KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/11545 E., 2026/206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2026
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2482 E., 2025/1348 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/534 E., 2022/281 K.
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde garson ve paketçi pozisyonunda 20.05.2019-30.09.209 tarihleri arasında çalıştığının ve en son net ücretinin 2750 TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 2...8 TC kimlik, 3...8 sigorta sicil numaralı ...’ın; Kurumda... sicil sayılı dosyada işlem gören ... adına tescilli işyerinde 20.05.2019-30.09.2019 tarihleri arasında, hizmet akdine istinaden, asgari ücretle toplam 132 gün çalıştığının, bu çalışmasının tümünün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespiti ile sigorta primine esas kazanç yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 77. maddesi ve 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi ile 86/9. maddesi hükümleri ile bordro tanık beyanları, ücret bordroları Kurum kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11545, K. 2026/206, 21 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama