KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8000 E., 2024/10290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/322 E., 2024/1027 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Manisa 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/335 E., 2023/429 K.
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile gelir bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davalılar SGK Başkanlığı ve ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalılar SGK Başkanlığı ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalılar SGK Başkanlığı ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 13.09.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeni ile sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası olduğu iddia edilen iş yerinin davalı ...’ye ait olduğunu, diğer davalı ...'nin işyeri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, ... yönünden husumet itirazında bulunduklarını, davacının kalıcı bir rahatsızlığının da söz konusu olmaması nedeniyle davanın esastan da reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Dosya kapsamına göre, Salihli İş Mahkemesinin 2018/215 E. sayılı tazminat dosyasında, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesinde belirtilen prosedüre uygun olarak davacı sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının (sürekli iş göremezlik derecesi) tespit edildiği,
ancak benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. HD. 21.01.2021 tarih 2020/7395-2021/621 E.K. sayılı ve Yargıtay 10. HD. 30.03.2022 tarih 2022/256-2022/4611 E.K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, sigortalının sürekli iş göremezlik derecesi ve başlangıç tarihinin kesin olarak karara bağlanması gerektiğinden, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 20.01.2022 tarihli raporunda davacı sigortalının %14 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı belirtilmiş ise de hangi tarihten itibaren meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı belirlenmediğinden,
Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 20.07.2023 tarihli raporu ile davacı sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) sürekli iş göremezlik durumuna girdiği tarih olan 23.01.2016 tarihinden itibaren %14,0 olduğunun tespit edildiği, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince 01.05.2016 tarihi başlangıç kabul edilerek, iş göremezlik gelirlerinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak,
1-Davalı ... ve davalı ... yönünden davanın kabulüne,
a)Davacının 13.09.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde sürekli iş göremezlik durumuna girdiği tarih olan 23.01.2016 tarihinden itibaren meslekte kazanma gücü kaybı oranının %14,0 olduğunun tespitine,
b)Davacıya 01.02.2016 tarihinden itibaren %14,0 meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine,
2-Davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar SGK Başkanlığı ve ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...’nin Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadesinde davacının kendisinin işçisi olduğunu beyan ettiğini, bu nedenle anılan davalı hakkında husumetten ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bu yönüyle kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; Kurumun taraf olmadığı davada alınan raporların Kurum yönünden bağlayıcılığının bulunmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini belirterek, kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı ... Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, kararın hatalı verildiğini belirterek, kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 10.12.2018 Tarihli kararında davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranı %0,0 olarak belirlenmesine rağmen Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 15.06.2020 Tarihli raporu ile davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının %14,0 olduğunun tespit edildiği, çelişkinin giderilmesi için alınan Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 20.01.2022 Tarihli raporu ile davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının yine %14,0 olduğunun tespit edildiği ve Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 20.07.2023 Tarihli raporunda da;
davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) sürekli iş göremezlik durumuna girdiği tarih olan 23.01.2016 Tarihinden itibaren %14,0 olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı vekilince sunulan istinaf talebinde davalı ... hakkında verilen husumetten ret kararının hatalı olduğu beyan edilmekte ise de; davacının iş kazasının meydana geldiği tarihte davalı ...
İnce adına kayıtlı iş yerinin kayıtlı işçisi olduğu ve davalı ...'nin işçisi olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, ...'nin tazminat hukuku açısından sorumluluğunun Salihli İş Mahkemesinin 2018/215 esasında kayıtlı olan maddi-manevi tazminat davasında değerlendirileceği hep birlikte dikkate alındığında; istinaf yoluna başvuran taraf vekillerinin dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar SGK Başkanlığı ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile gelir bağlanmasına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 18 inci ve 95 inci maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8000, K. 2024/10290, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama