KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10435 E., 2025/16827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1654 E., 2025/2350 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/490 E., 2023/213 K.
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Belediyesine ait ve taşeron davalı ... tarafından yapımı ihale yolu ile üstlenilen ...
Su Deposu inşaatında kalıp ustası olarak olayın olduğu tarihten 45 gün önce çalışmaya başladığını, davacının kalıpları sökmek için 24.03.2014 tarihinde çıktığı 2 metrelik yükseklikteki tahta iskelenin kırılması sonucunda sırt üstü düşerek yaralandığını, kaza nedeniyle davacının davalı ...'nün SGK'ya ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iş kazası ile ilgili bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini öğrendiğini, aynı zamanda davacının sigortasının da yapılmadığı ve sigortasız olarak çalıştırıldığının ortaya çıktığını, davacının SGK bildiriminin hiç yapılmadığını öğrenince dava dışı kuruma başvuruda bulunduğunu,
kurum tarafından davacıya dava açması gerektiğinin bildirildiğini, davacının davalı ile görüşmek istediğini ancak bugüne kadar hiç görüşemediğini, davacıya işveren tarafından gerekli iş güvenliği ile ilgili bilgilendirme yapılmadığı gibi işte kullanması için kendisine iş güvenliği ile ilgili kıyafet, baret, ip ve teçhizat verilmediğini, kalıp sökümü sırasında yere düşmeyi önleyecek ağ gerilmediğini, inşaata kurulan iskelede çürük tahta kullanıldığını, tahtanın kırılması nedeniyle davacının yere düştüğünü, işverenin bu nedenle tamamen kusurlu olduğunu, yaralanma nedeniyle davacının ...
Devlet Hastanesinde ve ... Devlet Hastanesinde beyin ve sinir cerrahisi servisinde tedavi gördüğünü, meydana gelen olayın iş kazası olduğu gibi davacının çalışmasının da SGK'ya bildirilmediğini belirterek davanın kabulü ile davacının davalı yanında 07.02.2014 tarihi ile 24.03.2014 tarihleri arasındaki çalışma süresinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili davalının arasında herhangi bir şekilde hizmet akdi kulunmadığını, davacının davalının ... Belediyesinden ihale yolu ile üstlenilen ...
Su deposunda 27.02.2016 tarihinden 24.03.2016 tarihine kadar çalıştığı ve 24.03.2016 tarihinde iskeleden düşerek yaralandığı ve bu nedenle 45 günlük çalışma süresinin davalı tarafından kuruma bildirilmediği iddialarının asılsız olduğunu, müvekkili davalının yüklenici olarak söz konusu su deposu inşaatını kendi imkanları ile tamamladığını ve 10.03.2016 tarihinde ... Belediyesine teslim ettiğini, bu hususun ...
Belediyesindeki resmi kayıtlarda açıkça belli olduğunu, davacının işin tesliminden sonra çalışmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının 45 gün boyunca çalıştığını iddia ettiği su deposu inşaatının çok küçük, vasıflı bir çalışmayı gerektirmeyecek, işçi çalıştırmaya gerek bulunmayan ve süre itibariyle 10-15 gün içinde tamamlanacak bir iş olup davacının beyan ve iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının SGK'ya başvurduğunu, kurum tarafından gerekli tahkikatın yapıldığını, davacının davalı yanında çalıştığnıa dair herhangi bir delil, emare ve somut bulgu bulunmadığından davacının başvurusunu reddettiğini,
SGK tarafından yapılan tahkikatın doğruyu yansıttığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olduğunu, davacının dava edilen dönemlerde sigortalı hizmeti bulunmadığını, kurum kayıtlarının resmi nitelikte olduğunu, aksi sabit oluycaya kadar doğruluğunun asıl olduğunu belirterek davacının haksız, mesnetsiz ve subut bulmayan davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.
Bölge Adliye Mahkemesinin, müvekkilinin davalı işveren yanında çalıştığı dönemi yeterince araştırmadığını ve delilleri eksik değerlendirdiğini, müvekkilinin, sigortasız çalıştığı dönemde iş kazası geçirdiğini, iş kazasının tespitinin, hizmet süresinin belirlenmesinde önemli bir delil olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin, iş kazası olgusunu göz ardı ettiğini, davalı işverenin, müvekkilinin sigortasız çalıştırıldığını ve SGK'ya bildirimde bulunmadığını kabul ettiğini, tanık beyanları,
bilirkişi raporları ve diğer delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve bunun neticesinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin tespitinde hatalı değerlendirme yapılarak hukuka aykırı şeklide karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10435, K. 2025/16827, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama