KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8663 E., 2024/9925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2378 E., 2024/587 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 25. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/18 E., 2022/490 K.
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 01.01.2000 ile 01.04.2014 tarihleri arasında hiç bildirimi yapılmayan sürelerde davacının davalı işyerinde asgari kazanç üzerinden 4/1-a kapsamında sigortalı çalıştığının tespitini ve 01.04.2014 ile 01.06.2014 tarihleri arasında davalı ... adına yapılan kısmi zamanlı bildirimlerin iptalini, bu hizmetlerin davacı adına ayda 30 gün üzerinden hizmet olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Apartman Yönetimi vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı definde bulunmuş, davacının değil eşinin kısmi zamanlı çalışmalarının olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
3.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı yerine davalılardan eşi ...’nin 01.04.2014 tarihinden itibaren sigortalı gösterildiğini, bu nedenle hiç bildirim yapılmayan sigortalılara ilişkin kabul edilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığını, işverence sigortaya bildirim yapıldığını, ancak başka bir kişi adına bildirim yapıldığını, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesini kabul etmediklerini belirterek kararı istinaf etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ihtilaflı dönemde dava dışı işyerlerinden kısmi bildirimlerinin bulunduğu, davacının çalışmasının geçtiğini iddia ettiği 01.01.2000- 01.04.2014 tarihleri arasında davalı işyerinden davacının çalışmalarına ilişkin olarak Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nde belirtilen ve hak düşürücü süreyi ortadan kaldıran işlemlerden herhangi birisi bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8663, K. 2024/9925, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama