KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9586 E., 2024/12791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/676 E., 2024/951 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/9 E., 2021/217 K.
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin Çorlu Şubesinde 01.09.1992-28.02.2013 tarihleri arasında genel müdür olarak çalıştığını, davacının en son aylık net ücretinin 20.000,00 TL olduğu halde sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını belirterek 01.09.1992-28.02.2013 tarihleri arasındaki prime esas gerçek ücretin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının davalı şirkette farklı pozisyonlarda çalıştığını ancak genel müdür olmadığını, davacının iş sözleşmesinin ikale ile sonlandırıldığını, tazminat ve alacak ... bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; ücret tespitine ilişkin talebin yazılı delille ispatlanabileceğini, Kurum kayıtlarının aksinin eş değer nitelikte resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olmasına rağmen çabuk sonuçlandırılmadığını, davacı tarafından sunulan ilgili makama yazılı 14.12.2017 tarihli belgenin yazılı delil kabul edilmediğini, iş akdinin son bulmasından sonra müvekkiline ödenen tazminatın dikkate alınmadığını ve tanık anlatımları ile iddialarının ispatlandığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 80 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9586, K. 2024/12791, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama