İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7897 K.2024/9489

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair…

Esas2024/7897Karar2024/9489Tarih3 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.125 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/7897 E., 2024/9489 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2022/159 E., 2023/366 K.
Karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.125 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ile davalılardan ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılar ... ve ...'ya bakıcılık yapmak için 1996 yılının Nisan ayının başında işe başladığını, davalılara ait ... Cad. No:12/1-2 adresinde bulunan dairede çalıştığını ve bu çalışmasının 2009 yılının 10. ayında ...'nın hastaneye yatmasına kadar devam ettiğini, çalışmasının haftanın 6 günü 08.30- 18.00 saatleri arasında kesintisiz devam ettiğini, son net aylık ücretinin 800,00 TL olduğunu, öğle yemeğinin davalılar tarafından verildiğini, çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini belirterek müvekkilinin 1996 yılının 4. ayından 2009 yılının 10. ayına kadar kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası olan davalı ...'nın 08.09.2008 tarihinde, annesi ...'nın ise 21.09.2011 tarihinde vefat ettiğini, dahili dava yoluyla varislere husumet yöneltilemeyeceğini belirterek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, öte yandan 5510 sayılı Kanunda ev hizmetlerinde çalışanların kapsam dışı tutulduğunu, davacının ücretli ve sürekli çalışmasının söz konusu olmadığını, anne ve babasının bakım ve gözetimi ile ev işlerinde yardımcı olan akrabaları bulunduğunu ve sürekli bir kişinin çalıştırılmasına ihtiyaç da bulunmadığını, bakımı yaptığı kişinin ölümünden haberdar olmayan davacının samimi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usul ve zamanaşımı itirazında bulunduktan sonra esasa ilişkin olarak özetle davacı iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, iddia edildiği gibi bir çalışmanın bulunmadığını, çalışmasının ...’nın hastaneye yattığı 2010/Ekim ayma kadar devam ettiği iddiasının adı geçenin 08.09.20008 tarihinde vefat etmiş bulunması karşısında kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davının reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacının davalıya ait işyerinden 01.11.2009 tarihinde verilmiş işe giriş bildirgesinin bulunduğunu, tespiti talep edilen dönemde çalışmalarına rastlanmadığını, davalıya ait "ev hizmetleri" işyerinin 01.11.2009 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, davacının şikayeti üzerine Kurum yoklama memurunca düzenlenen 15.10.2010 günlü raporda, davacının 2009/11-2010/8 döneminde çalışmasının bulunduğunun belirtildiğini, davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, çalıştırılan sigortalılar ile ilgili bildirimlerin işverenlerin yükümlülüğünde olduğunu,

sigortalılığın oluşumu için çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, çalışma iddiasının titizlikle araştırılması ve dinlenecek tanıkların davacı ile birlikte çalışmış ve işyeri kayıtlarına geçmiş kimseler olması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2020 tarihli ve 2016/261 E., 2020/16 K. sayılı kararı ile "...Tüm tanık anlatımları ve özellikle davacı tanıklarının samimi beyanı, tanıklardan ..., ...'in anlatımları ve davalı tanıklarının anlatımları birlikte değerlendirildiğinde davacının ... ve ...'nın yanında çalıştığı kanaatine ulaşılmıştır. Ancak davacının işe başlama ve işten ayrılma tarihleri ve çalışma koşulları konusunda tanıklar net bir beyanda bulunmamışlardır.

Davacının işe başlamasına ilişkin en somut bilgileri ... vermiştir. ...'in davalılara ait şirkette 01.07.1999 tarihinde çalışmaya başladığı ve çalışmaya davacının yönlendirmesi ile başladığı anlaşılmış, davacının kendisinden önce çalışmaya başladığını, kızının görümcesi olduğunu ve kızının da evlendiği tarihte çalışmakta olduğunu söylemesi nedeniyle tanığın kızı ...'ın 10.02.1999 tarihi hizmet başlangıcı olarak kabul edilmiştir.

Davacı 2009 yılına kadar çalıştığını, ...'nın hastaneye yatmasına kadar da çalışmasının devam ettiğini ileri sürmüştür. Nüfus kayıtlarına göre ..., 08.09.2008 tarihinde ölmüştür. Bu durumda davacının en son 08.09.2008 tarihine kadar çalıştığı kanaatine ulaşılmıştır.

Davacı haftada 6 gün çalıştığını ileri sürmüştür. Tanıklardan ... davacının haftada 6 gün çalıştığını, ... davacıyı haftada en az 3 gün davalıların oturduğu binaya bıraktığını, ... ise davacının sürekli çalıştığını söylemişlerdir. Her ne kadar ...'ın hizmet bildirimi bulunmamakta ise de ...'nın oğlu ...'nın yanında çalıştığı anlaşılmış, aksine bir iddiada ileriye sürülmemiştir. Bu nedenlerle davacının ... ve ...'nın yanında sürekli çalıştığı kanaatine ulaşılmış ve davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin çalışmasının 1996 yılının 4. ayında başladığını, tanık ... ile ...'ın beyanlarının bu yönde olduğunu, çalışmasının 2009 yılının 10. ayına kadar devam ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanları dışında başka bir delil bulunmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ölü olan kişiler aleyhine dava açılamayacağını, davacının 2009 yılına kadar çalıştığını iddia etmesine rağmen davalı ...'nın 2008 yılında öldüğünü bilmediğini, tanık beyanlarının yeterli olmadığını, çalışma olgusunun kanıtlanamadığını belirerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ölü kişiler aleyhine dava açılamayacağını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, çalışma olgusunun kanıtlanamadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2021 gün, 2020/1046 E. - 2021/2290 K. sayılı kararı ile "... İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının 08.09.2006-01.10.2006 tarihleri arasında ... Betonit San. Tic.

A.Ş.'ye ait 1023153 sicil numaralı iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, ...'nın şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, tanık ...'in davacının, kızının görümcesi olduğunu ve davacının aracılığı ile ...'ya ait şirkette çalışmaya başladığını, kızı evlendiğinde davacının davalılara ait evde çalışmakta olduğunu belirttiği, adı geçen tanığın 01.07.1999 tarihinden 03.02.2014 tarihine kadar ... Betonit San. Tic.

A.Ş.'ye ait iş yerinde çalışmasının bulunduğu, ayrıca tanığın kızının 10.02.1999 tarihinde evlendiği, davalıların oturduğu apartmanda kapıcı olan ve yine ... Betonit San. Tic.

A.Ş.'ye ait iş yerinden 19.11.1990-30.06.1998 tarihleri arasında bildirimi yapılan tanık ...'in de davacının haftanın 4 günü davalıların evine temizliğe geldiğini belirttiği, davalılar tarafından ... ve ... ile birlikte kaldığı ileri sürülen Sakine ...'ın hiçbir zaman davalılara bakmadığını söylediği, tanık ...'ın da haftada en az 3 kez davacıyı davalıların oturduğu binanın önünde bıraktığını ifade ettiği, ...'in davalılara ait şirkette 01.07.1999 tarihinde çalışmaya başladığı ve çalışmaya davacının yönlendirmesi ile başladığı,

davacının kendisinden önce çalışmaya başladığını, kızının görümcesi olduğunu ve kızının da evlendiği tarihte çalışmakta olduğunu söylemesi nedeniyle tanığın kızı ...'ın evlendiği 10.02.1999 tarihinin hizmet başlangıcı olarak kabul edildiği, davacının ...'nın hastaneye yatmasına kadar da çalışmasının devam ettiğini ileri sürdüğü,

nüfus kayıtlarına göre ...'nın 08.09.2008 tarihinde vefat ettiği, buna göre davacının en son 08.09.2008 tarihine kadar çalıştığı, davacının Mahkemece kabul edilen dönemde davalı iş yerinde çalıştığı kanaatine varıldığından kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla tarafların istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 03.03.2022 gün, 2022/2141 E., 2022/2992 K. kararında; "... Mahkemece, yapılan araştırma ve dinlenen tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla.

Mahkemece re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda, tanıkların muris ... ve ...'nın bakımını ... ve... isimli iki kişinin yaptığını belirtmeleri karşısında adı geçen şahıslar dinlenmeli, davacının işe başlangıç ve bitiş tarihleri belirlenmeli, davacının yaptığı işlerin niteliği, süresi, çalışmanın kısmi olup olmadığı belirlenmeli, çalışmanın kısmi süreli çalışma olduğunun anlaşılması halinde;

gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle, hükme konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedibuçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Bozma kararı öncesi dinlenen tanık anlatımları ve toplanan kanıtlar, bozma kararından sonra dinlenen tanık anlatımlarına göre davacının ... ve ...'ya ait evde ev hizmetlerinde çalıştığı hususunda çekişme bulunmamaktadır. Çekişme, davacının çalışma süresi ve kısmi zamanlı çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.

Bozma kararından önce Mahkememizce davacı tanığı ...'in beyanına göre tanığın davacının yönlendirmesiyle davalılara ait şirkette 01.07.1999 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının kızının görümcesi olduğunu ve kızının evlendiği tarihte beyan etmesi nedeniyle davacının sigorta başlangıç tarihi tanığın kızının evlenme tarihi kabul edilmiştir.

Davacı, ...'nın hastaneye yattığı tarihe kadar çalıştığını ileri sürmüş olup, ...'nın ölüm tarihine kadar da çalıştığı değerlendirilmiştir. Davacının ...'nın ölümüne kadar çalıştığı ayrıca tanık anlatımlarıyla doğrulanmıştır. Davacı her gün çalıştığını ve hasta bakımı da yaptığını söylemiştir. ...'nın 08.09.2008 tarihinde yaşamını yitirdiği, ...'nın ise 21.09.2011 tarihinde öldüğü sabittir.

Bozma kararından sonra dinlenen tanıklar ...'ya baktıklarını söylemişlerdir. ...'nın bakımı ile ilgili beyanda bulunmamışlardır. ..., ...'dan üç yıl sonra ölmüştür. Tanıklar ... ve Eleni davacının haftada üç gün geldiğini beyan etmiş iseler de bozma kararından önce dinlenen tanıklar sürekli çalışma iddiasını doğrulamışlardır.

Bozma kararından önce dinlenen tanık anlatımları inandırıcı bulunmuş, sonra dinlenen tanıkların da çalışmayı doğruladıkları anlaşıldığından davacının haftada üç gün evin temizliğini yaptığı kabul edilse bile ... ile de ilgilendiği kanaati mahkememizde oluştuğundan tam zamanlı çalıştığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalılardan ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın kabulünü ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın reddini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın reddini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1-Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi Mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

2-Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.

Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3-Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli,

aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli,

bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

Önceki bozma ilamında, tanıkların muris ... ve ...'nın bakımını ... ve ... isimli iki kişinin yaptığını belirtmeleri karşısında adı geçen şahısların dinlenilmesinin gerektiği belirtilmiş olup Mahkemece bozma ilamında işaret edilen tanıklar dinlenilmiş; bozma sonrasında dinlenilen tanıklar ve bozma öncesinde dinlenilen tanıklar davacının haftanın 2-3 günü temizlik için eve geldiğini beyan etmişlerdir. Tanık ..., davacının ...'nın ölümünden 2-2,5 yıl önce işi bıraktığını belirtmiş, diğer tanıklara bu husus sorulmamış, davacının işi bırakma tarihi net olarak ortaya konulmamıştır. Mahkemece, davacının kısmi çalıştığı hususu dikkate alınmak suretiyle işten çıkış tarihi net olarak ortaya konulup sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7897, K. 2024/9489, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. Bozma Kararı
  12. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. VI. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7897
Karar No
2024/9489
Tarih
3 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/7897 K.2024/10059
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/7899 K.2024/9452
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/7899 K.2024/10061
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/7901 K.2024/9453
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/7902 K.2024/10063
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/7902 K.2024/13261

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.