KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/1000 E., 2025/2460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/738 E., 2024/962 K.
- İlk derece mahkemesi
- Osmaniye 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/343 E., 2022/173 K.
Karar Metni
909 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının...’ya ait işyerinde 01.01.1991 tarihinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davacı adına 01.01.1991 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma verilmesine rağmen davacı adına prim yatırılmaması, dört aylık dönem bordrosunun işveren tarafından verilmemesi ve 01.01.1991 tarihinde 1 gün çalıştığına dair elinde somut delillerin olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.01.1991 tarihi itibariyle Mülga 506 sayılı Kanun'a tabi 1 günlük hizmetinin olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kuruma prim yatırılmadığından ve dönem bordrosu verilmediğinden dolayı davasının ret edilmesi gerekirken kabul edildiğini, tanık beyanlarının birbiriyle çeliştiğini, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 79, 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.
Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına...ünvanlı işyerinin 78513 sicil sayılı işyerinden 01.01.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyeri tescil bilgilerine göre tüpgaz bayi satışı mahiyetli bu işyerinin 01.01.1991-01.09.2005 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinden dava konusu 1991 ile 1990 yılından bordro verilmediği,
komşu işyeri araştırmasının sadece emniyet aracılığıyla yapıldığı bu kapsamda belirlenen 4 komşu işyerinden ... (inşaat malzemesi satıcısı), ... (kıraathane)'nin dinlendiği ancak her iki tanığın da vergi kayıtlarına göre dava konusu dönemde faal olmadıkları sonraki tarihlerde vergi kayıtlarının olduğu, öte yandan davacı tanığı olarak ...'un ise iş yerinin karşısında kahve işlettiğini beyan ettiği, ancak vergi kaydı, iş yeri açma ruhsatı, iş yeri tescil bilgileri vb. kayıtlar getirtilmediğinden beyanının denetlenmediği, öte yandan geniş çaplı komşu iş yeri araştırması yapılmadığı,
böylelikle anılan tanıkların beyanı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, emniyet aracılığıyla yaptırılan komşu iş yeri araştırmasında komşu ikamet sahibi olarak bildirilen ...'nun dava konusu dönemde işyerine komşu olup olmadığı hususu muhtarlık ve nüfus kayıtlarından araştırılmak suretiyle dava konusu dönemde komşu olduğunun anlaşılması halinde beyanı alınmalı, iş yerine dava konusu dönemde komşu iş yeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, SGK, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,
sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacı tanığı olarak dinlenen işverenin gerekirse diğer adreslerdeki işyerlerinin dava konusu döneme ilişkin bordroları da getirtilerek bordrolu çalışanlarının beyanları alınmalı, bu şekilde komşu iş yeri ve çalışanları ya da diğer iş yeri çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, davacı tanığı olarak dinlenen ...'un vergi kaydı, iş yeri açma ruhsatı,
iş yeri tescil bilgileri vb. kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, davacının dava konusu dönemde 21 yaşında olduğu gözetilerek askerlik dönemi de araştırılmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1000, K. 2025/2460, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama