KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8548 E., 2024/10190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/267 E., 2024/175 K.
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının,01.09.1973 tarihinde davalı ... Şti.'nde çalışmaya başladığını, sigorta sicil numarasının 9352379 işyerinin davalı Kurumda işlem gördüğü sicil numarasının ise 57500.04.21 olduğunu, Sigortalı İşe İlk Giriş Bildirgesinin 27.09.1973 tarih ve 192012 sayı ile Kurum kayıtlarına alındığını, sigorta sicil numarasının 1973 yılı serilerinden olduğunu, müvekkillinin davalı ... Kolektif Şti.'nde Sincan ...'de elektrik direği dikme işinde ve trafo yapma işinde çalıştıktan sonra ayrıca yine aynı davalının işverenliğinde Şereflikoçhisar'da çalıştığını belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1973 ve o tarih itibariyle sigortalı olduğunun tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Kurum kayıtlarına göre davacının diğer davalıya ait işyerine girişi ve çalışması bulunmadığını, bu itibarla kurum kayıtları ile çelişen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2020/208 Esas ve 2021/345 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulü ile davacının 01.10.1993 tarihinde bir gün süre ile 0014764 036 01-40 sicil numaralı ... Hayvancılık Yet. ve Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1993 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 09.06.2022 tarihli ve 2022/6299 E. 2022/8834 K. sayılı ilamında, "... davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında, işyerinde ne iş yaptığı, başka çalışan olup olmadığı, yazıhanede mi inşaatta mı çalıştığı, işyerinin nerede olduğu ve komşularının kimler olduğunun davacıya sorulup açıklattırılması gerektiği gibi aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve bunların çalıştırdığı kimseler Kurum ve kolluk marifetiyle yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yazıhaneden bildirimi yapılan kişiler varsa tespit edilip dinlenmeli böylelikle iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Somut olayda, davacının işe giriş bildirgesinin verildiği işyerinin, yetiştirme yurdu bina inşaatı olduğu, davacı asilin ve tanıkların beyanlarında davacının çalışmasının, bu yetiştirme yurdu inşaatında geçmediği, davacının çalışmasının davaya konu şirketin büro olarak kullandığı işyerinde geçtiği; dolayısıyla davacının, işe giriş bildirgesi verilen işyerinde 01.10.1993 tarihinde fiili çalışması bulunmadığı kanaatine varılmıştır...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddinin gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 79, 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
2.Hizmet tespitinin bir türü olan sigorta başlangıcının tespiti davası kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak delil toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Kaldı ki somut davada, Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılama yapılmış olmasına karşın bozmada tüm bordro tanıklarının dinlenmesi gerektiği belirtildiği halde tüm bordro çalışanları dinlenmemek suretiyle bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
3.Bozma sonrasında davacı asilin Mahkemece alınan beyanında, işyerinde elektrik direkleri diktiğini, Sincan, Yenikent, Karşıyaka, Elmadağ, Şereflikoçhisar'da çalıştığını, şirketin elektrik direklerinin dikilmesi ihalesi aldığını, nerede ihtiyaç olursa oraya elektrik direği dikmeye gittiklerini, ..., ..., ..., ... ile birlikte çalıştıklarını, hayatta olanların bunlar olduğunu, diğerlerinin vefat ettiğini, isimlerinin Mahkemece okunduğu bordrolardaki şahısların fabrika işçisi, kendilerinin seyyar işçi olduğunu, onları tanımadığını beyan ettiği, davacının bu beyanı üzerine dava konusu dönem bordrosunda adı geçen ..., ... ve ...'ın dinlenmediği ve böylelikle, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre Mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararı gereği dava konusu işyeri dönem bordrosunda adı geçen ..., ... ve ...'ın da beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8548, K. 2024/10190, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama