KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/11779 E., 2025/16804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Ek karar tarihi
- 16.05.2025
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 20 00... yıllarında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli kararı ile ilgili tarafından talepte bulunulması halinde talep tarihini takip eden aybaşından itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının da uygulanacağı ancak dosya kapsamına göre dava konusu edilen tarihler öncesinde davacının herhangi bir yazılı talebinin bulunmaması sebebiyle, çalışmalarının uzun vadeli sigorta koluna tabi olarak bildirilmemiş olmasının hukuka uygun olduğu değerlendirildiği gerekçesi ile davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. , dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"...1.Eldeki davada, davacının istemi; davalı iş yerinde 01.02.20 00... / 6. ay tarihleri arasındaki çalışmalarının tüm sigorta kollarına tabii tutulması gerektiğinin tespitine, buna göre prim belgelerinde gerekli düzeltmelerin yapılmasına yöneliktir.
2.Bu kapsamda, davacının işe giriş tarihi itibarıyle 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından yararlandırılmasına ilişkin yazılı talebi bulunmasa da işe giriş tarihinden itibaren tüm sigorta kollarına tabi olarak primlerinin kesilmiş olmasının yazılı irade talebi yerine geçtiği kabul edilerek; davacının iş bu tarihler arasındaki çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi uyarınca tüm sigorta kollarına tabii tutulması gerektiği hususu irdelenerek karar verilmesi gerekirken, redde dair hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.02.2000-2006/6. ay tarihleri arasında; 2000/8, 2002/3 ve 2002/8 dönemleri hariç olmak üzere, uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalıştığının, çalışmalarının tüm sigorta kollarına tabi tutulması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine; dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının hizmetlerinin uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370. ve 371. maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 3/ II-C maddesi.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11779, K. 2025/16804, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama