KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7868 E., 2024/10221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/429 E., 2024/595 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/561 E., 2023/939 K.
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacının yasal danışmanı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacının yasal danışmanı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Leyla Kaya tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde, 2000 yılının 1. ayından 2018 yılına kadar davalı şirkette ... SSK no ile çalıştığını, maaş ve SGK'sının yatırılmadığını iddia ve talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, davacının hiç bir zaman müvekkili şirket nezdinde hizmet kaydının bulunmadığını, müvekkili şirketin sigortasız işçi çalıştırmasının imkan dahilinde olmadığını, bir çalışanın 18 yıl hiç maaş almadan, sigorta primleri ödenmeden, hiç bir sosyal haktan faydalanmadan bir iş yerinde çalışmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile uyuşmazlık kapsamında dinlenen tanık beyanları ve resen yapılan araştırmalar neticesinde davacının davalıya ait iş yerinde bir çalışmasının olmadığı, aksine belirli bir işverene bağlı olmadan çeşitli işler yaparak para kazandığı ve kendi nam ve hesabına çalıştığı anlaşılmış, hal böyle iken dinlenen tüm tanık beyanları doğrultusunda davacının iddia ettiği gibi bağımlı ve sürekli çalışma olgusu ispat edilemediğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacının yasal danışmanı; davacının ifadelerinden, tanık beyanlarından ve dosyada mübrez diğer delillerdende anlaşılacağı üzere davacının 2000 yılının 1. ayından 2018 yılına kadar davalı iş yerinde tam zamanlı olarak,
kesintisiz şekilde çalıştığını, davacının çalışmadığını beyan eden tanıkların halen davalı iş yerinde çalıştıklarından beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının davalı iş yerinin personeli ile aynı serviste bulunmasının, davalıya ait iş yerinde onu sürekli görenlerin olmasının, güvenlik görevlilerinin davacıya talimat vermesinın, davacı ile davalı iş yeri arasında bir iş akdi bulunduğuna kanıt olduğunu, yine davacının 18 yıl gibi uzun bir zamanda davalı iş yeri çevresinde bulunduğunu kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, uzun süre boyunca davacının,
davalı iş yerinin yukarıda belirtilen adresinde bulunmasının iş yeri ile arasında iş akdi olduğunu gösterdiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve mahkemenin gerekçesine göre; HMK'nın 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı yasal danışmanının istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacının yasal danışmanı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacının yasal danışmanı temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının yasal danışmanı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7868, K. 2024/10221, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama