KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10062 E., 2025/17464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/647 E., 2025/858 K.
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/204 E., 2024/268 K.
Karar Metni
1.248 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;, müvekkilinin 04.04.2007 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği 29.08.2018 tarihine kadar davalı iş yerinde kesintisiz ve sürekli bir şekilde mobilya işçisi olarak çalıştığını, müvekkilin 04.04.2007 tarihinde ...
Kurum numaralı iş yerinde çalışmaya başladığı, kesintisiz olarak 24.04.2013 tarihine kadar sigortasının yatırıldığı, bu tarihten 06.11.2013 tarihine kadar müvekkilin düzenli ve kesintisiz olarak aynı iş yerinde çalışmasına rağmen davalı tarafından 24.04.2013 çıkış, 07.07.2014 tarihinde giriş, 20.08.2014 tarihinde çıkış, 16.09.2014 tarihinde giriş, 20.09.2014 tarihinde çıkış, 11.06.2015 tarihinde giriş, 21.03.2015 tarihinde çıkış ve son olarak 06.11.2015 tarihinde giriş yapılarak iş kazası tarihinden sonra 29.08.2018 tarihinden itibaren çıkış verildiğini tespit ettiklerini,
bu nedenlerle müvekkilinin davalı iş yerinde yukarıda belirtilen tarihler arasında bir fiil kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının ve bu süre içerisinde 750 gün eksik ödenmiş bulunan sigorta primlerinin tespiti ile eksik primlerin işverence tamamlatılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti istenen dönemden itibaren 5 yıllık hizmet tespiti zamanaşımı dolduğunu, davacının da belirttiği şekilde davacı 04.04.2007 tarihinden 24.04.2013 tarihine kadar müvekkil şirkette çalıştığını, bunun üzerine davacının istifa ederek iş yerinden ayrıldığını, bunun üzerinden bir yıl kadar sonra davacı müvekkile gelerek tekrar işe ihtiyacı olduğunu beyan etmesi üzerine müvekkilin şu anki iş yeri inşaat aşamasında olup ilgili inşaatta ancak ve ancak kendisinin çalıştırabileceğini beyan etmesi üzerine davacıyı ilgili iş yerinin inşaatında çalıştırmaya başladığını,
bu nedenle davacının fiilen inşaatta çalıştığı tarihlerde sigorta bildirimi yapıldığını, bunun üzerine mobilya biriminde ihtiyaç tarihi olan 11.06.2015 tarihinde tekrar mobilya biriminde çalışmaya devam ettiğini, bu nedenlerle davacının dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini, tüm giriş çıkışlar davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, bu nedenle sigorta giriş dosyalarının dahi farklı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile" davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 24.04.2013- 06.11.2015 tarihleri arasında bildirimi yapılan süreler dışında kesintisiz şekilde günün asgari ücretiyle 5510 sayılı Kanun m.4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.
Bölge Adliye Mahkemesinin yapmış olduğu yargılama neticesinde davacının 06.11.2015 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını tespit ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin bu değerlendirmesinin doğru olduğunu, ancak kararda “davacı vekilinin istinaf dilekçesinde taleplerinin 20 13... arasındaki bildirim yapılmayan döneme ilişkin olduğunun bildirildiği, yine dava dilekçesinin içerik kısmında davacının 29.08.2018 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı belirtilmişse de konu kısmında 06.11.2015 tarihine kadar olan dönem açısından davacının çalıştığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği,
hizmet cetvelinde eksik gün bildirimi olan 2016 Haziran ve 2017 Mayıs ayındaki 1'er gün ile iş kazası geçirdiği tarihten sonra çalıştığının ispat edilemediği gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından" diyerek davanın kısmen kabulüne“ şeklindeki değerlendirmesinin hatalı ve yanlış olduğunu, hem dava dilekçesi hem de aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanlarından;
davacının 24.04.20 13... .07.2014, 20.08.20 14... .09.2014, 30.09.20 14... .06.2015, 21.09.20 15... .11.2015 tarihleri arasında yani 06.11.2015 tarihine kadar olan kesintisiz olarak çalıştığının tespiti talep edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin de kararı ile 24.04.20 13... .11.2015 tarihleri arasındaki bildirimi yapılan süreler dışında kesintisiz şekilde günün asgari ücretiyle 5510 Sayılı Kanun m.4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine karar verilmekle talebi gibi karar verildiği,
bu nedenle de davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının imzalı istifa dilekçesi ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesinin istifaya itibar etmemesi kararının hatalı olduğunu, iş göremezlik ödeneğine ilişkin raporların yerel mahkemece incelendiği belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer’i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hakdüşürücü süre içinde açılmadığını, Kuruma başvuru yapılmaksızın dava yoluna gidildiği, dava şartının bulunmadığını, davacının iddialarının ispatlanamadığını, eksik araştırma ie karar verildiğini, yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının hukuka uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenleriyle, kanun açık hükmüne aykırı görülen sebepler re'sen dikkate alınarak, davalı işveren vekili ve fer'i müdahil SGK vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde talebinin davacının 24.04.20 13... .07.2014, 20.08.20 14... .09.2014, 30.09.20 14... .06.2015, 21.09.20 15... .11.2015 tarihleri arasında yani 06.11.2015 tarihine kadar olan kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ile 750 gün eksik ödenen primlerin tesptine ilişkin olduğu, davacının hizmet cetvelinden 04.04.2007-24.04.20 13... .07.2014-20.08.20 14... .09.2014-30.09.20 14... .06.2015-21.09.2015 06.11.2015-29.08.2018 tarihleri arası bildirimin bulunduğu görülmektedir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında hizmet cetvelinde eksik gün bildirimi olan 2016 Haziran ve 2017 Mayıs ayındaki 1'er gün ile iş kazası geçirdiği tarihten sonra çalıştığının ispat edilemediği gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de 24.04.2013-06.11.2015 tarihleri arasında 911 prim günü bulunmakta olup bu tarihler arasında hizmet cetvelinde bildirim bulunan 161 gün dışlandığında 750 prim günü eksik bildirimin bulunduğu,
davacının talebi doğrultusunda karar verilmesine rağmen davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin hatalı şekilde kısmen kabul yönünde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tüm bentleri silinerek yerine, "Davanın kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 24.04.2013- 06.11.2015 tarihleri arasında bildirimi yapılan süreler dışında kesintisiz şekilde günün asgari ücretiyle 5510 sayılı Kanun m.4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine,
Davacı adli yardımdan faydalandığından alınması gereken 615,40 TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı adli yardımdan faydalandığından suç üstü ödeneğinden karşılanan 934,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,"
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
Fer'i müdahil taraf olmadığından fer'i müdahil tarafından yapılan yargılama gideri ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına
Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 1 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve arta kalan gider avansının karar kesinleşince HMK'nın 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine," yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10062, K. 2025/17464, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama