KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/12130 E., 2025/11539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/778 E., 2025/925 K.
- İlk derece mahkemesi
- Şırnak 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/776 E., 2021/542 K.
Karar Metni
1.295 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davalı ... Elekt. Dağ. A.Ş.'nin istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... Elekt. Dağ. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasında müvekkili olan davacı kazalı ...'ın sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davalıların kusurlu olduklarından bahisle davacı kazalı ... için iş görmezlik, bakıcı tazmınatı, kira bedelleri ile diğer tedavi giderleri ve protez bedelleri için 1.000,00 TL maddi ve 280.000,00 TL manevi, kazalının eşi ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 175.000,00 TL manevi, kazalının çocukları olan davacılar ... ve ... için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 135.000,00'er TL manevi,
kazalının anne ve babası olan davacılar ... ve ... için 105.000,00'er TL manevi, kazalının kardeşi olan davacılar ...., ... ve ... için 23.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, aşamalarda 30.03.2021 tarihli dilekçe ile davacı kazalı yönünden protez giderleri talebini 641,634,72 TL'ye, sürekli iş görmezlikten kaynaklanan talebi 992.985,51 TL'ye ve tedavi giderleri talebini 2.336,76 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... Elekt. Dağ. A.Ş. vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2021 tarih, 2015/776 Esas, 2021/542 Karar sayılı kararıyla özetle iş kazası nedeniyle davacı kazalının %82,00 oranında sürekli işgöremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacı kazalı ...'un %20, davalı ... Şirketinin %70 oranında, davalı ...'ın ise %10 oranında kusurlu olduklarından bahisle davacının iş göremezlik, protez ve tedavi giderlerine yönelik taleplerinin kabulüne, bakıcı ve kira giderlerine yönelik taleplerinin reddine, davacılar eş ve çocukların destekten yoksun kalma taleplerinin reddine, davacı kazalı lehine 120.000,00 TL, eş lehine 25.000,00 TL, çocuklar lehine 10.000,00'er TL, anne ve baba lehine 10.000,00'er TL, kardeşler lehine 2.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarih, 2021/2504 Esas, 2022/894 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin anılan kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 17.12.2024 tarih ve 2024/9173 Esas, 2024/13132 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının davalı ... adına Av....’e elektronik tebligat yoluyla 18.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen avukatın davalı ... adına istinaf yoluna başvuru tarihinin 01.09.2021 tarihi olduğu,
Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...'ın vekilinin istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, başvuru hakkında esastan inceleme yapılmak suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak işin; davalı ... vekilinin istinaf istemini süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi,
davacılar vekilinin istinaf isteminin ise esastan reddine karar verilmesinden ibaret olduğu gerekçeleri ile davacılar vekilinin eski hale getirme talenin reddine, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli, davacılar vekilinin temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine dair ek kararının onanmasına, Bölge Adliye Mahkkemesinin 26.05.2022 tarihli asıl kararının bozulmasına, davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 06.05.2025 tarih, 2025/778 Esas, 2025/925 Karar sayılı kararla davalı ...ye ait istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 352/1-c maddesi gereğince süreden reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin 06.05.2025 tarihli son kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... Elekt. Dağ. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, kabul etmediklerini, müvekkilinin bakıma muhtaç olmadığı yönündeki değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığını, Müvekkilinin ayaklarında da önemli ölçüde yanık meydana geldiğini ve tahribat oluştuğu için müvekkilinin ayakta durma güçlüğü de yaşadığını, müvekkilinin meydana gelen kaza sebebiyle psikolojik sorunlar da yaşadığını, müvekkilin cinsel yaşamının bu kaza sebebiyle bittiğini, müvekkilinde kaza sebebiyle sinirlilik meydana geldiğini ve ayrıca mental problemlerin ortaya çıktığını,
kaza sebebiyle müvekkilinin korku ve kaygı düzeyinin çok fazla arttığını, müvekkilinde ayrıca yoğun biçimde eklem ve kas ağrılarının halen devam ettiğini, müvekkilinin ağır bir biçimde yaralanmasına neden olan ve yaşamında çok büyük dezavantajların oluşmasına neden olan kaza sebebiyle bakıcıya muhtaç hale geldiğini, buna rağmen Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Daire Başkanlığınca düzenlenen rapor esas alınarak müvekkili lehine dava konusu yaptıkları bakıcı ücreti yönünden taleplerinin kabul edilmemiş olmasının haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
Adli Tıp Raporuna yapmış oldukları itirazların yerel Mahkemece kabul edilmeyerek müvekkilinin daha da mağdur olmasına neden olunduğunu, benzer şekilde meydana gelen ve hatta daha hafif yaralanmalara neden olan dava konusu bazı başka olaylarda maluliyet oranı daha düşük olmasına rağmen ilgili şahıslar açısından bakıcıya muhtaçlık durumunun olduğu yönünde değerlendirmeler yapılan adli tıp raporları bulunduğunu, buna ilişkin yine 3. İhtisas Dairesince verilen bir adli tıp raporunu itirazları ile birlikte ekte sunduklarını,
dolayısıyla aşağı yukarı aynı maluliyet oranına neden olmasına rağmen aynı nitelikte iki farklı olay için bakıcıya muhtaçlık durumu açısından çok farklı değerlendirmeler yapılmasının ve yerel mahkemenin de kararını müvekkilinin aleyhine olan bu adli tıp raporuna dayandırmasının hukuken kabul edilemez olduğunu, bu yönde yapmış oldukları istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince herhangi bir değerlendirme yapılmadan gerekçesiz bir biçimde onama kararı verildiğini, kararın bu yönüyle de usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu,
yerel mahkeme hükmünün özellikle hükmedilen manevi tazminat miktarları bakımından da hukuka aykırı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın taraflarına elektronik tebligat yoluyla 18.07.2021 tarihinde iletildiğini, karara karşı istinaf başvuru süresinin son gününün adli tatil olarak kabul edilen 20 Temmuz–1 Eylül tarihleri arasına denk geldiğini, bu nedenle karara karşı istinafta bulunma sürelerinin adli tatilin bitimine kadar uzamış olduğunu, müvekkil şirket adına İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yasal süresi içinde 01.09.2021 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğunu, bu gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 06.05.2025 tarihli,
2025/778 Esas ve 2025/925 Karar sayılı ilamının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur ve husumet yönünden hatalı karar verildiğini, hükmedilen tazminatta müvekkili şirketin kusur oranının %10 olmasına rağmen hesap bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamada çıkarılan rakam üzerinden kusur oranı dikkate alınmadan karar verildiğini, hükmedilen tazminat miktarının çok yüksek olup davacıların sebepsiz zenginleşmesine yol açabilecek nitelikte olduğunu, HGK kararlarında tazminatın Mahkemece hangi kriterlere göre takdir edileceğine ilişkin esasların belirlendiğini,
buna göre tazminatın adalete uygun olması ve Mahkemece tazminat hakkının adalet ve hakkaniyete göre takdir edilmesi gerektiğinin benimsendiğini ve takdir hakkının objektif kriterlere göre kullanılması gerektiğinin belirtildiğini, ancak yerel Mahkeme tarafından takdir edilen tazminat miktarının objektif olarak belirlenmediğini ve davacıların zenginleşme vasıtası haline geldiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12130, K. 2025/11539, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama