KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/909 E., 2024/2409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1549 E., 2023/2316 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Uşak 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/230 E., 2021/99 K.
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın Fer'i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 13.01.2019 tarihinden iş akdini haklı olarak feshettiği tarihe kadar kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 11.12.2020 tarihli beyan dilekçesi ile müvekkilinin davalı işveren nezdinde 13.01.2019 tarihinden 29.02.2020 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, davacı ile müvekkilinin davacının ayda 8 gün müvekkiline ait işyerinde çalışması konusunda anlaştıklarını, taraflar arasında sözleşme imzalandığını, davacının çalıştığı tüm sürelerin SGK'ya eksiksiz olarak bildirildiğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil SGK vekili, davacının tespitini istediği tarih aralığını dilekçesinde net olarak belirtmesi gerektiğini, davacının sigortalılık kaydı bulunmayan sürelerde davalı işverene ait işyerinde çalıştığını resmi, yazılı belge ve tanık beyanlarıyla ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1-Davacının davalı ...'a ait işyerinde 20.02.2019-29.02.2020 tarihleri arasında ayda 30'gün üzerinden tam zamanlı olarak hizmet akdine dayalı kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Fer'i müdahil Kurum ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, davacı ile müvekkilinin davacının ayda 8 gün müvekkiline ait işyerinde çalışması konusunda anlaştıklarını, taraflar arasında sözleşme imzalandığını, müvekkilinin davacının çalıştığı sürelere ilişkin tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının çalıştığı sürelerin SGK'ya eksiksiz olarak bildirildiğini, sürelerin eksik bildirildiği iddialarının asılsız olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.İstinaf kanun yoluna başvuran fer'i müdahil Kurum vekili, davanın kabulü için yeterli somut delil olmadığını, davanın ispatlanamadığını, davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla usul ve Kanun'a aykırı kısmen kabul kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı mirasçıları temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer’i müdahil Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı mirasçıları özetle; mirası reddettiklerini beyan ederek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 86/8 inci maddesidir.
3. Değerlendirme Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak HMK.'nun 27 nci maddesi hükmü uyarınca, hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur.
Taraf ehliyeti dava şartıdır, davanın her aşamasında hakim tarafından incelenebilir, taraflar da davanın sonuna kadar bunu ileri sürebilirler. Bu itibarla, davanın taraflarından birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde mirasın reddi düzenlenmiş olup, anılan Kanun'un 605 inci maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez. Bu halde mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımı ile davaya devam edilir.
Mirasçıların tamamının mirası reddetmeleri halinde Türk Medeni Kanunu' nun 612 nci maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.
Bu durumda, yargılama sırasında vefat eden davalının dava ehliyeti sona erdiğinden ve yasal mirasçıları tarafından da davalının mirası reddedildiğinden mirasın, TMK’nun 612 nci maddesi gereğince Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerekir. Mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedilmesinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir.
HGK'nun 3.7.2002 tarih E.15-572 K.577 sayılı kararında da açıklanan bu ilkelere değinilmiştir.
Somut davada, davalı ...’un 15.02.2012 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının tamamının mirası reddettiklerine dair kararın sunulduğu anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nun 612 nci maddesi gereğince terekesinin tasfiyesi ve tasfiye memuru atanması için murisin son ikametgahındaki Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunarak atanacak tasfiye memuru davaya dahil edildikten ve sunulacak deliller toplandıktan sonra varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/909, K. 2024/2409, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama