KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10398 E., 2025/16849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/913 E., 2025/2332 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çay Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/496 E., 2024/27 K.
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 09.08.2002 tarihinden itibaren başlamak üzere 2004 yılı dahil olarak işbu yıllar arasındaki kesintisiz çalışmalarının tespitine, tespiti yapılan döneme ilişkin davalı işveren tarafından yatırılmayan sigorta primlerinin tamamlattırılmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle; davada zamanaşımı mevcut olduğundan davanın reddine karar verilmesini, davacının iddia ettiği dönemde çalıştığını kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu davayı açma hakkı olmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre geçmiş olup bu durumların göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği dönemlerle ilgili olarak kesintisiz çalışması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacı anılan dönemlere ilişkin olarak cezaevine girmiş-çıkmış, daha sonra işe girmiş ve çalıştığı dönemlerle ilgili olarak sigortasının eksiksiz yapıldığını,
davacının Belediyede kesintisiz bir çalışma ilişkisi olmadığını, davacının işbu davayı açmaya hakkı olmadığını, tüm nedenle de işten çıkmadan önceki dönemlerle ilgili olarak zaten hak düşürücü süre geçtiğini, bu dönemlere ilişkin davanın reddi gerektiğini, aktif olarak çalışmadığı dönemlere ilişkin olarak sigortalılığın tespiti mümkün olmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını, bu tür davalarda dava ön şartı olarak arabuluculuk Kurumuna başvurulması gerektiğini, davacı taraf arabuluculuğa başvurmadan bu davayı açmış olup, bu yönüyle de davanın reddi gerektiğini, Belediyede sigortasız hiçbir işçi çalışmadığını,
davacı çalışmış olsaydı bordrosu yapılıp primlerin ödeneceğini, kesinlikle mağdur edilmediğini, dolayısıyla davacının iddialarının asılsız olup reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirttiği tarihlerde davalı işyerinde çalıştığının tespiti davasını kabul etmediklerini, 2...2 T.C. kimlik numaralı ...'ın ... sicil numarası ile kayıtlı ...
Başkanlığı unvanlı iş yerinde 13.06.2002-15.08.2002 tarihleri arasında ve ... sicil numarası ile kayıtlı ... unvanlı iş yerinde ise 16.02.2004-03.02.2020 tarihleri arasında hizmetlerinin bulunduğunu, 2003 yılında ise herhangi bir hizmetinin bulunmadığının tespit edildiğini davacının tespitini talep etmiş olduğu dönemlere ilişkin olarak cezaevinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, iş yerinin sigorta kapsamına alınış tarihinin Kurumdan sorulması davacı sigortalının birlikte çalıştığı sigortalıların bordrolarının celbiyle tespiti ve aynı dönemdeki sigortalıların Mahkemece re’sen dinlenmesi gerektiğini,
tanık beyanlarının iş yeri kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi, çalıştığı iddia edilen iş yerindeki görevli personel ile birlikte o iş yerine en yakın iş yerlerinden o iş yerini bilen ve tanıyan şahısların da dinlenmesi suretiyle tanık beyanlarının sağlığının denetlenmeleri konularında yapılacak inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, davacının hizmet akti ile ücret karşılığı fiilen çalıştığının ispat edilmesi gerektiğini, Kurum işlemlerinin kanuna uygun olarak yapıldığını,
tüm bu nedenlerle davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde davalı iş yerinde çalıştığının tam olarak sabit olmadığını, davacının çalışmasına ilişkin olarak 4 aylık bordrolarda ismine rastlanmadığını ve ücret ödenmediğini, dinlenen tanık anlatımlarının yeterli olmadığını, davacının davalı iş yerinde hizmet akti ile ücret karşılığı çalıştığının ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10398, K. 2025/16849, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama