KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8402 E., 2024/13283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1794 E., 2024/174 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/208 E., 2022/435 K.
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... sigorta sicil numarası ile ... ... unvanlı iş yerinde çalışmaya başladığını, aynı tarihte davacıya bir sigorta kartı tanzim edilerek verildiğini, Kuruma başvuru neticesinde sigortalı işe giriş bildirgesinin işverence süresinde verildiğini, iş yeri dosyasında bu belgenin mevcut olmasına rağmen prim ödeme belgelerinin bulunmadığının bildirildiğini, sigortalı işe giriş bildirgesi ile süresinde davalı Kuruma tescil edilen 20.02.1988 tarihinin sigortalılığına ve emekliliğine başlangıç teşkil ettiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde,davacının çalışmaları bakımından kurum kayıtlarının esas olduğunu, işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamına girip girmediği araştırılması gerektiğini, davacının ileri sürdüğü iddiaların kurum kayıtlarına eşdeğerde belgelerle kanıtlanması gerektiğini, davacının fiilen çalışıldığının ispatlanması gerektiğini, çalışmanın niteliğinin somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının ileri sürdüğü iddiaları tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasının kabul edilemeyeceğini, tanık beyanları değerlendirilmesi durumunda işin niteliği tanıkların iş ve iş yeri hakkındaki bilgileri,
tanıklık edilen dönemin üzerinde geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olmasının dikkate alınması gerektiğini, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın kabulü ile davacının dava dışı ... iş yeri sicil numaralı ... ... ünvanlı iş yeri bünyesinde sigorta başlangıç tarihinin 20.02.1988 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, işe giriş bildirgesi verilmesinin yeterli olmadığını, davacının çalıştığını ispat edemediğini, davanın reddi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...somut olayda, Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; işe giriş bildirimindeki fotoğrafın ve imzanın davacıya ait olduğu, davacının doğum tarihinin 02.02.1970 olduğu, 02.02.1988 tarihinde davacının 18 yaşında olduğu, dolayısıyla davacının sigorta başlangıç tarihi olarak talep ettiği 20.02.1988 tarihinde 18 yaşını doldurduğu anlaşılmış; yasa hükümleri gereğince sigorta başlangıç tarihinin tespiti yönünde herhangi bir engel bulunmadığı anlaşılmıştır.
Komşu işyeri tanığı araştırması için. Emniyet, SGM, Belediye ve Vergi dairesine müzekkereler yazılmış olup verilen müzekkere cevaplarında davaya konu tarihlere ilişkin olarak komşu işyeri tanığının tespit edilemediği anlaşılmıştır. Nitekim davaya konu tarih yönünden verilen herhangi bir bordro da bulunmamaktadır.
Gerek istinaf ilamı öncesinde gerekse istinaf ilamı sonrasında dinlenilen tanık ...'in beyanlarında; "davacıyı tanırım, davacı 1987 yılının sonu 1988 yıllarında davacının babasına ait inşaatta işçi olarak çalışırdı, bildiğim kadarıyla hizmet akdi çerçevesinde normal bir işçi gibi sabahtan akşama kadar çalışırdı, aile arası dayanışma gibi aralarda gelip çalışmazdı." şeklinde beyanda bulunduğu.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda davacının hizmet akdi çerçevesinde çalıştığının tanık beyanıyla netleştirildiği anlaşılmıştır. Söz konusu tanığın komşu işyeri tanığı olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasında dosya kapsamında yapılan incelemede.
Güngören Vergi Müdürlüğü'nün 21.06.2022 tarihli müzekkere cevabında; ...'in 15.07.1987 tarihinden itibaren vergi mükellefi olduğunun bildirildiği; dolayısıyla davaya konu tarihi kapsadığı anlaşılmıştır. ... ünvanlı işyeri ile davacının çalıştığını iddia ettiği işyeri arasındaki mesafenin ölçümü için Bağcılar Zabıta Müdürlüğü tarafından verilen 28.11.2022 havale tarihli yazı cevabında; aradaki mesafenin 75 metre olarak bildirilmesi neticesinde ... ünvanlı işyerinin komşu işyeri olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda eksiklikler giderilmiş olup; komşu işyeri tanığı olarak kabul edilen ...'in beyanları hükme esas alınarak davacının 20.02.1988 tarihinde fiili olarak çalışmaya başladığı kanısına varılmakla, davacının sigorta başlangıç tarihinin 20.02.1988 olarak tespitine karar verilerek, davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili,istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 20.02.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci, 9 uncu, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Mahkemece davanın kabulü yönündeki hükmü isabetli ise de,sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, davacının 20.02.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun yanı sıra 20.02.1988 tarihinde asgari ücretle 1 gün çalıştığının tespitine yönelik hüküm kurulması yerine yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2.Ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının reddine;
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Davalı Kurumun temyiz itirazının kabulü ile,
İlk Derece Mahkemesi hükmünün, (1) no.lu bendinin silinerek yerine "davanın kabulü ile davacının, dava dışı ... ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinde 20.02.1988 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin 20.02.1988 olduğunun tespitine" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8402, K. 2024/13283, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama