KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8054 E., 2024/13300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2354 E., 2023/2898 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kemer 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/91 E., 2023/242 K.
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Prof. Dr. ...'nun iş yerinde 31.08.1984 tarihindeki çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun ve 31.08.1984 tarihindeki çalışmasının sigortalı başlangıç tarihi olduğunun tespitine ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, ... sigorta sicil numaralı davacı ...'in sigortalılık başlangıcının dosyasına yapılan incelemesinde davalı iş yerinde 30.08.1984 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği ancak işverenin 1984 yılı bodrosunun Kurumlarına verilmediği anlaşıldığı ve başkaca çalışmaları tespit edilemediğini, davacı çalışma iddiasını Kurum kayıtlarının aksine yazılı somut ve inandırıcı delillerle ispatlamakla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... müvekilleri ...'nin eşi ve...'ın babası olan ve 2013 yılında vefat eden Prof. Dr. ...'nun yanında 31.08.1984 yılında çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespiti istemiyle iç bu davayı ikame ettiğini, davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçesindeki tüm hususların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iddia kabilinden ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını ve taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, huzurdaki davanın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda esasa usulden reddine, hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açılmış olması nedeniyle hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalılar murisi ...'na ait iş yerinde 31.08.1984 tarihinde asgari ücret ile bir gün hizmetinin bulunduğunun tespitine, davacının sigorta başlangıç tarihinin 10.04.1990 tarihli olduğunun tespitine ve 10.04.1990 tarihinden önceki dönem yönünden tespit edilen çalışmanın prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davacı iddialarının resmi belge ve kayıtlar ile ispatı gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 760. maddenin (G), 9., 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına davalılar murisi Prof. ... unvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden 31.08.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, ... kazısı mahiyetli iş yerinin 31.08.1984-31.08.1984 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, 1984 yılında iş yerinden dönem bordrosu verilmediğinin bildirildiği, ancak kesinleşene Mahkeme kararı ile ...'nun 31.08.1984 giriş olmak üzere 1 gün süre ile sigortalılığına karar verildiğinin bildirildiği, Mahkemece anılan kişinin beyanına başvurulmadığı,
işe giriş bildirgesindeki bilirkişi marifetiyle yapılan imza incelemesinde müspet yada menfi bir kanaat edinilemediği sonucuna varıldığı, dinlenen davacı tanıklarından ...'un birlikte çalıştıklarını beyan ettiği ancak bu tanığın aynı işverenin phaselis kazısına ilişkin başka sicil no.lu iş yerleri olan ... sicil no.lu iş yerinden 29.08.1983 tarihli işe giriş bildirgesi ve ... sicil no.lu iş yerinden ise 22.08.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin olduğu, dava konusu iş yerinden bir bildirim yada işe giriş bildirgesinin olmadığı, dinlenen diğer davacı tanığı ... 'ın ise dava konusu iş yerinden 24.08.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin olduğu,
çalışmasının ise bulunmadığı, böylelikle anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde, dava konusu tarihteki fiili çalışma olgusu tespit edilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece, öncelikle ...'nun bordro tanığı olarak beyanı alınmalı, Kültür Bakanlığından anılan kazı işine ilişkin 1984 yılı Ağustos ayının puantaj kayıtları, ücret bordroları ile bu işte çalışanların isimleri istenmeli, belirlenen kişilerin de beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
5.Sigorta başlangıcının tespiti davası esasen Kurum işleminin iptali niteliğinde olduğundan SGK'nın davalı yerine fer'i müdahil olarak gösterilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8054, K. 2024/13300, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama