KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9866 E., 2025/257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1581 E., 2024/714 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/352 E., 2022/87 K.
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumca davacıya 08.09.2020 tarihli yersiz ödeme konulu bildirim gönderildiğini, bu bildirimde 01.02.2016 - 18.10.2020 tarihleri arasında yersiz ödenen 7.6692.34 TL borç kaydedildiğinin bildirildiğini, yersiz ödemenin nedeninin sahte hizmet kazandırılması olarak gösterildiğini, davacının emeklilik işleminin iptal edildiğini, yersiz ödemenin iadesi yoluna gidildiğini belirtilerek davalı Kurum işleminin iptaline davacının emeklilikten kaynaklanan tüm haklarının hüküm altına alınmasına, maaşının kesildiği ay itibariyle tekrar ödenmeye başlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'nin 30.09.2020 tarihli denetim raporuna istinaden iş yerinden bildirilen 10.03.2012 - 12.06.2012 tarihleri arasında 94 günlük sigortalılığının fiili çalışmaya dayanmaması sebebiyle iptal edildiğini, davacının hizmetlerinin iptali neticesinde aylık bağlama şartlarının devam edip etmediğinin tetkik edildiğini ve aylık bağlama şartlarının bozulduğu tespit edildiğinden yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle kesildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmediği, ... ile davacı asilin denetim raporunda verdiği ifade ile gelen cevabı yazılarına itibar edildiği, tüm dosya kapsamından denetim raporunun aksine bir delil bulunamadığı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının 2012 yılının 3, 4, 5 ve 6. aylarına ilişkin hizmetinin sahte hizmet kazanımı ile elde edildiği gibi soyut ve dayanaksız bir gerekçeyle hizmetlerinin iptal edildiğini, davalı Kurumun hakkaniyete ve hukuka tamamen aykırı bu uygulamasının Mahkemece adeta tescil edildiğini, Kurum denetmeni tarafından bir başka mükellefe ilişkin soruşturma yapıldığından bahisle davacının ifadesinin alındığını ve kendisi tarafından kabul edilmemiş beyanı aleyhine bir delil olarak değerlendirildiğini,
dava konusu tarihte çalıştığı iş yeri sahibi ve komşu iş yeri tanıklarının beyanları nazara alınmaksızın davanın tarafı davalı Kurumun elemanları tarafından hazırlanmış bulunan denetim raporlarına dayanarak hüküm kurulduğunu, davacının ciddi anlamda mağduriyetine sebep olacak şekilde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı ... unvanlı işyerinde 10.03.2012 - 12.06.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığı, Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9866, K. 2025/257, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama