İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/783 K.2024/3279

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/783Karar2024/3279Tarih27 Mart 2024Okuma10 dk · 2.046 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/783 E., 2024/3279 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mart 2024
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/537 E., 2023/1807 K.
Hüküm/karar
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
İvrindi Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2015/86 E., 2018/10 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.046 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı SGK vekili dava dilekçesinde, asıl işveren olan davalı ... İnş. San. Tur. Tic.

A.Ş.'nin alt işvereni ...'e ait iş yerinde çalışan ve işe girişleri Kuruma bildirilmeyen Kurum sigortalıları ..., ... ... ve...'nun, 04.01.2012 tarihinde meydana gelen trafik - iş kazası sonucu vefat etmeleri nedeniyle Kurum tarafından anılan sigortalıların hak sahiplerine gelir bağlandığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalıların kusurlu bulunduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ...'nın hak sahiplerine bağlanan gelir yönünden 8.591,43 TL, ... ...'ün hak sahiplerine bağlanan gelir yönünden 9.836,89 TL,

+ ...'nun hak sahiplerine bağlanan gelir yönünden 8.594,67 TL olmak üzere toplam 27.022,99 TL'nin tahsis onay tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı SGK vekili, 21.03.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 232.646,94 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP

1.Davalı ... İnş. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ölen sigortalıların müvekkili şirketin çalışanları olmadıklarını, alınması gereken iş sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinden diğer davalının sorumlu olduğunu, ceza davasında kaza yapan araç sürücüsü dava dışı ...'nun beraat ettiğini, beraat kararına rağmen Kurumun eldeki davayı açmasının hukuki dayanağının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalı müvekkilinin kusuru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesini 17.01.2018 tarihli ve 2015/86 E. 2018/10 K. sayılı sayılı kararıyla, "...01.11.2016 tarihli kusur raporuna göre, dava konusu olayın kaçınılmazlık neticesinde meydana geldiği ve tarafların kusurunun olmadığı anlaşıldığından;

işverenin sorumluluğu, Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesini gözönünde tutarak hakkaniyet ölçüsünde saptanması gerektiğinden, her iki taraf yönünden % 50'şer sorumluluğun paylaştırılması ilk bakışta uygun görünebilirse de, işçi-işveren arasındaki bu tür davalarda tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının göz önünde bulundurulmasıyla, işverene biraz daha fazla sorumluluk verilmesi sosyal hukuk devleti ilkesi gereği olduğundan ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması da bu yönde olduğundan, özellikle nimet ve külfet dengesinin sağlanması açısından kaçınılmazlığın % 60’ı davalı işverenlere yüklenmek suretiyle kusur dağılımının yapılması gerekmiş;

bildirimsiz işçi çalıştırılan durumlarda davalı işverenin %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, Kurum zararından, Borçlar Kanununun 43 ve 44 üncü maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50’sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak hesaplanması gerektiğinden, işçilerin tespit edilen kusurunun (%40'ın) yarısı davalı işverenlerin kusuruna eklenmesiyle (%60+%20) davalıların sorumlu oldukları kusur oranı %80 olarak tespit edilmiş, neticede davalı işverenlerin, davacı kurumun ... işçilerin hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelire,

davalıların %80 kusur oranları uygulanarak davalıların sorumlu oldukları miktar belirlenmiş, davacı tarafın ıslah talebi de dikkate alınarak, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ..." gerekçesiyle davanın kabulü ile

1.... ...'nın hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk PSD'sinden 68.731,50 TL'nin onama tarihi olan 16.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

2.... ...'nun hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk PSD'sinden 68.757,41 TL'nin onama tarihi olan 21.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

3.... ... ...'ün hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk PSD'sinden 78.695,67 TL'nin onama tarihi olan 24.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde taraf vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı Kurumun istinaf talebinin reddi ile yargılama giderleri yönünden davalıların istinaf başvuruları kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne 1.... ...'nın hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk PSD'sinden 68.731,50 TL'nin onama tarihi olan 16.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

2.... ...'nun hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk PSD'sinden 68.757,41 TL'nin onama tarihi olan 21.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

3.... ... ...'ün hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk PSD'sinden 78.695,67 TL'nin onama tarihi olan 24.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine...

6-Davacının yargılama sebebiyle yapmış olduğu tebligat, müzekkere, keşif ve bilirkişi ücreti- talimat gideri olmak üzere toplam 1.959,85 TL yargılama giderinin 0.929 kabul oranına tekabül eder 1820.70 TL giderin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı Kurum ile davalılardan ... İnş. San. Tur. Tic. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin, 03.02.2020 tarihli ve 2018/4990 E. 2020/567 K. sayılı ilamında, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün asıl işveren sıfatına sahip olup olmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılması ile davalılar arasındaki asıl işveren ve taşeron ilişkisi irdelenerek ve kazaya konu lastiği patlayan aracın araç ruhsat ve tescil belgeleri ve muayene belgeleri celp edilerek bakım onarım periyotları incelenerek, patlayan lastiğin alınış tarihine ilişkin kayıt ve belgeler de celp edilerek kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

3.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayıları belirtilen karar ile "..Somut olayda; dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün işin yürütümüne katılmaması, işçilere emir ve talimat verme yetkisinin olmaması, alt işverenin işin yürütümü esnasında kendi işçilerini çalıştırması, işin ... İnş. A.Ş.'nin yönlendirmesi ve kontrolü altında ifa edilmesi hep birlikte değerlendirildiğinde dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kazanın meydana geldiği işi davalı ... İnş... A.Ş.'ye anahtar teslimi şeklinde verdiğinin ve aralarındaki ilişkinin istisna akdi ilişkisi olduğunun kabulü gerekmiştir.

Öte yandan, davalı ... İnş... A.Ş. ile davalı ... arasındaki ilişkinin ise asıl işveren-alt işveren ilişkisi olması, davalı şirketin asıl işveren sıfatıyla Kuruma karşı sorumluluğu bulunması karşısında davalı şirketin, meydana gelen iş kazası nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin itirazları da yerinde görülmemiştir.

İşverenin, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi yanında 23 üncü maddesi uyarınca da sorumlu tutulması gerektiğinin tespiti halinde, işverenin %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, hesaplanacak maddi tazminat miktarından, açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda belirlenecek kusur durumu da dikkate alınarak, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü (6098 sayılı TBK 50,51) maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50'sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.

Somut olaya gelince; alt işveren olan davalı ... 'in iş kazası sonucu ölen sigortalıların çalışmaya başladıklarını yasada öngörülen süre içerisinde Kuruma bildirmediği açıktır. Bu nedenle adı geçen davalı ile asıl işveren olan diğer davalının 23 üncü madde kapsamında sorumlu tutulmaları gerekmektedir.

Bu nedenle; gerek yapılan açıklamalar ve gerekse anılan Yargıtay kararı doğrultusunda davalı işverenlerin Kurum zararından %60 oranında hakkaniyet indirimi yapılması suretiyle sorumlu tutulmalarının uygun olacağı kanaatine varılmıştır... gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,

1. Ölen ...'nın hak sahiplerine bağlanan gelirin 68.731,50 TL tutarındaki kısmının; 19.432,26 TL'sinin onay tarihi olan 16.05.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, bakiye 49.299,24 TL'sinin ise onay tarihi olan 16/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan...'ten alınarak davacı Kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2. Ölen...'nun hak sahiplerine bağlanan gelirin 68.757,41 TL tutarındaki kısmının; 17.286,96 TL'sinin onay tarihi olan 21.05.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, bakiye 51.470,45 TL'sinin ise onay tarihi olan 21/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan...'ten alınarak davacı Kuruma verilmesine,

3. Ölen ... ...'ün hak sahiplerine bağlanan gelirin 78.695,67 TL gelirin tutarındaki kısmının; 20.272,27 TL'sinin onay tarihi olan 24.02.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, bakiye 58.423,40 TL'sinin ise onay tarihi olan 24.02.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'ten alınarak davacı Kuruma verilmesine,karar verilmiştir.

B.İkinci Bozma Kararı

1.Taraf vekilleri tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.11.2022 tarihli ve 2022/11726 E. 2022/15232 K.sayılı bozma ilamında "...Bozma sonrası hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda, davalıların ve kazaya karışan araç sürücülerinin kusurlarının olmadığı, % 100 kaçınılmazlık durumunun olduğu tespit edildiği belirtilerek hüküm kurulmuşsa da kusur belirlemesi olayın oluşuna uygun değildir.

Aracın lastiğinin patlaması nedeniyle sürücünün araç hakimiyetini kaybetmiş olabileceği şeklinde yapılan değerlendirme yerinde değildir. Zira tek başına araç lastiğinin patlaması kusursuzluk hali oluşturmaz.

Kazanın ocak ayında meydana geldiği,havanın yağışlı ve sisli olduğu belirgin olup öte yandan kazaya ilişkin ceza dosyasında 12. Ceza Dairesinin onama kararında da belirtildiği üzere, lastiğin çarpışmadan önce patladığına dair bir delilin bulunmadığı belirtilmekle bu yönde bir maddi olgu kesinleşmesi mevcut değildir. Bu nedenle, lastiğin çarpışma öncesinde patlayıp patlamadığı, patlamışsa bile kazanın bundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusu üzerinde titizlikle durulmalıdır.

Sürücünün kullandığı kamyonetin özellikleri, hangi şeritte seyrettiği,hızı ve otoyolda karşı şeride geçmeyi önleyecek hem kendi şeridinde hem de karşı şeritteki bariyer dayanım özellikleri göz önüne alınarak tespit edilmeli,

sürücünün yol ve hava koşullarına göre gitmesi gereken hızın üzerinde seyretmesi halinde direksiyon hakimiyetini kuramayacağı ve bu nedenle kusurlu olacağı hususu da dikkate alınarak lastik patladıktan sonra fren veya direksiyonla kazayı önlemeye yönelik bir manevraya başvurmasının da kazayı önleyebilecek bir husus olduğu da göz önünde bulundurularak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak hüküm kurulmalıdır...." gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "...Somut olayda; dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün işin yürütümüne katılmaması, işçilere emir ve talimat verme yetkisinin olmaması, alt işverenin işin yürütümü esnasında kendi işçilerini çalıştırması, işin ... İnş. A.Ş.'nin yönlendirmesi ve kontrolü altında ifa edilmesi hep birlikte değerlendirildiğinde dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kazanın meydana geldiği işi davalı ... İnş... A.Ş.'ye anahtar teslimi şeklinde verdiğinin ve aralarındaki ilişkinin istisna akdi ilişkisi olduğunun kabulü gerekmiştir.

Somut olayda; iş kazasının meydana gelmesinde asıl işveren olan davalı ... İnş. ... A.Ş.'nin %40, alt işveren olan davalı ... 'in %40, alt işveren nezdinde çalışan ve 3. kişi konumunda bulunan sürücü ...'nun ise %20 oranında kusurlu olduklarını mütalaa eden 28.05.2023 tarihli kusur raporunun; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/11726-15232 E.K. sayılı bozma ilamına ve dosya kapsamına uygun bulunduğu, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur aidiyet ve oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından anılan rapora edilmesi gerekmiştir. ..

usuli kazanılmış haklar da gözetilerek..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile

1. Ölen ...'nın hak sahiplerine bağlanan gelirin 68.731,50 TL tutarındaki kısmının; 43.722,58 TL'sinin onay tarihi olan 16.05.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, bakiye 25.008,92 TL'sinin ise onay tarihi olan 16/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan...'ten alınarak davacı Kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2. Ölen...'nun hak sahiplerine bağlanan gelirin 68.757,41 TL tutarındaki kısmının; 38.895,67 TL'sinin onay tarihi olan 21.05.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, bakiye 29.861,74 TL'sinin ise onay tarihi olan 21.05.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan...'ten alınarak davacı Kuruma verilmesine,

3. Ölen ... ...'ün hak sahiplerine bağlanan gelirin 78.695,67 TL gelirin tutarındaki kısmının; 45.612,61 TL'sinin onay tarihi olan 24/02/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, bakiye 33.083,06 TL'sinin ise onay tarihi olan 24.02.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'ten alınarak davacı Kuruma verilmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı Kurum vekili kararı, kusurdan,belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... İnş.Tur.A.Ş. vekili de kusurlu olmadıklarını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili,müvekkili aleyhine usuli kazanılmış hakkın oluşmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2. 5510 sayılı Kanunun 18 inci, 21 inci maddesi ile 23 üncü madde hükümleridir.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/783, K. 2024/3279, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  7. V.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Birinci Bozma Kararı
  9. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/783
Karar No
2024/3279
Tarih
27 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/785 K.2024/3809
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/787 K.2024/1801
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/787 K.2024/2482
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/787 K.2024/764
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/787 K.2024/3070
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/788 K.2024/17347

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.