KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/12993 E., 2025/12339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1016 E., 2025/539 K.
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 7. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/371 E., 2024/47 K.
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı işveren vekili özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, sigortalının iş kazası neticesinde meslekte kazanma gücü kaybını, Adli Tıp muayenesine gitmediği ve ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, giderlerin adli yardımdan karşılanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.
1-Dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkemece, 11.10.2023 tarihli celsede davacı vekiline, "Davacı tarafça, kurul tarafından belirlenen randevu gününde kurulda hazır olunmadığı takdirde, daha önceki 3 randevuya da katılım sağlanmadığı gözetilerek, maluliyet tespit taleplerinden vazgeçmiş sayılacakları ve dosyaya mevcut hali ile karar verileceği hususunun ihtarına (davacı vekiline ihtarat yapıldı)” şeklinde kesin süre verildiği, kesin süre sonuçlarının davacı vekiline açıkça ihtar edildiği, davacı vekilinin 31.01.2024 tarihli celsedeki beyanına göre, kesin süreye rağmen maddi durum dolayısıyla davacının Adli Tıp huzurunda muayeneye gidemediğinin belirtilmesi üzerine, eldeki delillere göre karar verildiği, davacının adli yardımdan faydalandığı anlaşılmaktadır.
2-HMK'nın 325. maddesi "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından re'sen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir.
Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir" hükmüne amir olup, adli yardımdan faydalanan davacının Adli Tıp Kurumuna gitmesi için gerekli yerlerle yazışma yapılıp yeterli finansman sağlanarak davacının Adli Tıp Kurumuna gönderilmesinin sağlanması yerine, yukarıda belirtildiği şekilde davacının Adli Tıp Kurumunda hazır olması şeklinde karar alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12993, K. 2025/12339, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama