KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8954 E., 2024/11621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/737 E., 2024/974 K.
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/65 E., 2023/2 K.
Karar Metni
1.381 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl dava ve birleşen davada özetle; dava dışı Kamacı Yapı İnşaat Limited Şirketi’nin Kuruma olan prim borçlarından dolayı davacılar adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıların limited şirket ortağı olduklarını, sermaye hisseleri oranında borçtan sorumlu olduklarını, Kurum alacaklarının zamanaşımına uğradığı iddiasının yerinde olmadığını, iflas erteleme kararının borcun varlığını ortadan kaldırmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1-Asıl davanın ve birleşen (Mahkememizin 2022/145 Esas sayılı dosyası ) davanın kabulü ile
a)Davacılar ... ve ... adına düzenlendiği anlaşılan;
-İdari para cezası konulu, 2021/12838 takip numaralı, 2021/12839 takip numaralı ve 2021/12840 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline,
-2016/19103 takip numaralı ve 2015/10-2015/12 ayları arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirinin iptaline,
-2019/11590, 2019/11591, 2019/11592 takip numaralı ve 2018/4-2019/2 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
-2019/21389, 2019/21390, 2019/21391 takip numaralı ve 2015/10-2019/3 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
-2020/13946, 2020/13947, 2020/13948 takip numaralı ve 2019/4-2020/6 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
-2021/11925, 2021/11926 takip numaralı ve 2020/7-2021/4 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
-2021/12835 takip numaralı ve 2020/11-2021/9 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirinin iptaline,
-2021/12836 takip numaralı ve 2020/11-2021/9 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirinin iptaline,
-2021/12837 takip numaralı ve 2021/8.aya ait ödeme emirinin iptaline,
-2022/10924, 2022/10925 takip numaralı ve 2021/10-2021/12 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
b)Davacı ... adına düzenlendiği anlaşılan;
-2022/13456, 2022/13457 takip numaralı, 2022/1. ve 2022/2. ayına ait ödeme emirlerinin iptaline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"Ödeme emirlerine konu borç tarihleri tedbir kararından, iflas erteleme ve iflas kararı tarihlerinden sonra olduğundan haklı sebep teşkil eden bu durumlar nedeniyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesinde hata bulunmamaktadır. Davalının bu hususlara ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.
Davacı asıl ve birleşen davalarda ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiş olmakla, birleşen davalar bağımsızlıklarını koruyacaklarından AAÜT 8. maddesine göre ayrı vekalet ücretine hükmedilmemiş olması hatalıdır. Davacının istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
Davalı harçtan muaf olduğu halde bakiye harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi ve yargılama gideri olarak davalıdan harç tahsil edilmesi hatalı olup davalının istinaf talebi bu konuda kabul edilmiştir.
Belirtilen hususlara ilişkin istinaf talebi yerindedir. Bununla birlikte bu hataların düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, kararın ortadan kaldırılmasına, yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H ü k ü m : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine,
A)Asıl davanın (Mahkemenin 2022/65 esas sayılı dosyası) kabulü ile davacılar ... ve ... adına düzenlendiği anlaşılan;
İdari para cezası konulu, 2021/12838 takip numaralı, 2021/12839 takip numaralı ve 2021/12840 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline,
2016/19103 takip numaralı ve 2015/10-2015/12 ayları arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirinin iptaline,
2019/11590, 2019/11591, 2019/11592 takip numaralı ve 2018/4-2019/2 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
2019/21389, 2019/21390, 2019/21391 takip numaralı ve 2015/10-2019/3 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
2020/13946, 2020/13947, 2020/13948 takip numaralı ve 2019/4-2020/6 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
2021/11925, 2021/11926 takip numaralı ve 2020/7-2021/4 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
2021/12835 takip numaralı ve 2020/11-2021/9 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirinin iptaline,
2021/12836 takip numaralı ve 2020/11-2021/9 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirinin iptaline,
2021/12837 takip numaralı ve 2021/8.aya ait ödeme emirinin iptaline,
2022/10924, 2022/10925 takip numaralı ve 2021/10-2021/12 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
B)Birleşen dosyanın kabulü (Mahkemenin 2022/145 esas sayılı dosyası ) ile davacı ... adına düzenlendiği anlaşılan 2022/13456, 2022/13457 takip numaralı, 2022/1. ve 2022/2. ayına ait ödeme emirlerinin iptaline" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle,davacıların 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde düzenlenmiş olan haklı sebep kavramından istifade edebileceğini kabul etmenin mümkün olmadığını, davacıların limited şirket ortağı olmaları nedeniyle 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca ortaklık payları oranında ödeme emirleri kapsamındaki prim borçlarından sorumlu olduklarını, kararın bu haliyle hatalı olup, temyiz ettiklerini;
Diğer taraftan, 2014/517 E. sayılı iflas erteleme dosyasında tesis edilen 11.02.2022 tarihli ek karar ile dava dışı şirketin iflasına ve şirket lehine verilen tüm ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına hükmedildiğini, ilgili karardan müvekkil Kurumun da haberdar edildiğini, bu aşamadan sonra,
17.03.2022 tarihinde müvekkil Kurum tarafından davacılar adına ödeme emirleri tanzim edilerek gönderildiğini, yoksa, iflas erteleme süreci içerisinde yapılmış bir işlem bulunmadığını, iflas erteleme tedbirleri sebebiyle borcun ödenmemesindeki haklı sebep halinin ancak iflas erteleme süreci içerisinde kabul edilebileceğini, bu süreç olumlu veya olumsuz sonuçlandıktan sonra (iflas erteleme süreci sona ermiş olmakla) madde kapsamındaki kişilerin müşterek ve müteselsil sorumlulukları olduğundan borçları ödememe konusunda haklı sebepleri olduğundan bahsedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık davacıların ödeme emirleri kapsamındaki borçlardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya kapsamı incelendiğinde, 26.12.2014 tarihinde dava dışı borçlu şirketin iflasının ertelenmesinin talep edildiği, 07.01.2015 tarihli ara kararıyla iflas erteleme talepli açılan davada tedbir talebinin kabulüne, iflas erteleme isteğiyle ilgili karar verilinceye kadar davacı şirket aleyhine takip yapılmamasına, yapılan takiplerin durdurulmasına karar verildiği, 08.11.2018 tarihinde iflasın ertelenmesine karar verildiği, kararın 21.04.2021 tarihinde kesinleştiği, 11.02.2022 tarihinde ise şirketin iflasına karar verildiği; Mahkemece ödeme emirlerine konu borç tarihleri tedbir kararından, iflas erteleme ve iflas kararı tarihlerinden sonra olduğundan anılan kararların davacılar lehine haklı sebep oluşturduğu değerlendirilerek ödeme emirlerinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanun'un 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35. maddelerinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanun'un 80. maddesi. "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş.
5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir.
6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde; limited şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlenmiş; mükerrer 35. maddesinde ise amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.
4.Eldeki davada ticaret sicil kaydına göre davacıların borçlu Şirketin ortağı oldukları, davacı Şirket ortakları yönünden 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca Şirketin Kuruma olan borçlarından ortaklık payları oranında sorumlu oldukları dikkate alınarak ve bu kapsamda araştırma yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre prim borcunun prim borçlusu Şirketten tahsil imkansızlığı araştırılıp davacıların ortaklık payları da gözetilip sonucuna göre karar verilmelidir.
5. Ayrıca dava dilekçesinde davacı ... tarafından mirasın reddi davası açıldığı ve davanın Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/201 Esas no.lu dosyasında halen derdest olduğu belirtilmiştir. Buna göre İlk Derece Mahkemesince; mirasın reddi davası açan ...'ya bu hususta ilam getirmesi için süre tanınması ve açılan mirasın reddi davası, davacı ... yönünden bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8954, K. 2024/11621, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama