KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8142 E., 2025/295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/751 E., 2024/719 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/560 E., 2021/157 K.
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin ödediği yurtdışı borçlanma süresinin 01.04.1993 tarihinden ileriye doğru aralıksız maledilmesini, buna göre hesaplanacak yaşlılık aylığında oluşacak fark aylıkların yasal faiziyle ödenmesini, emekli olmak için fazladan ödenen borçlanma bedelinin iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın haksız olduğunu, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davalı Kurumun borçlanma süresini 01.04.1993 tarihinden ileriye doğru maletmesi gerekirken 25.11.2002 tarihinden itibaren malettiğini, bu sebeple yaşlılık aylığının düşük hesaplandığını, Mahkemenin 01.04.1993 tarihinden itibaren maletme kararı vermesi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödenen yurtdışı borçlanma süresinin 01.04.1993 tarihinden ileriye doğru maledilerek buna göre hesaplanacak yaşlılık aylığında oluşacak fark aylıkların yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8142, K. 2025/295, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama