KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/1131 E., 2025/6114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3121 E., 2024/3260 K.
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/21 E., 2024/298 K.
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu işitme cihazı nedeniyle ödemiş olduğu fark bedelinin davalıdan tahsiline yönelik talebinin reddine dair Kurum işleminin iptalini ve fark bedelin faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının cihazı satın aldığı tarih olan 20.02.2023 tarihinde, 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olan babası üzerinden sağlık güvencesinden yararlandığından, 5510 sayılı Kanun'un somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, iş mahkemelerinin görevli olduğunu, kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işitme cihazı fark bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1131, K. 2025/6114, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama