KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8645 E., 2025/6661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/42 E., 2024/948 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 13. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/184 E., 2022/451 K.
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; diğer davalı Bakanlık bünyesinde bulunan... Bakım Fabrikasında dökümcü olarak çalıştığını, bildirilen hizmetleri için fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davacının bildirimlerinin usulüne uygun şekilde süresine yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, fiili hizmet süresi zammı istemine istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki parağrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-5510 sayılı Kanun'un 17/4/2008 tarihli, 5754 sayılı Kanun'un 25 md. ile değişik "Fiilî hizmet süresi zammı" başlıklı 40. maddesi, maddenin devamındaki tabloda belirtilen iş yerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu iş yerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir.
360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki iş yerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmasının şart olduğu düzenlenmiştir.
40. maddede bulunan tablonun 8 numaralı paragrafında, döküm fabrikalarında döküm kalıp ve maçalarının yapılması ve döküme hazır duruma getirilmesi işlerinde çalışanlar, döküm şarjının hazırlanması ve her çeşit maden eritme (izabe) fırınlarının döküme hazır duruma getirilmesi işlerinde çalışanlar ve maden eritme ve dökme işlerinde çalışanların her 360 günlük çalışması için 60 gün fiili hizmet süresi zammı verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
İnceleme konusu davada, davacının davalı Bakanlığın 41. Bakım Fabrikasında dökümcü olarak döküm işlerinde çalıştığı, bu çalışmaları nedeniyle 01.10.2008-14.07.2020 tarihleri arasında 4/1-a kapsamda bildirimlerinin yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince dosya içine alınan puantaj kayıtlarına göre davacının fiilen döküm işinde geçen süresinin tespiti ile işbu süreye fiili hizmet süresi zammı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8645, K. 2025/6661, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama