KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/12017 E., 2026/728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/505 E., 2025/1075 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 17. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/99 E., 2023/449 K.
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde bilgisayar mühendisi olarak 20.07.2020-11.08.2021 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını beyanla çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kabulü ile davacının davalı... A.Ş. adına işlem gören ... sicil sayılı iş yerinde 20.07.2020-11.08.2021 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 4/a kapsamında 46 gün daha çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile bordro tanık beyanları, bilirkişi raporu tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekilince tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12017, K. 2026/728, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama