KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10615 E., 2025/17066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/39 E., 2025/1544 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/134 E., 2022/319 K.
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirket nezdinde işçi olarak Ekim 1998’de çalışmaya başladığını, 30.03.2019 tarihinde işten ayrıldığını, çalışma süresi boyunca primlerinin eksik gösterildiğini, 2012 yılı öncesi ise hiç kayıt yapılmadığını, ayakkabı ustası olarak asgari ücretle çalıştığını, ayrıca davacının 14.06.2018 - 11.09.2018 tarihleri arasında başka bir şirkette çalıştığını, taleplerinin bu dönemi kapsamadığını beyanla davacının 1998 Ekim ayı ile 30.03.2019 tarihleri arasında 14.06.20 18... .09.2018 tarihleri arasındaki dönem hariç olmak üzere davalı işveren nezdinde tam gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirkette frezeci (ayakkabı üretim işçisi) olarak çift başına ücretle mevsimlik olarak çalıştığını, davacının çalışmasının niteliği gereği süreklilik arz etmeyen işlerden olduğunu, davacının yalnızca çalıştığı günlerin Kuruma bildirildiğini, davacıya ait SGK kayıtları ile 2012-2019 yılları arasındaki tüm aylara ilişkin iş yeri puantaj kayıtlarında açıkça görüleceği üzere;
davacının müvekkili şirket iş yerindeki çalışmasının 26.03.2012 tarihinde resmen ve fiilen başlamış olup, 1997 Ekim ayından 26.03.2012 tarihine kadar herhangi bir çalışması olmadığını, davacı işçinin çalışma dönemlerinde bir ay içerisinde kaç gün çalıştığını gösteren sunulan tüm 2012-2019 aylık puantaj kayıtlarında; davacı işçinin bizzat kendi el ürünü olan ıslak imzası mevcut olup, davacı işçi tarafça bunun aksinin savunulamayacağını, yine davacının müvekkili şirket iş yerindeki aralıklı çalışmalarının son bulduğu işten ayrılış tarihlerinde; müvekkili şirketi geriye dönük olarak ibra ettiğini bildirdiği,
kendi el ürünü olan imzasını içerir ibranameler bulunduğunu, davacı işçi, Ekim 1998-14.06.20 18... .09.2018-30.03.2019 tarihleri arasında müvekkiline ait iş yerinde çalıştığını ileri sürse de davalı şirkete ait işyerlerinden fiilen çalıştığı süre kadar bildirimlerinin yapıldığını, davacının çalışmaları kesintiye uğramış olduğundan hak düşürücü sürenin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışmaları kesintiye uğradığından hak düşürücü sürenin dikkate alınması gerektiğini, davacının ilk işe girişinin 26.03.2012 tarihinde olduğunu, davacının Kurum kayıtlarına göre davalı şirkete ait ... sicil numaralı işyerinden 26.03.2012-04.06.2012 tarihleri arasında, ... sicil numaralı işyerinden 09.07.2012 - 30.11.2012, 05.01.2013 - 02.12.2013, 14.01.2014 - 31.05.2014, 03.07.2014 - 30.05.2015, 03.07.2015 - 30.06.2018, 22.02.2019 - 30.03.2019 tarihleri arasında çalışmalarının bildirildiğini, davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile davacının iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 4...4 TC Kimlik, 3...7 sigorta sicil numaralı davacı ...’ın; Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Ayakkabı San ve Tic Ltd Şti unvanlı işyerinde 23.10.1998-04.06.2012 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle toplam 4870 gün çalıştığının, bu çalışmasının 62 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğinin, 4808 günlük çalışmasının ise bildirilmediğinin tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 16. İş Mahkemesinden verilen 20.09.2022 tarih, 2021/134 Esas ve 2022/319 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının imzasını içeren 26.03.2012 - 04.06.2012 tarihleri arasındaki çalışmaya ilişkin ibraname ile çalışmanın kesintiye uğradığını, davacının bildirgelere ve ibranamelere yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığını, çalışmanın 04.06.2012 tarihinde kesintiye uğradığını ve hak düşürücü süre geçtikten sonra 27.04.2021 tarihinde davanın açıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının 1998-2012 tarihleri arasında çalışması olsa dahi, mevcut durumundan daha fazlasına hükmedilmesinin, kişinin hak etmediği sosyal güvenlik haklarından yararlanmasına sebebiyet vereceğini,
eksik araştırmaya dayalı karar verildiğini, davacının davalı işverene ait işyerindeki tüm çalışmalarının halihazırda müvekkili Kuruma bildirilmiş olması, bildirilen sürelerden önceki çalışma iddiaları bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 1998 Ekim ayı ile 30.03.2019 tarihleri arasında 14.06.2018 - 11.09.2018 tarihleri arası dönemi hariç tutmak kaydıyla davalı işveren nezdinde Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10615, K. 2025/17066, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama