KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9121 E., 2024/11893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/536 E., 2024/805 K.
- İlk derece mahkemesi
- Taşköprü Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/119 E., 2023/231 K.
Karar Metni
1.280 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.06.1976 tarihinde, 3701012017987 sigorta sicil numarasıyla Orman Genel Müdürlüğüne bağlı Taşköprü Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı olarak Hanönü Orman İşletme Şefliğinde işe başladığını, sigortalılığın başlangıç tarihinin her nasılsa 01.06.1977 olarak gözüktüğünü bu hususun emeklilik işlemleri için başvurduğunda açığa çıktığını, görevli memurların davacıya mahkemeye başvurması gerektiğini söylediğini, gerçekte işe başlama tarihinin 01.06.1976 tarihi olduğunu, bu tarih baz alındığında emeklilik işlemleri ilgili bir sorunun kalmayacağını ve davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazanacağını belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.06.1976 olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi Kaldırma kararı sonrasında verdiği beyan dilekçesinde talebinin 01.07.1976- 30.09.1976 tarihleri arasında davalı işverenlik nezdinde asgari ücretle çalıştığının tespitine ilişkin olduğunu belirtmiştir.
II.CEVAP
1.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle.
5521 sayılı Kanun'un 7/3. maddesi gereğince hizmet tespit davalarında SGK'nın asli Kurum olmaktan çıktığını, bu sebeple SGK'ya doğrudan dava açılamaycağını, sadece işveren aleyhine dava açılması gerektiği SGK'ya ihbar yapılması gerektiğini SGK'nın davada feri müdahil olacağını ve kabul halinde yargılama giderlerine SGK aleyhine hükmedilemeyeceğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile davanın reddi gerektiğini resmi işe giriş bildirgesi bulunmayan davacı hakkında 1976 senesi itibari ile hizmetin tespitine karar verilemeyeceğini,
davacının iddia ettiği gibi böyle bir yeri var ise vergi dairesinden kaydının sorulması gerektiğini, ilgili bordroların getirilmesi gerektiğini komşu iş yerlerinde çalışan kişilerin resen tanık olarak dinletilmesi gerektiğini ücret bordları ve hizmet cetvelerinin çıkartılması gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...
İşletme Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden red edilmesi gerektiğini 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası gereğince sigortalı çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açması gerektiğini bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, İşletme Müdürlüğüne sigorta kayıtlarının bildirilmemiş olduğunu, Yargıtayın tanık olarak iddia edilen dönemde iş yerinde çalışmış bordro tanıklarının ( aynı dönemde SGK'ya bildirimi yapılmış işçilerin) dinlenilmesi gerektiğini bu işçilerin var ise temin edilip dinletilmesi gerektiğini,
belge olarak temin edilecek belgelerin çalışma döneminden sonra düzenlenebilir olan belgeler olmaması gerektiğini yoksa başkaca belgelerin dikkate alınmaması gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile Davacının -... tarihleri arasında Orman Genel Müdürlüğüne bağlı Günlüburun Orman İşletme Şefliğinde ... numaralı iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, Davacının 01.07.1976-30.09.1976 tarihleri arasında mevcut bulunan hizmetin daha sonraki hizmetleri ile birleştirilmesine, yatırılmayan primlerin davalı Kurum tarafından ödenmesine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hizmet tespiti davalarının açılmasına ilişkin 5 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğünü, davanın hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının idarelerinde çalıştığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, çalışan olmadığından da bildirimi yapılmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Feri müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre geçtikten sonra dinlenilen davada davacı lehine kurulan hükmün süre bakımından hukuka aykırı olduğunu, davacının çalışmasının blok çalışma olmadığını, aralıksız ve kesintisiz çalışma yapmadığının sabit olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, tüm tanık beyanlarının davacının çalışma olgusunu tarih ve süre olarak net bir şekilde tutarlı ifadelerle doğrulmadıklarını, orman kesim işi yaptığını iddia eden davacının bahsi geçen ve hizmetinin tespitine karar verilen tarihte 14 yaşında bir çocuk olduğunun dikkate alınmadığını,
16 yaşından küçük işçi çalıştırma yasağının olduğunu ve bir kamu Kurumu olan orman idaresinin küçük yaştaki işçi çalıştırdığının kabulünün hayatın olağan akışına ve kamu düzenine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9121, K. 2024/11893, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama