İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10834 K.2026/1396

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından…

Esas2025/10834Karar2026/1396Tarih12 Şubat 2026Okuma6 dk · 1.182 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/10834 E., 2026/1396 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2026
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/3752 E., 2025/590 K.
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 45. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/99 E., 2023/182 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.182 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 20.12.1994 - 01.09.2003 tarihleri arasında ve evlilik sonrası 01.01.2004 - 14.11.2017 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde kesintisiz bir şekilde tam zamanlı işçi olarak çalıştığını, davacının, davalı iş yerinde 20.12.1994 tarihinde çalışmaya başlamasına rağmen davalı işveren tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde 20.01.2000 tarihinde sigorta priminin ödenmeye başladığını, davacının 20.12.1994 - 20.01.2000 tarihleri arasındaki çalışmalarının usul ve yasaya aykırı şekilde sigortasız olduğunu,

bu sebeple davacı müvekkilinin davalı iş yerinde sigortasız olarak çalıştığını 20.12.1994 - 20.01.2000 tarihleri arasındaki hizmetinin tespiti amacıyla dava açıldığını, davacının 4A tescil başlangıç tarihi 01.10.1996 tarihi olup, işe giriş bildirgesi davalı şirket tarafından SGK'ya verildiğinden hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini,

davacının "makinacı" olarak tam zamanlı bir işçi sıfatıyla çalışmasına ve işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılmasına rağmen davalı işveren tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde 1996 - 1999 yılları arasında 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu (Eski adı ... ve Meslek Eğitimi Kanunu) kapsamında "çırak" olarak gösterildiğini, davacı tarafından davalılar aleyhine 20.12.1994 - 01.09.2003 tarihleri ve evlilik sonrası 01.01.2004 - 14.11.2017 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin olarak 17.11.2017 tarihinde Bakırköy 5.İş Mahkemesinin 2017/676 Esas sayılı dosyası ile işçilik alacaklarına ilişkin olarak dava ikame edilmiş olup,

dava devam ederken davacı müvekkil ile davalı işveren arasında 15.12.2017 tarihli sulh protokolü imzalandığını, davacı tarafından protokol gereği Bakırköy 5.İş Mahkemesinin 2017/676 Esas sayılı dosyasından feragat edilmişse de esasen dava süreci sulh ile bitmiş ve dava konusu talepler davalı işveren tarafından davacı müvekkile ödendiğini,

bakırköy 5.İş Mahkemesinin 2017/676 Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak davalı işverenin/ işveren vekilinin imzasına havi 15.12.2017 tarihli protokol sunulmakla esasında davacı müvekkilin 20.12.1994-20.01.2000 tarihleri arasındaki çalışmasının davalı işverenin kabulünde olduğu ve tarafların arasında akdedilen protokolün ilgili yasal mevzuat gereğince kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açık olduğunu, artık somut uyuşmazlıkta hizmet tespiti davası bakımından hak düşürücü süreden bahsedilmediğini, davalı şirketlerin adresleri aynı olduğu gibi üretim alanları, faaliyet alanları, ortakları ve yetkilileri aynı olup,

davalı şirketlerin birer aile şirketi olup tipik grup şirket olarak faaliyet gösterdiğini, davacı müvekkilin davalı şirket bünyesinde 20.12.1994 - 20.01.2000 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde fiilen çalıştığının ve sigortalı yapılmadığının, bu dönem içerisinde yatırılmayan sigorta primlerinin yatırılmasını arz ve talep etmiştir

II. CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacı imzasını taşıyan sigortalı bildirim belgesinde işe başlama tarihinin 05.01.2004 olduğunu, ikinci dönem çalışmasına ait sözleşmesinde işe başlama tarihi 05.01.2004 olduğunun belirtildiği,

15.12.2017 tarihli ödeme belgelerinde belirtilen kıdem tazminatı alacak miktarı, ikinci dönem hizmet süresine uygun şekilde ödemesinin yapıldığını, 04.10.1996 tarihinde imzaladığı ... sözleşmesiyle işyerinde çırak olarak eğitim amaçlı işler yaptığını, 30.09.1999 tarihine kadar çırak olarak çalıştığı, daha sonra kalfalık sınavlarına girerek kalfalık belgesi aldığını, davacının 20.01.2000 tarihinde fiilen ve gerçek bir çalışmayla işyerinde tam süreli iş ilişkisi çerçevesinde işe başladığını,

davacı 15.01.1982 doğumlu olup iddia edilen tarihte gerek yaşı gerekse tecrübesi nazara alındığında ... eğitimi almak dışında bir iş yapmasının da mümkün olmadığını, davacının, ... eğitimi sonrasında iki dönem halinde işyerinde çalıştığını ilk dönem 20.01.2000-01.09.2003 tarihleri arasında olup davacının evlilik nedeniyle iş akdini sona erdirmesi üzerine işten çıkış işlemleri yapılmış ve kıdem tazminatının da ödenmediğini, davacının daha sonra 05.01.2004 tarihinde yeniden iş başvurusunda bulunduğunu, kesintisiz değil aralıklı çalıştığı ve ilk döneminin de kendi iradesiyle evlilik nedeniyle sona erdiğini,

yine davacının ikinci dönemi 05.01.2004 -16.11.2017 tarihleri arasında olup bu dönemde davacının istifa dilekçesiyle sona erdiğini, davacını sonradan vekili aracılığıyla açtığı işçilik alacağı davasından, sigorta kayıtlarına uygun şekilde hesaplanan tazminat talebinin karşılanması üzerine davadan feragat ettiğini, davacının, davalı şirketlerden İkizler firması bünyesinde çalıştığını, işverenler arasında organik bağ bulunması, davacının birlikte istihdam edildiği anlamına gelmediğini, davacının hizmet cetveli incelendiğinde davalı işverenlerden sadece İkizler tekstil bünyesinde çalışması olup ... veya ...

Şirketinde istihdam edildiğine yönelik herhangi bir bulgu bulunmadığını, bu itibarla hizmet tespiti talepleri yönünden ... ve ... Şirketlerinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ve bu şirketlere yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu talep, hak düşürücü süreye uğradığını,davacının sabit olmayan hizmet tespiti davasının reddini istemiştir.

Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın 5 yıllık hak düşüm süresi geçtikten sonra açıldığından usulden reddi gerektiğini, davacının işe giriş tarihi olarak talep ettiği tarihe dair müvekkil Kuruma verilmiş bildirge, bordro veya yönetmelikler çerçevesinde düzenlenmiş bir belge de mevcut olmadığından davanın hak düşümüne uğradığını, davacı davasını hak düşüm süresi geçtikten sonra açtığından davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının talebi sigorta başlangıç tarihinin tespitine yönelik ise davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini,

davacı müvekkil Kuruma başvurmadığından öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiğini işe giriş bildirgesinde fotoğraf ve imzanın davacıya ait olup olmadığı ve davacının sigorta sicil numarasının işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği yıla ait seriden olup olmadığı araştırılması gerektiğini, davacının işe giriş bildirgesindeki resim ve imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, davacının sigorta sicil numarasının işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini, yıla ait seriden olup olmadığı araştırılmasını Sayın Mahkemeden talep ettiğini,

davacının eylemli çalışmasını duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispat etmesi gerektiğini, öncelikle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde de davanın esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

Dava dilekçemizde belirttiğimiz üzere davacı müvekkilin hizmet tescil başlangıç tarihi 01.10.1996 olup bu tarihte davalılar tarafından ilgili Kuruma bildirge verildiği açık olup Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun hiçbir surette araştırılmadığını, davacı müvekkilin 02.10.1996 yılındaki bildirgesi ile sigorta sicil numarası oluşturulduğunu ve blok çalışmada ilgili sigorta sicil numarası kullanılmaya devam edildiğini, ... sözleşmesine ilişkin herhangi bir evrak celp edilmeden ve işbu çalışmaların gerçek bir çalışma olup olmadığı tespit edilmeden eksik ve hatalı değerlendirme ile hüküm verildiğini,

Bakırköy 5.İş Mahkemesinin 2017/676 Esas sayılı dosyasından feragat edilmişse de esasen dava süreci sulh ile bitmiş olduğundan HMK.m. 313 hükmü gereğince sulh, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu için hak düşürücü süreyi keseceğini, eksik araştırma ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının 20.12.1994 - 20.01.2000 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10834, K. 2026/1396, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10834
Karar No
2026/1396
Tarih
12 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10835 K.2026/1193
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10839 K.2026/1588
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/10841 K.2026/1910
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/10847 K.2026/1367
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10848 K.2026/1137
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10852 K.2026/1236

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.