KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8149 E., 2024/10910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/634 E., 2024/1192 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/231 E., 2023/261 K.
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı işçinin geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "1-Davanın kabulüne;
-Davalı ...'nın 02.10.2014 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı sol el birinci parmak hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle 03.01.2015 tarihinden itibaren E cetveline (yaşına) göre %9.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılmasına, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; -müvekkili Kurum Sosyal Güvenlik Merkezince işçiye ait raporlar ve belgeler değerlendirilerek maluliyet oranı tespit edildiğini, müvekkili Kurumun işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmayıp davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Kurumun işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını, müvekkili Kurum maluliyet oranının tespitinde Kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporların esas alınacağı 5510 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olup, verilen maluliyet oranına karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edilebildiğini, bu kurul kararları kesin olup müvekkil Kurumu başkaca sağlık tesislerince verilen kararlar bağlamayacağını,
-Yerel Mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğini, müvekkili Kurumun Sosyal Güvenlik Merkezince işçiye ait raporlar ve belgeler değerlendirilerek maluliyet oranı tespit edildiğini, müvekkili Kurumun işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmayıp davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
-Yerel Mahkemece davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilmesi haksız olup kararın kaldırılarak davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin müvekkil Kurum aleyhine değil de lehine yükletilmesini arz ve talep ettiklerini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili Kurum aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesi yasalara aykırı olduğunu, davanın reddi ile müvekkil Kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurulmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyada ki kayıt ve belgelerden.
Kurum tahkikat raporuna göre olayın iş kazası olduğu, İstanbul Bölge Sağlık Kurulunun 10.02.2015 tarihli raporunda davalı sigortalı ...'' ın sürekli iş göremezlik oranının %19,2, kontrol muayenesi gerekmediği, Yüksek Sağlık Kurulunun 13.06.2017 tarihli raporunda, sigortalının iş göremezlik oranının düzeltme kaydıyla %15 olduğu kontrol muayenesi gerekmediği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 02.03.2020 tarihli raporunda davalının E cetveline göre maluliyetinin %9 oranında olduğu, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 05.08.2021 tarihli raporunda maluliyetin %9 olduğu,
Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu Kararları ile ilgili İhtisas Kurulu ve Üst Kurulun Kararları arasındaki farkın kişi hakkında düzenlenen Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 03.12.2019 tarihli raporunda kayıtlı bulunan muayene bulgularının Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından dikkate alınmasından kaynaklandığının belirtildiği, Dairemizce yerel Mahkeme kararının kaldırılmasından sonra aldırılan Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 20.07.2023 tarihli raporunda sürekli iş göremezlik oranının 03.01.2015 başlangıç tarihli %9 olarak belirtildiği,
ampute olan kişinin parmağının olaydan sonra replanta edildiği, replantasyon yapılmadan önce Kurum kararının düzenlendiğinin belirtildiği görülmektedir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının Sosyal Sigorta YSK kararında %15 ve ATK 3. İhtisas Kurulu ile Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporunda 03.01.2015 başlangıç tarihli %9 olarak belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporunda ampute olan kişinin parmağının olaydan sonra replanta edildiği, replantasyon yapılmadan önce Kurum kararının düzenlendiğinin belirtildiği yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda çelişkiyi giderici rapor doğrultusunda hüküm kurulduğu anlaşılmakla dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararı aynı neden ve gerekçelerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler İlk Derece Mahkemesi kararının sonucunu değiştirecek durumda bulunmadığından...
" gerekçesiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 19, 95 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8149, K. 2024/10910, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama