KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9427 E., 2024/11901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2090 E., 2024/267 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Polatlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/301 E., 2022/387 K.
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın 03.10.2011-02.08.2017 tarihleri arasında davalının evinde ev işleri, alışveriş, fatura ödeme ve davalı ile eşi ...'ın bakımlarına yardımcı olmak vb. işler için işe başladığını, iş akdinin davalı tarafından feshedildiği 02.08.2017 tarihine kadar çalışmasını sürdürdüğünü, 5 yıldan fazla sürdürdüğü bu çalışması için müvekkilinin sigortasının yaptırılmadığını, hakkı olan sosyal güvenlik imkanlarından faydalandırılmadığını, davalının eşi ...'ın vefatı ve davalının da yeni bir evlilik yapması nedeniyle iş akdinin bildirimsiz olarak fesih edildiğini belirterek, müvekkili davacının davalı yanında 03.10.2011-02.08.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş akdinin yapıldığını iddia edilen tarihlerde yurt dışında bulunduğunu, eşi ... ile kızı ...'in ilgilendiğini, ...'ın da ... ve mümeyyiz olduğunu, yurt dışında bulunan müvekkili ile davacı arasında iş akdi yapılmadığını, bu durumu yurt dışına giriş çıkış tarihleri ile tanık dahil her türlü delille kanıtlayacaklarını belirterek davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olduğunu, bildirilmeyen bu kayıtlar için müvekkili Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, usulünce düzenlenen işe giriş bildirgesi mevcut olsa bile bu belgenin salt işe almayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini, bu nedenle davacının dava konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığını ya da ücret aldığını gösterir belgelerin araştırılması gerektiğini,
sigortasız çalıştırılma iddiasının yazılı belgelerle ispatlanamaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Sosyal Güvenlik Kurumunun yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "-tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile birlikte çalıştığını beyan eden diğer bakıcıların, komşuların ve davalının kızı ...'in beyanları, Mahkememiz 2017/300 E. sayılı dosyası ve bu dosyada dinlenen tanık beyanları, Mahkememiz dosyasında yapılan keşif göz önüne alındığında, davacının 03.10.2011-02.08.2017 döneminde davalıya ait evde kesintisiz olarak bakıcı ve ev hizmetlerinde yardımcı olarak çalıştığının sabit olduğu, prime esas kazanç tespitine ilişkin istemin yazılı delille ispatı gerektirdiği,
bu konuda yazılı delil başlangıcı sayılacak bir delil de bulunmadığı anlaşıldığından, davacının 03.10.2011-02.08.2017 döneminde Kuruma bildirilmeyen eksik olan hizmetin asgari ücret üzerinden tespitine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin tüm mirasçılara husumet yöneltilmesi talebi, davacının mirasçılarla hizmet akdine tabi bağımlılık unsuru olmaması sebebiyle reddedilerek.." Gerekçesi ile "..davanın kabulüne davacının davalı ...'ın evinde 03.10.2011-02.08.2017 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden ve hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine...." yönünde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..dosya kapsamından davacının dava edilen dönemde sigorta kaydının olmadığı, davalının eşi ...’ın gözleri görmediği ve bakıma muhtaç olduğu, ...'ın 09.05.2017 tarihinde vefat ettiği davacının ...’ın ölümünden sonra da bir süre davalıya baktığı anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları, ...’ın hastane kayıtları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının, davalıya ait evde davalının ve eşinin bakımını yaptığı, çalışanların işe alınması ve işten çıkarılmasına ve emir ve talimatların davalı tarafından verildiği anlaşılmakla, davacının Mahkemece kabul edilen dönemde davalı iş yerinde çalıştığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince işyerindeki fiili çalışmanın varlığının yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, çalışmanın niteliğinin de araştırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı ...'ın evinde 03.10.2011-02.08.2017 tarihleri arasındaki çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9427, K. 2024/11901, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama