KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7857 E., 2025/7469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/3038 E., 2024/217 K.
- İlk derece mahkemesi
- İskenderun 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/44 E., 2021/370 K.
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı tutarının tespiti ile fark aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.10.1976 tarihinde sigorta başlangıcının yapıldığı, 25 yıl A.Ş'nin en ağır iş kolu olan döküm bölümünde posta başı olarak çalıştığı, 12.02.2001 tarihinde 16. kademeden ve 9150 prim gün sayısı ile emekli olmaya hak kazandığı, bu nedenlerle 100,00 TL maaş farkının emeklilik tarihi olan 12.02.2001 tarihinden itibren kamu bankalarının 1 yıllık vadeli banka mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiziyle tahsiline ve emeklilik maaşının eksik yatırıldığının tespiti ile sonucunda mezkur hatanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığı, Kurumun ikametgahının Ankara olduğu, davacının emeklilik talebi üzerine İskenderun SGM tarafından kendisine yaşılık aylığı bağlandığı, bu nedenle davanın Kurum işlemini yapan yer Mahkemesi İskenderun veya Kurumun ikametgahının bulunduğu Ankara'da açılması gerektiği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun'un 61 ve geçici 82. maddeleri olduğu, tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi edildiği, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu ile davcının başlangıç aylığının tam olarak hesaplandığı ve ödenmekte olduğu, sonraki yıllarda aylık almaya başlayanlar ile aynı verilerle hesaplama yapılamayacağı, davalı Kurum tarafından hesaplanan tutarlarda herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, davacının aylığında eksik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik veya hatalı rapora göre hüküm kurulduğu, davacının hatalı hesaplamadan dolayı kendi ile aynı kıdem aynı kademe ve aynı statüye sahip olan çalışma arkadaşlarından daha az emekli aylığı alması nedeniyle gün geçtikçe mağduriyetinin arttığı, emekliliği eski tarihe dayanan çalışanların emekli maaşı yeni tarihli emeklilere oranla daha yüksek ödendiği, kıdemde ve statüde, aynı sürelerle çalışan emekliler arasında hakkaniyete aykırı maaş ödemesine neden olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tutarının tespiti ile fark aylıkların tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7857, K. 2025/7469, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama