KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10814 E., 2025/13618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1237 E., 2025/1163 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/242 E., 2025/50 K.
Karar Metni
1.427 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 7...3 Bağ-Kur no ile davalı Kurum sigortalısı bulunduğunu, müvekkilinin 1996 yılı Kasım ayından bu yana tarımsal ve hayvansal faaliyetlerini devam ettirdiğini, müvekkilinin tarım faaliyetlerini tarla kiralama ve ortaklık şeklinde yaptığını, yıllardan bu yana babasına ait tarlalar ile daha sonra da kendi satın aldığı tarlaları ekip biçerek devam ettiğini, müvekkilinin 2004 yılından bu yana da ..
Ziraat odası nezdinde çiftçi kaydı bulunduğunu ancak müvekkilinin ziraat odası kaydından çok önce 1996 yılından bu yana kesintisiz ve sürekli olarak çiftçilik yaptığını ve hep aynı yerde ikamet ettiğini, müvekkilinin tek ve devamlı işinin çiftçilik olup bu hususta herkes tarafından bilindiğini, müvekkilinin biber üretimi nedeniyle...Toptan Sebze Meyve Komisyoncusu- ...- ... isimli firmaya vermiş olduğu biber ürün bedellerinden, Bağ-Kur prim kesintileri yapıldığını, söz konusu Bağ-Kur prim kesintisi Kurum nezdinde ... ve Ortakları şeklinde bildirim listesine kayıt edildiğini, ürün bedellerinden prim kesintileri yapılmış olmasına rağmen,
davalı Kurum kanunun kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetini yerine getirmediğini, müvekkilinin Kuruma başvurusu üzerine Kurum tarafından verilen cevapta tevkifat talebinin reddedildiğini belirterek müvekkilin,... Toptan Sebze Meyve Komisyoncusu- ...- ... tarafından yapılan ilk prim tevkifat tarihi olan 11/1996 tarihini takip eden aybaşından itibaren, Bağ-Kur zorunlu tarım sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili talep sonucunu 20.10.2023 tarihli dilekçesi ile ilk tevkifatı takip eden aybaşı olan 01.12.1992 tarihi ile 31.01.2004 tarihi arası olarak belirtmiştir .
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; müvekkil Kurumun merkezi Ankara olduğunu, HMK’na göre davanın genel merkezi bulunduğu Ankara’da açılması gerektiğinden davada yetkisizlik kararı verilerek yetkili Ankara mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, Kurum aleyhine açılan davanın ise haksız ve yersiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, ...'ün müvekkil Kuruma başvururak ...Toptan Meyve Sebze Komisyoncusu ...'e zirai ürün verdiğini ve tarafından Bağ-Kur kesintisi yapıldığını beyan ederek geriye dönük hizmet talebinde bulunduğunu,
... ve Ortakları ünvanlı Sebze ve Meyve Komisyoncunun Kuruma verdiği tevkifat listelerinde 1996/11, 1997/06, 1998/06, 1999/06, 2000/06, 2002/05 dönemlerinde ... adında bir şahıstan kesinti yaptığının tespit edildiğini ancak baba adı doğum tarihi gibi alt kimlik bilgileri bulunmaması sebebiyle bu bağlamda kesinti listesinde yer alan köyün bağlı bulunduğu ilçe Nüfus Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... adlı kişilerin kayıtlarının istendiğini, İlçe Nüfus Müdürlüğü'nün cevabı yazısında ilçede iki kişinin kaydına rastlanıldığının bildirildiğini,
bu bağlamda kesinti listelerinde tevkifat yapılan sigortalının müvekkil Kurumdan talepte bulunan ... olup olmadığı hakkında denetim talebinde bulunulduğunu, Kurumumuz Denetmenlerince yapılan inceleme neticesi düzenlenen raporla kesintinin Kuruma talepte bulunan ...'e ait olup olmadığının tespitinin yapılamadığının bildirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nce; davanın kısmen kabulü ile davacının 01.12.1996 - 31.12.2002 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Kuruma verilen tevkifat listelerinde 1996/11, 1997/06, 1998/06, 1999/06, 2000/06, 2002/05 dönemlerinde ... adında bir şahıstan kesinti yaptığı tespit edildiğini, alt kimlik bilgilerinin bulunmaması sebebiyle Nüfus Müdürlüğünden ... adlı kişilerin kayıtlarının istendiğini, kesintinin Kuruma talepte bulunan ...'e ait olup olmadığının tespitinin yapılamadığını, dinlenen tanıkların şüpheden uzak ifade vermediklerini, kanun gereğince sigortalının kendisine ve Kuruma tevkifat sorumlusu tarafından verilen belgeleri kontrol etmekle mükellef olduğunu, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek mahkeme ve istinaf mahkemesi kararının temyiz incelemesi neticesinde bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkindir.
1.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, sigortalılık açısından davanın yasal dayanağı 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 2, 5, 7, 9, 10, 36. maddeleridir.
2.Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2014 tarihli 2013/21-620 E. 2014/203 K. sayılı ilamında belirtildiği gibi “2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesi, Kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden, 22 yaşını doldurmuş erkekler, 22 yaşını doldurmuş aile reisi kadınların 2926 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılacağı,
aynı Kanunun 5.maddesinde de Kanunun 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları kabul edilmekte iken 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, 2. maddede yer alan 22 yaş koşulu kaldırılmış ayrıca 5 maddede yer alan (Kanun'un 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) düzenlemesi ( 2. madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) şeklinde değiştirilmiştir.
Bu aşamada, değişikliğin yürürlük tarihi konusunun da incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Bilindiği üzere, Kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir.
Buna göre her Kanun kural olarak, gerek özel hukuk ve gerekse kamu hukuku alanında, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir.
Değişiklik hükmünün kanunların kabulünden önceki olaylara uygulanması Anayasaya ve kazanılmış haklara aykırıdır.
Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. ... Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18.Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2003, sh: 73).
Ancak, yeni Kanun'un yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hükmün bulunması halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni kanun uygulanmalıdır.
Nitekim 6270 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesine eklenen 10. fıkra ile “24.7.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik, mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü 02.08.2003 tarihi öncesi için de uygulanır." düzenlemesi getirilmişken, 5. madde hakkında bu konuda bir düzenleme getirilmemesi karşısında, kanun koyucunun iradesinin, 22 yaş koşulunun on sekiz yaşa indirilmesine ilişkin 5. maddedeki değişikliğin geçmişe uygulanmayacağı yönünde olduğunu kabul etmek gerekir.
Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2006 gün ve 2006/10-367 E., 2006/386 K. sayılı; 06.04.2005 gün ve 2005/10-183 E., 2005/241 K. sayılı; 13.10.2004 gün ve 2004/10-528 E., 2004/533 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi, yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirildiğinde, anılan hükmü değiştiren ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin geçmişe etkili olacağına dair, ayrı ve açık bir hüküm bulunmadığı gibi; olayda yukarıda belirtilen istisnalardan biri de söz konusu değildir. Bu nedenle, 4958 sayılı Kanun ile getirilen on sekiz yaşa ilişkin hükmün yürürlükten kaldırılmasının, değişiklik öncesi sürelere uygulanması söz konusu olmayacaktır.
3.Eldeki davada da 15.09.1977 doğumlu davacı yönünden 19 96... . ay prim kesintisine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında 19 96... . ayı izleyen ay başı olan 01.12.1996 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de; uyuşmazlığın ilişkin bulunduğu dönemde yürürlükteki 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre diğer koşullar yanında 22 yaşının doldurulması gerekmektedir.
Daha sonra yaş koşulu 18 olarak değiştirilmiş ise de Kanunların geriye yürümemesi kuralı gözetildiğinde somut davada uygulama yeri bulunmamakla, Mahkemece, prim kesintisinin yapıldığı tarihte 22 yaşını doldurmamış davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10814, K. 2025/13618, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama