KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8062 E., 2024/8990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3139 E., 2023/3159 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/510 E., 2023/215 K.
Karar Metni
1.304 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Otobüsçüler Esnaf ve Sanatkarlar Odasının ... Büyükşehir Belediyesi hudutları içinde toplu taşıma yapan minibüs ve otobüsçülerin yasal zorunluluk olarak kurduğu bir tüzel kişilik olduğunu, davalı otobüsçüler odasının daha önce ... Minibüsçüler Esnaf Odası adı ile aynı konuda faaliyet gösterdiğini, ... Otobüsçüler Odasının ...
Minibüsçüler Esnaf Odasının devamı olarak kurulduğunu, aynı görev ve yetkiye sahip aynı meslek mensuplarının üye olmak zorunda olduğu yöneticilerinin dahi aynı olduğu iki oda olduğunu, burada İş Kanunu'nun 6 ncı maddesi gereği işyeri devrinin söz konusu olduğu, davacının Eylül 2002 tarihinden eski adı ...
Minibüsçüler Esnaf Odası olan sonradan ... olarak devam eden davalı Oda nezdinde hareket görevlisi olarak işçi statüsünde çalışmaya başladığını, 04.02.2014 tarihinde iş akdinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, Eylül 2002 ve 04.02.2014 tarihleri arasında davalıya ait değişik depolama duraklarında kesintisiz olarak aynı işte çalıştığını, müvekkilde dahil hareket görevlilerinin sabah 04:30 ile gece 24:00 arasında durakta bulunarak çalıştığını, en son aldığı aylın net ücretin 900,00 TL olduğunu, müvekkilin sigorta yapılacağı ümidi ile 12 yıl sigortasız çalıştığını,
davalı Odanın 2008 yılında müvekkili değişik işverenlerin yanında sigortalı gösterdiğini, zaman zaman girdi çıktı yaparak 04.02.2014 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkilin bu kesintili dönemlerde başka yerde sigortalı görünmesine rağmen fiilen davalıların işyerinde hareket memuru olarak kesintisiz çalıştığını,
bu süreler içinde ücretlerin davalılar tarafından elden veya banka aracılığı ile ödendiğini iddia ederek Eylül 2002 ile 04.02.2014 tarihleri arasında müvekkilin sigorta bildiriminde bulunulmadan sigortasız çalıştığının tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalılar tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen bordro ve kamu tanıkları, davacının Yeniköy depo alanında çalıştığını belirtmelerine rağmen davacının hangi tarihler arasında bu işyerinde çalışmaya başladığı ve hangi tarihte ayrıldığı konusunda somut, kesin, aydınlatıcı bir bilgi vermedikleri, dosyada davacının, davalıya ait işyerinde işe başlama ve bitiş süresine ilişkin somut aydınlatıcı ve kesin bir bilgi, belge ve kayıt da bulunmadığı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, ...
Otobüscüler Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na karşı açılan davada, davacının 07.06.2008 tarihi öncesine ait çalışma iddiasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 07.06.2008 - 04.02.2014 döneminde ise kesintisiz çalıştığı kanıtlanamadığından davanın reddine; ... hakkında açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, ... beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yerel Mahkeme kararı yerinde görülmüştür gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden farklı işverenler yanından bildirimleri yapılan davacı, kesintisiz çalıştığını iddia etmiştir. Mahkemece davacının sigorta sicil kaydında 07.06.2008 tarihinden sonra davalılar ve dava dışı işverenlere ait işyerlerinde çalıştığı kabul edilerek, aralıklı çalışma nedeniyle hizmet süresinin kesintiye uğradığı gerekçe gösterilerek 07.06.2008 öncesi dönemin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak davacı, davalılara ait işyerinde kesintisiz çalıştığını iddia etmektedir. Bu nedenle;
Davacının bu iddiası kapsamında bildirim yapılan işyerlerinde çalışıp çalışmadığı, bu işyerlerinden yapılan bildirimlerinin iptalini isteyip istemediği sorulmalı, hak düşürücü süre bu kapsamda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8062, K. 2024/8990, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama