KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8082 E., 2025/7720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/551 E., 2024/441 K.
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; 04.12.2002 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalısının hak sahiplerine bağladığı ölüm geliri nedeniyle katlanılan Kurum zararının toplam 47.178,53 TL olduğunu bunun %75 'ine tekabül eden 35.383,89 TL'sinin kusurla taraflardan müştereken ve müteselsilen gelirin tahsis ve onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; ... Batman Bölge Müdürlüğünün, ...firmasına ihaleli iş verdiğini, ...firmasının çalışanlarından ...ın iş kazası sonucu vefat ettiğini, hak sahipleri tarafından ... aleyhine Ankara 7. İş Mahkemesinde 2003/28 E. sayısıyla tazminat davası açıldığını, bu davanın yapılan yargılaması sırasmda düzenlenen bilirkişi raporunda müteahhit firma...Elektriğin %50, bu şirketin vekili ...'ın %20, kazazede ...ın ise %30 oranında kusurlu bulunduğunu, iş kazasının oluşumunda müvekkilinin kusurunun olmadığını, kurum personelleri tarafından düzenlenen müfettiş raporlarının tarafsız olmadığını, bu raporu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar...... İnşaat Nak. Tic. Ltd.
Şti. ile ... vekili, tarafından verilen 30.06.2008 havale tarihli cevap dilekçesinde; ...'a dava izafe edilemeyeceğini, ...'a işçi sağlığı ve iş güvenliği inceleme teftiş raporunda kusur atfedilmediğinı, bu davalı yönünden davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkillerinin iş kazasının olmasında kusurunun olmadığını, tüm kusurun asıl işveren .. ile kazazede ...da olduğunu, müvekkillerinin işin ifası esnasında üzerlerine düşen iş güvenliği tedbirlerini aldıklarını, elektrik kesme işleminin ... tarafından yapıldığını, elektriğin kesildiğini .. yetkilileri olan ... ve ...tarafından kontrol edilerek iletildiğini,
bunun üzerine kazazede işçi ...ın arızayı gidermek üzere görevlendirildiğini, adı geçen işçinin konusunda uzman olduğunu, kendisinin aceleci, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları nedeniyle ağır kusurunun söz konusu olduğunu, ..nun enerjinin kesildiği yönünde bilgi vererek hattı güvenli bir şekilde çalışanlara teslim etmediğini, ..'nun da kazazede kadar kusurlu olduğunu, Ankara 7. İş Mahkemesinde 2003/28 E. sayısıyla açılan davada müvekkillerin taraf olmadığını, o raporun müvekkiller açısında bağlayıcı olmadığını,
Batman Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/723 E. sayılı dava dosyasında alınan kusur raporunun da müvekkil açısından bağlayıcılığının olmadığını, belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... tarafından verilen 27.05.2008 tarihli cevap dilekçesinde; ... çalışanı ve aynı zamanda işveren vekili olduğunu, bu nedenle tarafına verilen kusur oranın ...' nun kusuru olarak kabul edilmesi gerektiğini, ...'nun şalt sistemini kurarken ayırıcı konmadığını, bu nedenle ...'nun kusurlu olduğunu, sigorta müfettişi raporunu kabul etmediğini, müteahhit ...'ın kendisine bağlı olarak çalışmadığını, dolayısıyla enerji nakil hatlarıyla ilgili bir kazada kendisinin sorumlu olmayacağını, bakım işi yapılacağından bilgisinin olmadığını,
enerji nakil hatlan bakım ve onarım işlerinin yıllardan beri yapan...Elektrik ve ...'ın kendisine bağlı olarak çalışamadığını, bağlı oldukları mühendisin Elektrik Başmühendisi ...'in olduğunu, müteahhidin sözleşmede geçen hususları yerine getirmediğini, olayın tek nedenin müteahhit ...'ın sözleşme hükümlerine uymamasından kaynaklandığını, Ankara 7. İş Mahkemesinin 2003/28 E. sayılı dosyasında kendisine herhangi bir kusur verilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.01.2014 tarih, 2008/386 E., 2014/42 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Son Bozma Kararı
Mahkemenin davanın kabulüne dair 14.05.2019 tarih, 2016/382 E., 2019/426 K. nolu kararının süresi içinde ... Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece özetle, çelişkilerin giderildiği yeni bir kusur raporunun alınması, ceza davasında kusurlu bulunarak mahkum olanlara, zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinde az da olsa bir miktar kusur verilmesinin zorunlu olduğu, bozmadan sona ıslahın kabul edilmeyeceğinden temyiz eden yönüyle ıslah edilen meblağın dışlanması gerektiği gerekçeleri ile karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne toplam 47.178,53-TL'nin (Davalı ... bakımından 35.383,89-TL ile sınırlı olmak üzere) gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece bozma ilamına uyularak yaptırılan kusur incelemesi sonucunda hazırlanan ve dosya içerisine alınan 26.07.2022 tarihli kusur raporunda; davalı ... Genel Müdürlüğü' nün %29, davalı ...'un %1, davalı .. .. .. Ticaret Limited Şirketi'nin %30, davalı ...'ın %10, vefat eden sigortalı ...ın ise %30 kusurlu bulunduğu, itirazlar üzerine alınan 03.02.2023 tarihli kusur raporunda da aynı oranların korunarak rapor hazırlandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yaptırılan tarafların kusur aidiyet ve oranlarının tespitine ilişkin bilirkişi raporlarında, davalıların toplam %70 kusurlu olması ve Mahkemenin bu raporları hükmüne esas aldığını belirtmesine göre, davacı Kurum'un ölen sigortalının hak sahiplerine bağladığı ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değerinin 47.178,53 TL olduğu, hüküm altına alınması gereken meblağın ise ilk peşin sermaye değerinin %70'i olması gerekirken %75'inin hüküm altına alınması usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; Mahkeme hükmünün 1 numaralı bendinde bulunan "35.383,89" rakamının silinerek yerine "33.024,97" rakamının yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8082, K. 2025/7720, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama