KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/13463 E., 2025/15329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/733 E., 2025/1311 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/65 E., 2023/2 K.
Karar Metni
1.223 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl dava ve birleşen davada özetle; dava dışı ... Limited Şirketi’nin Kuruma olan prim borçlarından dolayı davacılar adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların limited şirket ortağı olduklarını, sermaye hisseleri oranında borçtan sorumlu olduklarını, Kurum alacaklarının zamanaşımına uğradığı iddiasının yerinde olmadığını, iflas erteleme kararının borcun varlığını ortadan kaldırmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli kararı ile asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2024 tarihli kararı ile
"Ödeme emirlerine konu borç tarihleri tedbir kararından, iflas erteleme ve iflas kararı tarihlerinden sonra olduğundan haklı sebep teşkil eden bu durumlar nedeniyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesinde hata bulunmamaktadır. Davalının bu hususlara ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.
Davacı asıl ve birleşen davalarda ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiş olmakla, birleşen davalar bağımsızlıklarını koruyacaklarından AAÜT 8. maddesine göre ayrı vekalet ücretine hükmedilmemiş olması hatalıdır. Davacının istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
Davalı harçtan muaf olduğu halde bakiye harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi ve yargılama gideri olarak davalıdan harç tahsil edilmesi hatalı olup davalının istinaf talebi bu konuda kabul edilmiştir.
Belirtilen hususlara ilişkin istinaf talebi yerindedir. Bununla birlikte bu hataların düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, kararın ortadan kaldırılmasına, yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine,
A)Asıl davanın (Mahkemenin 2022/65 esas sayılı dosyası) kabulü ile davacılar ... ve ... adına düzenlendiği anlaşılan;
İdari para cezası konulu, 2021/... takip numaralı, 2021/... takip numaralı ve 2021/... takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline,
2016/... takip numaralı ve 2015/10-2015/12 ayları arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirinin iptaline,
2019/..., 2019/..., 2019/... takip numaralı ve 2018/4-2019/2 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
2019/..., 2019/..., 2019/... takip numaralı ve 2015/10-2019/3 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
2020/..., 2020/..., 2020/... takip numaralı ve 2019/4-2020/6 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
2021/.., ... takip numaralı ve 2020/7-2021/4 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
2021/... takip numaralı ve 2020/11-2021/9 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirinin iptaline,
2021/... takip numaralı ve 2020/11-2021/9 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirinin iptaline,
2021/... takip numaralı ve 2021/8. aya ait ödeme emirinin iptaline,
2022/..., ...takip numaralı ve 2021/10-2021/12 aylar arasındaki dönemi kapsayan ödeme emirlerinin iptaline,
B)Birleşen dosyanın kabulü (Mahkemenin 2022/145 esas sayılı dosyası) ile davacı ... adına düzenlendiği anlaşılan 2022/..., 2022/... takip numaralı, 2022/1. ve 2022/2. ayına ait ödeme emirlerinin iptaline" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce,
"6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde; limited şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlenmiş; mükerrer 35. maddesinde ise amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Eldeki davada ticaret sicil kaydına göre davacıların borçlu Şirketin ortağı oldukları, davacı Şirket ortakları yönünden 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca Şirketin Kuruma olan borçlarından ortaklık payları oranında sorumlu oldukları dikkate alınarak ve bu kapsamda araştırma yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre prim borcunun prim borçlusu Şirketten tahsil imkansızlığı araştırılıp davacıların ortaklık payları da gözetilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Ayrıca dava dilekçesinde davacı ... tarafından mirasın reddi davası açıldığı ve davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/201 Esas no.lu dosyasında halen derdest olduğu belirtilmiştir. Buna göre İlk Derece Mahkemesince; mirasın reddi davası açan ...'ya bu hususta ilam getirmesi için süre tanınması ve açılan mirasın reddi davası, davacı ... yönünden bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yargıtay bozma ilamı ilamı doğrultusunda yargılama yapılmak üzere, taraflar duruşmaya davet edilmiş, yargılama sırasında, takibe konu edilen borçların ...
İcra Dairesinin 2022/1 sayılı iflas dosyasından yapılan ödemelerle 7440 sayılı Yapılandırma Kanunu kapsamında tahsil edildiği ve şirket yetkilileri ... ile ... hakkında yürütülen takip dosyasının işlemden kaldırıldığının anlaşılması üzerine, Konusu Kalmayan Talep Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına dair karar verilmiş, dava konusu borcun 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı anlaşıldığından ilgili Kanun'un 9/13-ç bendi uyarınca taraflar lehine yargılama giderine, avukatlık ücretine ve fer'ilerine hükmedilmeyerek, tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin kendi üstlerinde bırakılmasına" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davaya konu ödeme emirlerinde yer alan borçların, ...İflas Müdürlüğünün 2022/1 E. sayılı iflas dosyasından yapılan ödemeler ile tahsil edildiğini, konusuz kalan davada, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilirken davanın açılmasına sebebiyet veren davacı aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini,
2.7440 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 13. fıkrasının a bendinde; "Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez." ve yine, aynı Kanun maddesinin ç bendinde;
"Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer ’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz.
Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz." hükümlerinin mevcut olduğunu, açık kanuni düzenlemeler uyarınca, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi için davacının davasından vazgeçmesi gerektiğini, ancak, somut olayda davacının davasından vazgeçmediğini, bununla birlikte, her ne kadar dava konusu borç yapılandırma ile ödenmiş olsa da yapılandırmaya başvuran ve yapılandırma kapsamında borcu ödeyenin davacı değil iflas idaresi olduğunu, haliyle ödeme emrinin iptali davasını açmakta haklı olmayan davacı aleyhine,
müvekkili Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken aksi şekilde hüküm kurulmasının, kararı vekalet ücreti ve yargılama gideri hususlarında hatalı hale getirdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13463, K. 2025/15329, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama