KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9454 E., 2024/11993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/151 E., 2024/1187 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 17. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/189 E., 2022/221 K.
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 1990 yılında davalı ...Ş.'e ait işyerinde çırak olarak çalışmaya başladığını, işten ayrıldığı Temmuz 1997'ye kadar kesintisiz çalıştığını, ancak davacının 14 yaşında çırak olarak başladığında kayıtlarda bile gösterilmediğini, üstelik davacının 18 yaşına geldiğinde (1994) hala çırak gösterildiğini, sigorta girişinin yapılmadığını, davacının 26.09.1994 ile Temmuz 1997 tarihleri arasındaki çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, usul bakımından öncelikle davacı yanın eldeki davayı süresi içinde açmadığını, zira hizmet tespiti davaları için kanunda 5 yıllık hak düşürücü süre öngörüldüğünü, davacı yanın hak düşürücü süre geçtikten sonra eldeki davayı açtığını, davacının iddialarının gerçeklikten ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, 6552 sayılı yasa 64 üncü maddesine göre feri müdahil olan kurum aleyhine hüküm kurulmamasını, varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dosyadaki bilgi belgelerden, davacı vekili dava dilekçesinde davacının 26.09.1994- Temmuz 1997 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığının tespitini talep ettiği, davacı adına 26.09.1994 tarihli Ankara Çıraklık Eğitim Merkezi ve 4 üncü Akşam Sanat Okulu tarafından işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, davacı adına işveren tarafından 26.09.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmediği, herhangi bir bildirim yapılmadığı, işveren tarafından yukarıda mevzuatta belirtilen belgelerden herhangi birinin davacı adına Kuruma verilmediği, dolayısıyla 5 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalı şirkette 7 yıl boyunca çırak olarak gösterilip normal işçi şartlarında ve mesai saatlerinde çalıştırıldığını, çıraklığı hususunda kanuni süre aşıldığı gibi sigortası ve asgari ücretinin ödenmediğini, sigorta başlangıcının yapılmadığını, davalı şirkette 1990 yılından 1997 yılına kadar çalışan müvekkilinin 1994 yılından itibaren çıraklık kapsamında değil, işçi statüsünde çalıştığı ve buna yönelik hizmet tespitinin yapılması gerektiğini, müvekkilinin çalışmalarına ilişkin sigorta müfettiş raporunun talep edilmediğini,
davacının işe girişinin okul tarafından SGK'ya bildirildiğini ve buna ilişkin deliller dosyaya girmişken davalı şirketçe bir bildirim bulunmadığından bahisle davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... somut olaya bakıldığında; davacının çalışmalarına ilişkin olarak Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen ve hak düşürücü süreyi ortadan kaldıran işlemlerden herhangi birisi bulunmadığından Mahkeme kararı ve gerekçesinin yerinde olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve mülga 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9454, K. 2024/11993, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama