KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9917 E., 2024/11398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/626 E., 2024/1675 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/286 E., 2023/530 K.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 10.07.1973 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlayan ve 01.08.1973 - 10.07.1977 tarihleri arasında emeklilik keseneği ödemeleri bulunan, 26.10.2016 - 31.08.2017 tarihleri arasında da 5510 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesi kapsamında sigortalılığı olmak üzere toplam 1806 gün prim ödeme gün sayısı bulunan davacının, maluliyet durumunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline, davacıya maluliyet talep tarihi dikkate alınarak maluliyet aylığı bağlanması, birikmiş maluliyet aylıklarının 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gözetilerek her bir aylığa isabet edecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının talebinin, 5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi kapsamında çalışma gücü kaybının en az %60 olmadığından reddedildiğini, davacının itirazları sonucunda Yüksek Sağlık Kurulu'nun itirazları reddettiğini, maluliyet aylığı bağlanabilmesi için aranan yasal şartlar oluşmadığından, Kurumun davacı için tesis etmiş olduğu işlemin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili özetle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına yönelik kararında, müvekkilinin 26.01.2018 tarihli raporunu esas aldığını, müvekkilinin yargılama esnasında müvekkilinin, kanser hastalığı nedeniyle maluliyet oranının artıp artmadığı yönünde araştırma yapmadığını, kaldırma kararı sonrası Adli Tıp Kurumundan 4 yıl sonra alınan kararda, 2018 yılındaki raporun esas alındığını, müvekkilinin yeniden, tam teşekküllü bir hastaneden raporunun aldırılması ve alınacak yeni raporun Adli Tıp Kurumu tarafından değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık maluliyetin tespiti ve maluliyet aylığına hak kazanıldığı ile aylıkların yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 25 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9917, K. 2024/11398, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama