KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8764 E., 2025/5928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/600 E., 2024/468 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/203 E., 2022/867 K.
Karar Metni
1.538 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette iplik bölümünde makine operatörü sıfatıyla çalışmaya başladığı, Kasım 2015'den itibaren ise aynı işi yapmakla birlikte kendisine vardiya amiri sıfatı da verildiği, çalıştığı süre zarfından bedenen çok ağır şartlarda çalıştırıldığı, öyleki kendisine yaptırılan işlerin birçoğu erkek çalışanlar tarafından dahi zorlukla yerine getirilebilmekte olduğu, müvekkilinin makine operatörülüğünün yanı sıra çalıştığı iplik bölümüne gelen hammadde ve ürün kolilerinin taşınması işi de yaptırıldığı,
haftanın ortalama iki günü 700-750 kg ağırlığındaki transpaleti 100 metre kadar çekmek zorunda bırakıldığı, bedenen altından kalkamayacağı şekildeki bu çalışması nedeniyle yaklaşık bir yıl kadar sonra zaman zaman bel bölgesinde ağrı hissetmeye başladığı, ancak Nisan 2016' da belinde oluşan ağrılar dayanılmaz bir hal aldığı, Müvekkiline verilen 11.11.2016 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda 01.11.2016 tarihinde Bel Ağrısı, Sol Bacağında Ağrı ve Güçsüzlük şikayeti ile İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi'ne yattığı ve 08.11.2016 tarihinde taburcu edildiği belirtildiği,
Bu raporda da kendisine İntervertebral Disk Bozuklukları, Tanımlanmış (Lomber) (Mesleki) tanısı konduğu, hastalığının tedavisine rağmen tam olarak iyileşmediği ve malüliyetine yol açtığı sabit olduğu, müvekkilime atfedilecek bir kusur da bulunmayıp işverenin %100 kusurlu olduğu, meslek hastalağı nedeniyle 1.000-TL maddi tazminat , 50.000-TL manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iplik bölümünde makine operatörü olarak çalışmakta olup, müvekkil şirket tarafından kendisine işi ile ilgili tüm eğitimler verildiği, bu husus deliller arasında yer alan ve davacının bizzat kendi imzasını taşıyan belgeler ile de sabit olduğu, müvekkilinin İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında vermiş olduğu ve bizzat davacının da katılım sağladığı davacının taşımaya dair bir rahatsızlığı bulunsa dahi bunun müvekkilin kusurundan değil, kendisinin şahsi kusurundan kaynaklanmış olduğu,
bu doğrultuda davacının neye dayanarak bedenen ağır koşullar altında çalıştığı iddiasında bulunduğunu anlamak mümkün olmadığı, davacının açıkça kötü niyetli bir tutum sergileyerek müvekkilden haksız kazanç sağlama amacı taşıdığı ortada olduğunu iddia ederek davacının haksız ve mesnetsiz iddiaları ile açılan huzurdaki davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "...Davacı tarafça meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş olup, davacının maluliyetinin belirlenmesi için SGK'na başvurusu sonucunda maluliyetin gerekmediğinin belirtildiği, itiraz üzerine itiraz üzerine dosyanın ATK'na tevdi edildiği, maluliyetinin %11,3 olarak belirlendiği, raporlar arasında farklılık olması sebebi ile ATK Üst Kurulu tarafından ...’de lomber disk hernisi hastalığının mevcut olduğu,
kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği, ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de toplumda sık olarak görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında; kişinin çalıştığı iş kolunun disk hernisi hastalığı için yönetmelikte tanımlanan meslek grupları arasında yer almaması,
işi gereği yaptığı eylemler ve mevcut tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde hastalığının meslek hastalığı olarak değerlendirilmediği belirtilmiş olup, ATK Üst Kurulu kararının bağlayıcılığı da dikkate alınarak davanın reddine." ve 13/12/2022 tarihli tashih şerhinde.
"Mahkememizin 17/11/2022 tarihli 2017/203 E 2022/867 K sayılı ilamının 3 .maddesinde "Maddi tazminat yönünden tarife gereğince hesaplanan 56.200,66 TL ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalıya verilmesine," şeklinde yazılmış ise de davaların tamamının reddi durumunda AAÜT Genel hükümler başlıklı tarifenin 13. Maddesinin 4. Fıkrası gereğince vekalet ücreti hesaplamasında maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkememizce vekalet ücreti hesabında maddi hata yapıldığı anlaşıldığından mahkememiz kararının 3.maddesinin.
"Maddi tazminat yönünden tarife gereğince hesaplanan 9.200 TL ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, " şeklinde tashihine.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının intervertebral disk bozuklukları diğer tanımlanmış (lomber) sekel mesleki hastalığının tespit edildiğini ancak maluliyetinin olmadığının belirtildiğini, davacının mesleki hastalığı tespit edilmiş olmasına rağmen maluliyet oranının verilmemiş olması nedeni ile davacı tarafça Kurul Kararına itiraz edildiğini, itiraz üzerine dosyanın ATK'ya gönderildiğini, ATK'nın 17.12.2020 tarih ve 69365276-101.01.02-2020/73616 sayılı raporunda davacının maluliyetinin %11,3 olarak belirlendiğini,
ilk derece mahkemesinin ise hiçbir hukuki değerlendirme yapmadan işbu raporu baz alarak davanın reddine karar verdiğini, ATK raporunda her ne kadar davacının geçirmiş olduğu hastalığın meslek hastalığı olarak tanımlanmamış olduğu belirtilmesi de bu durumun yasal mevzuata aykırı olduğunu, ATK'nın raporunun hatalı olduğunu, nitekim ATK üst kurul raporunda hatalı olarak her ne kadar hastalığın meslek hastalığı olarak tanımlanmamış olduğu belirtilmiş ise de raporun sonunda "hastalığın iş ile ilgili hastalık" olduğunun tespit edildiğini,
davacının 26.09.1994 doğumlu olup davalı şirkette çalışmış olduğu 2013 - 2016 yılları arasında 19 - 22 yaşlarında olduğunu, davacının 27.09.2013 tarihinde davalı şirkette iplik bölümünde makine operatörü sıfatıyla çalışmaya başladığını, Kasım 2015'den itibaren ise aynı işi yapmakla birlikte kendisine vardiya amiri sıfatının da verildiğini, davacının vardiyası sırasında makine operatörü olarak kendi sorumluluğundaki üç tanesi büyük bir tanesi küçük olmak üzere toplam dört adet iplik makinesinin kurulumunu ve faaliyetini sağladığını,
bu makinelerin kurulumunun her vardiya değişiminde tekrar yapılması gerektiğinden çalışılan her gün makine kurulumu yapıldığını, bu makine kurulumlarının belden eğilmek suretiyle yapılmak zorunda kalındığından davacının belinde ciddi bir yük oluşturduğunu ve rahatsızlık verdiğini, bu hususların dosyada gerek talimat gerekse de duruşmada dinlenen tanık beyanları ile de sabit hale geldiğini beyanla temyiz talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından 12.12.2022 tarihli talep dilekçesi uyarınca tesis edilen vekalet ücretine dair hükmün yanlış olduğu iddiası ile 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu'nun "hükmün tashihi" başlıklı 304. maddesi uyarınca düzeltilmesinin talep edildiğini ve ilk derece mahkemesi tarafından vekalet ücreti hesabında maddi hata yapıldığı gerekçesi ile anılı kararın "maddi tazminat yönünden tarife gereğince hesaplanan 9.200 TL ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalıya verilmesine" şeklinde tashih edildiğini,
ancak işbu tashih kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olup vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlıkların maddi hata niteliğinde olmayıp bu eksikliklerin hükmün tashihi yoluyla giderilemeyeceğini, HMK m. 304 hükmünde düzenlenen hükmün tashihinin, yalnızca hükümde yer alan yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların düzeltilmesi amacını taşıdığını, İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya aykırı bir şekilde tesis edilen tashih kararında hukuka uygunluk bulunmadığından, bu tashih kararına karşı temyiz talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek hastalığı sonucu nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacı hakkında İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 28.05.2018 tarih 457 sayılı meslekte kazanma gücü kaybı oranı (sürekli iş göremezlik derecesi) tespitine ilişkin sağlık kurulu kararında; meslek hastalığının anlaşıldığı tarih: 26.03.2018 sürekli iş göremezlik derecesine esas teşkil eden sağlık kurulu raporlarına davacı da İntervertebral disk bozuklukları lomber sekel mesleki hastalık tespit edildiği, MKGKO %0, maluliyet gerekmediği, yardıma muhtaç olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği,
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu 06.08.2018 tarih 61/13058 sayılı kararda sağlık kurulu raporlarına istinaden SGKB İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce (Kurum Sağlık Kurulu) adı geçenin intervertebral disk bozuklukları diğer tanımlanmış (...) sekel mesleki hastalık tespit edilmiş olup, MKGKO %0 (sıfır) mesleki maluliyet oranı tespit edildiği,
karara itiraz üzerine ATK 3. İhtisas Kurulu 18.09.2020 tarihli kararı ile davacının 09.09.2020 tarihinde yapılan mauyenesinde tespit edilen kronik radikülit arızası nedeniyle, E cetveline göre %11.3(yüzdeonbirnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı oy birliği ile mütalaa edildiği, çelişki ve itiraz nedeniyle Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından 24.02.2022 tarihli raporunda ".. kızı, 26/09/1994 doğumlu ...’de lomber disk hernisi hastalığının mevcut olduğu,
kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği, ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de toplumda sık olarak görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında; kişinin çalıştığı iş kolunun disk hernisi hastalığı için yönetmelikte tanımlanan meslek grupları arasında yer almaması, işi gereği yaptığı eylemler ve mevcut tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde hastalığının meslek hastalığı olarak değerlendirilmediği,.." gerekçesi ile mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince, Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacının müracaatı üzerine davacı da intervertebral disk bozuklukları diğer tanımlanmış (lomber) sekel meslek hastalığı sayıldığı bu kararın kurumu bağladığı yargılama sırasında alınan ATK 2. Üst Kurul tarafından meslek hastalığı sayılmadığından dava reddedilmiş ise de Kurum bu davada taraf olmadığından davalı tarafa meslek hastalığı olmadığına yönelik Kurum ve davacıyı da taraf göstermek suretiyle açılacak davanın bekletici mesele yapılması suretiyle davanın sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olmuştur.
Yine kabule göre de davanın esastan reddedildiği gözetilerek davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmasına rağmen uygulamada yeri olmayan tashih şerhi ile maddi hata kabul edilerek düzeltilemeyeceği gözetilmeksizin davalı lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olup İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8764, K. 2025/5928, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama