KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9281 E., 2024/9480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/97 E., 2024/142 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen 17.02.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi, ödenmeyen aylık ve ikramiyelerin yasal faizleriyle tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının Almanya sigorta başlangıç tarihinin borçlanılan süre kadar geriye götürülerek ilk tahsis talebi olan 17.02.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına, ödenmeyen aylık ve ikramiyelerin yasal faizleriyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli, 2020/183 Esas, 2022/24 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkeme kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi'nin 14.09.2023 tarih, 2022/517 Esas, 2023/1631 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemiz bozma ilamında, " ...İnceleme konusu davada, 14.02.1971 doğumlu davacı adına Almanya'da ilk kez 07.04.1992 tarihinde "hamilelik/anneliğin korunması" kapsamında sigorta primi ödendiği davacının 07.04.1992 tarihi itibariyle Alman Rant Sigortası kapsamına girdiği, yurt içinde 11.07.2015 - 21.07.2015 tarihleri arasında 11 gün 4/1-a kapsamda çalışmasının bulunduğu, 13.06.1992 - 25.04.2006 tarihleri arasında 4993 gün 4/1-b kapsamda yurt dışı borçlanma süresi, 26.04.2006 - 25.10.2009 tarihleri arasında 1260 gün 4/1-a kapsamda yurt dışı borçlanma süresinin bulunduğu,
17.12.2020 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebi aşamasında ise 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi (ı) bendi kapsamında, kadın sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için taşıması gerekli tahsis şartları olan 20 yıl, 48 yaş, 5525 gün sigortalılık süresini, 23 yıl sigortalılık süresi, 49 yaş ve 6264 gün sigortalılık süresi ile fazlasıyla taşıdığı anlaşıldığından, Mahkemece davanın kabulü..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının Alman Rant Sigortasına giriş tarihi olan 07.04.1992 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak kabulü ile davacının tahsis talep tarihi olan 17.12.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.01.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı ve bayram ikramiyelerinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 17.02.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi, ödenmeyen aylık ve ikramiyelerin yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 ve 506 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9281, K. 2024/9480, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama