/769
Karar No
2024/3114
Tarih
25 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/769 K.2024/3395
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/770 K.2024/2260
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/770 K.2024/772
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/770 K.2024/3396
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/771 K.2024/3263
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/771 K.2024/3397

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.