KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7878 E., 2024/11988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/498 E., 2024/626 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/560 E., 2023/843 K.
Karar Metni
1.253 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 28.06.2007 tarihinde Türkiye İş Kurumu aracılığı ile davalı işveren ile yurtdışı hizmet akdi imzaladığını ve 01.07.2007 tarihinde işe başladığını, iş akdinin feshedildiği 31.03.2011 tarihindeki net ücretinin 2.049,00TL olduğunu belirterek, Eylül 2008-31.03.2011 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı dönemdeki tüm sigorta primlerinin eksiksiz yatırıldığını, hizmetlerinin bildirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; işe giriş bildirgesi dışında iddiasını ispatlayacak kayıt bulunmadığından, davacının davaını ispatı gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile
Davacının 30.11.2009-04.12.2009 tarihleri arasında günlük 23,33 TL brüt ücret ile davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinafında özetle; ''Karar usul Kanun'a aykırıdır.
İlk derece Mahkemesinin verdiği ilk kararın istinaf edilmesi üzerine BAM 34. HD' nin 2021/2885 E- 2022/2073 K. sayılı ilamında; ".Hizmet tespiti davası işverinin kuruma bildirmekle yükümlü olduğu "zorunlu hizmet sürelerinin tespitine" özgü bir dava olduğundan ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinin isteğe bağlı sigorta hükümlerine göre değerlendirilmesi mümkün olan çalışma sürelerinin bu dava kapsamında tespiti mümkün değildir." şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Bu durumda Rusya ile ülkemiz arasında sosyal güvenlik sözleşmesinin imzalanmamış olduğu hususu dikkate alındığında sigortalıların yurt dışındaki çalışma sürelerini isteğe bağlı olarak bildirmesi mümkün olduğundan 30.11.2009-04.12.2009 tarihleri arasındaki sürelerin hizmet tespitine konu olamayacağı hususu açıktır. Bu bakımdan da hukuki dayanağı olmayan davanın reddi gerekir.'' gerekçesiyle kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinafında özetle; ''Davacının müvekkil yanındaki çalışması SGK hizmet cetvelinde görüldüğü kadardır. Kurum kayıtlarının aksi aynı değerdeki belgelerle ispatlanabilir. Aksi takdirde kurum kayıtları bağlayıcıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 30.11.2009 - 04.12.2019 tarihlerindeki eksik 3 günlük hizmetin aylık brüt 700 TL ücret ile tespitinin yapılabileceği kanaatine varılmıştır. Bu durum hukuka aykırı ve hatalıdır.
Davacı çalışmalarının eksik bildirilmesi söz konusu olmadığından 3 günlük çalışmanın bildirilmemesi mümkün değildir. Tanık beyanı ile yetinilmesi hukuka aykırıdır. Davacı işçi kurum kayıtlarında görülen tarihlerde 500 USD ücret ile çalışmıştır. Çalıştığı dönem boyunca da sigorta primleri eksiksiz yatırılmıştır.
Yargıtay 21. HD'nin 2012/7542 Esas - 2012/6328 Karar sayılı kararında da belirtiği üzere dinlenen tanıkları iddia edilen dönemde çalışmış ve SGK bildirimi yapılmış sigortalılardan olması gerekir.'' gerekçesiyle tehiri icra talebiyle kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... 04.04.1983 doğumlu davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde; 30.06.2007 - 30.09.2008 tarihleri arasında 9A koduyla Kuruma eksiksiz hizmet bildirildiği, 14.7.2009 tarihinde Kurum kayıtlarını intikal eden isteğe bağlı sigorta giriş bildirgesine istinaden 15.07.2009 - 30.11.2009 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğu, isteğe bağlı sigorta giriş bildirgesinde tebligat adresi olarak davalı şirketin adresini bildirdiği, davalı şirket tarafından Kuruma sunulan 09.12.2009 tarihli dilekçede davacının 30.11.2009 tarihi itibariyle işten ayrılması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 5/g bendine göre isteğe bağlı sigorta bildirimine son verilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 30.06.2007 - 31.03.2009 tarihleri arasında ... sicil sayılı (15.2.2001 tarihinden itibaren Kanun kapsamında) Moskova Kore Büyükelçiliği inşaatı işyerinde, 01.04.2009 - 30.11.2009 tarihleri arasında 1183949.34 sicil sayılı ... Spor Kompleksi işyerinde, 04.12.2009 - 31.05.2010 tarihleri arasında 1183949.034 sicil sayılı ... Spor Kompleksi işyerinde ve 01.06.2010 - 01.04.2011 tarihleri arasında davalı şirket adına tescilli 1210615.034 sicil sayılı Moskova'da bulunan işyerinde çalışmaya başladığına ve işten ayrıldığına dair bildirgelerin Kuruma verildiği görülmektedir.
Yurt Dışı Hizmet Akdinin incelenmesinde; Türkiye İş Kurumunun onayının bulunduğu, 29.6.2007 - 29.12.2007 tarihleri arasında kalıpçı olarak Rusya'da bulunan değişik işyerlerinde çalışılacağının kararlaştırıldığı, aylığın 500 USD olduğu görülmüştür.
Davalı şirketin kaşesini havi hesap pusulalarının incelenmesinde; Haziran 2007 - Aralık 2009 aylarında brüt 700 TL, Ocak 2010 - Nisan 2011 aylarında ise brüt 700 TL üzerinden hesap pusulalarının düzenlendiği, işçinin imzasını içermediği, işyeri sicilinin Haziran 2007 - Mart 2009 aylarında 32.034, Nisan 2009-Mayıs 2010 aylarında 1183949.034 ve Temmuz 2010-Nisan 2011 aylarında ise 1210615.034 olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada, Türkiye İş Bankası AŞ'nin ... 'ye ait mevduat hesabının dökümü dosyada bulunmakta olup davacının ücretlerinin bu hesaba yatırıldığı savunulmaktadır.
ÇSGB İstanbul Bölge Müdürlüğünün 30.09.2011 tarihli yazısı ile işverenin belirlenen gün ve saatte davete gelmediği, kayıt ve belge ibraz edilmediği, işveren hakkında idari para cezası uygulandığı bildirilmiştir.
... İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 08.07.2019 tarihinde gönderilen davacıya ait yurda giriş- çıkış kayıtların dökümüne göre;
29.08.2008 | İstanbul Atatürk Hava | 28.09.2008 | İstanbul Atatürk Hava | 29 Gün
23.01.2010 | İstanbul Atatürk Hava | 26.02.2010 | İstanbul Atatürk Hava | 33 Gün
02.04.2011 | İstanbul Atatürk Havaalanı şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
SGK hizmet cetveline göre; davacının 30.11.2009 tarihinde işten çıkışı yapılıyor ve 04.12.2019 tarihinde davalı işyerine işe giriş bildirgesi verilerek 31.05.2010 tarihine kadar çalışmasına devam ettiği ve Yurda giriş — çıkış kayıtlarında davacının çalışma bildirimi bulunmayan dava konusu sürede (01-02-03/ 2009 tarihlerinde) yurt dışında olduğu anlaşılmıştır.
... Somut olayda. İstinaf kararında belirtilen eksikliklerin giderilmesi için kuruma yazılan müzekkereye Kadıköy SGM tarafından verilen cevaptan.
15.07.2009-30.11.2009 tarihleri arasında davacının isteğe bağlı sigorta primlerinin davalı işveren tarafından ödendiği, 30.11.2009 tarihinde davalı işveren tarafından davacının sigorta çıkışının yapıldığı, davalı işveren tarafından Kuruma verilen dilekçe doğrultusunda 04.12.2009 tarihinde davalı şirkete ait farklı bir işyeri üzerinden davacının sigorta girişinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile istinaf kararı ve kurumdan gelen müzekkere cevabı doğrultusunda tanzim edilen bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; tespiti talep edilen tarih aralığındaki fiili çalışma olgusunun kısmen de olsa somut ve net bir şekilde açıklığa kavuşturulduğuna kanaat getirildiğinden fazlaya ilişkin talep reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanun'a uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanunun 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7878, K. 2024/11988, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama