KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8073 E., 2024/9602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/524 E., 2024/144 K.
- Karar
- Direnme
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki ödeme emirlerinin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 20.10.2021 tarihli ve 2021/3611 Esas, 2021/12541 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dairemizin 20.10.2021 tarihli ve 2021/3611 Esas, 2021/12541 Karar sayılı kararına karşı direnilmiş ise de tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanun'un 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde düzenlenmiş olup, sigorta primlerinin tahakkuk ve ödenmesi gereken zamanda yürürlükte olan mevzuat uygulanır.
Bu kapsamda, davanın yasal dayanaklarından olan, 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinde, “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar” hükmü öngörülmüştür.
Anılan madde hükmüne göre, tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan kişinin primlerin ödenmesinden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için, primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili, üst düzey yöneticisi olması zorunludur.
Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip, özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 317 nci maddesine göre anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir.
Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya mali işlerinde doğrudan söz sahibi veya yetkili olmayan kişilerin işveren ile birlikte müşterek sorumluluğu düşünülemez.
Dava dışı A.Ş.'nin 2002/8, 9- 2005/7, 8, 10. aylarına ilişkin prim, işsizlik sigortası primi borçları ile 2003/10, 2004/2. aylarına ilişkin idari para cezasını içeren ödeme emirlerinin tebliğ edildiği, tebliğ belgelerinin okunaklı olmadığı, davanın 15.11.2018 tarihinde açıldığı, davacının 13.05.2002-29.07.2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğu,
şirketi temsil ve ilzam edeceğine dair kayıt bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, ödeme emirlerinin tebliğine dair belgelerin okunaklı olmaması nedeniyle davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun ve idari para cezaları ile ilgili olarak başlatılan hukuki prosedür araştırılmaksızın ayrıca öncelikle davacının zamanaşımı defi hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin yazılı şekilde direnme kararı verilmesi yerinde görülmediğinden ve Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8073, K. 2024/9602, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama