KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9419 E., 2024/12475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/89 E., 2024/971 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 37. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/85 E., 2022/303 K.
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 07.02.2020-27.02.2020 tarihleri arasında davalıya ait avukatlık bürosundaki hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının açtığı davada 17.02.2020-27.02.2020 dönemi için tespit talebinde bulunduğu, kısa karar yazılırken 17.02.2020-26.02.2020 (dahil) şeklinde hüküm kurulması gerekirken 17.02.2020-03.03.2020 (dahil) şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmış, kısa karar değiştirilemeyeceğinden aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 17.02.2020-27.02.2020 döneminde davalı nezdinde kesintisiz çalışma iddiasında bulunduğu ve gerçek ücret tespiti talep ettiği, davacı adına davalı iş yerinden 27.02.2020-04.03.2020 döneminde bildirilen hizmetlerinin bulunduğu, davalı iş yerinin dava konusu dönemde kanun kapsamında olduğu, bordro tanıklarının dinlendiği, Mahkemece toplanan delillere dayalı olarak asgari ücret üzerinden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Kurum kayıtları, tanık beyanları, duruşmasına girilen dosya bilgilerine, ücrete ilişkin belge bulunmamasına göre dava konusu döneme ilişkin verilen kararın yerinde olduğu, talep dışındaki zaten bildirim yapılan süreye ilişkin Mahkeme kabulünün sonuca etkili olmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının, davalı işyeri tarafından 27.02.2020 ile 04.03.2020 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiğini, ayrıca davacının konu hakkında Kuruma bir başvurusunun olmadığının tespit edildiğini, iş yeri dosyasında anılan dönemleri kapsayan bir rapora da rastlanılmadığını, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9419, K. 2024/12475, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama