KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8024 E., 2024/10223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2310 E., 2024/480 K.
- Karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 37. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/251 E., 2022/207 K.
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve feri müdahil Kurum vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun hukuki yarar bulunmadığından usulden reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı asil, MTA Zonguldak Bölge Müdürlüğünde 1979'da işe girdiğini, 1980'de Karadeniz Ereğli kampında iş kazası geçirdiğini, 4 ay zonguldak SSK hastanesinden rapor verildiğini, bu dönem hizmet bildiriminin yapılmadığını, 07.10.2009'da MTA'ya başvurduğunu, kaza ile ilgili ellerinde belge olmadığını söylediklerini, eksik günlerin tamamlanmadığını, eski belgelerin sel sebebiyle zahi olduğunun belirtildiğini, hizmet cetvelinde 1980 yılı 4, 1981 yılı 11 inci ay dönemi 5 ay eksik prim gözüktüğünü, karadeniz ereğli hastanesinde de tedavi gördüğünü, iş kazasının kayıtlara geçmediğini, Mart 2012'de emekli olduğunu,
çalışması ile ilgili tanıkların bulunduğunu, kaza ile ilgili halen sıkıntılarının bulunduğunu, bu zamana kadar çalıştığı için kuruma başvurmadığını, bu durumu ... meselesi haline geldiğini belirterek, dava konusu bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı MTA vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, kaza ile ilgili ellerinde belge bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki süre husumet itirazında bulunduklarını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının istirahatli olduğu dönem için ücret ödemeyen işverenin istirahatli olduğu dönemler için hizmet bildiriminde bulunmasına , bu döneminde mahkemece bildirilmediğinden tespitine karar verilmesine yasal olanak bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı, istinaf dilekçesinde özetle; kendisinin iş kazası geçirdiğini, geçirdiği iş kazası SGK primlerinde eksik olduğunu, iş kazası işlenmediğinden, 1980 dönemindeki toplu sözleşme gereğince iş kazası geçirenlere verilen 1.gruba yükseltme de yapılmadığını, hakların kendisine ödenmemiş olduğunu, tüm süre çalıştığının ve grubunun yükseltilerek işlem yapılmasının tespitini istediğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,
davacının, davalı işverenlik hizmetinde 01.08.1980-01.03.1981 arası toplam 6 ay olmak üzere SGK prim eksiğinin verilmesini, 28.11.1980-03.1981 tarihleri arasında iş kazası geçirdiği tespitini ve SGK primlerinin yatırılmadığının ve kesintisiz sigortalı olarak çalıştığı hususunun tespitini ve verilmesini, 1989-1990 döneminde 46 gün eksik primlerin tespiti ve verilmesini, 1996-2000 arası 4 sene 86 gün hafta tatilsiz ve 16 saat çalıştırılmasından ... mesai ücretlerini ve hafta tatili ücretlerini tespiti ve verilmesini, işyerinde Toplu İş Sözleşmesi Kaynaklı “İş Kazası Geçirenin I. sınıfa Çıkarılmalı” maddesinin geriye dönük uygulanmasını,
grubu 1. sınıf İşlerde Uzun Süre Çalıştırılıp Grubunun 1. Sınıfa Çıkarılmamasının Tespitine ve geriye dönük 1.gruba' Çıkarılmasını, emekliliğinin bu eksik primlerinin ödenerek gruba çıkarılarak geçmişe yönelik düzenlenmesini, kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
2-Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin usul ve yasalara uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı adına bildirim yapılmayan tüm süreye ilişkin hasta kaydı ve rapor bulunması, uzun süreli istirahat raporuna göre iş kazası sonrası istiratli dönem için bildirim yapılmadığı anlaşıldığından mahkemece verilen karar yerinde olduğu, davanın reddine karar verilmesine rağmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile Kurumun istinaf etmesinde hukuki yarar bulunmadığından usulden, davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8024, K. 2024/10223, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama