KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/11160 E., 2025/15218 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/32 E., 2025/183 K.
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin tespiti ve itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl dava; davacının maluliyet tespiti talebi ile Kurum işleminin iptali ve yeniden malullük aylığı bağlanması isteminden ibarettir. Birleşen -karşı dava; itirazın iptali isteminden ibarettir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi; davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, Mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcın, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B- İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, davalı Kurum işleminin iptaline, davacının emekliliğe hak kazandığı tarihin 01.04.2009 tarihi olduğunun tespitine, bu tarihten itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, davalı Kurumun ödemediği 01.03.2012 - 30.04.2013 tarihleri arasındaki 11.891,04 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı Kuruma 24.550,83 TL asıl alacak, 6,529,17 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 31.080,00 TL borcu olmadığının tespitine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı Kurum vekili; birleşen davanın kabulünün gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Değerlendirme
Asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/1., 370. ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 95. madde hükümleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11160, K. 2025/15218, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama