KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/13619 E., 2025/14365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara 33. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 15.05.2025
- Sayısı
- 2023/447 E., 2025/177 K.
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Türkan Koçak tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 19.07.1988-30.09.1988 tarihleri arasında davalı kooperatifte sigortalı işçi olarak çalıştığını, davacının çalışmasının ilk işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirildiğini, ancak daha sonra davacının E-Devlet sistemi üzerinden sigorta kaydını sorgularken davalı yanında çalıştığı döneme ilişkin çalışma günlerinin Kurum kayıtlarında gözükmediğini gördüğünü, bu durumun müvekkilinin hak kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini belirterek müvekkilinin sigortalı hizmetinin başlangıç tarihinin 19.07.1988 olduğunun ve davalı yanında 19.07.1988-30.09.1988 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, bu süreler içerisinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 28.11.2019 tarihli celsede, müvekkilinin 19.07.1988 tarihinde bir gün süre ile davalı işverenlikte çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde hiçbir zaman çalışmadığını ve bu durumun davalının yönetici ve çalışanlarının beyanları ile ispatlanmasının mümkün olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 19.07.1988 tarihinde 2 6200137866 04 07 sicil sayılı iş yerinde 1 gün süre ile hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı Sistem Yapı Koop. Birliği vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı ... Yapı Koop. Birl. vekili tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.09.2023 tarihli kararı ile "...Mahkemece, davalı iş yerinin ... Sok.No:....
Kızılay-Ankara adresi olduğu gözetilerek SGK, vergi, belediye ve emniyet aracılığıyla dava konusu dönemde davalı işyerine işyerine komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek, çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yeterli komşu tanığı bulunamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek komşu işyeri ve çalışanlarının kimler olabileceği hususunda beyanı alınarak çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle bu kişiler dinlenmeli böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu,
somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır... " gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kuruma başvuru şartı yerine getirilerek "... Bozma kararından sonra bozma kararı doğrultusunda araştırma yapılmış, tespit edilen komşu iş yeri tanıkları davacıyı tanımadıklarını söylemişlerdir.
Günümüz ekonomik koşullarında iş yerlerinin çok sık kapandığı ve yeni iş yerlerinin açıldığı, bir yıl önceki çalışmanın tespitinde bile komşu iş yeri tanığı temin edilemediği, benzer nitelikteki davalarda sıkça karşılaştığımız sorunlardandır. Somut olayda 34-35 yıl önceki çalışanın komşu iş yerlerinde çalışanlar tarafından tanınması beklenmektedir. Davacının çalıştığını iddia ettiği süre de dikkate alındığında bu hususun hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığı açıktır.
Mahkememizce bordro tanığı da dinlenmiş ve davacının çalıştığı kanaatine ulaşılmıştır. Özellikle bordro tanığı .... davacının çalışmasını doğrulamıştır. Kendisi iş yerinde sürekli bulunan, davacının ticaret lisesi mezunu olduğu hususunda da bilgi sahibi olan kişidir. Bu tanığın beyanı davanın ispatı için yeterlidir.
Davacı tanıkları da çalışma olgusunu doğrulamışlar, Mahkememizce araştırılacak başka kanıt bulunmadığından bozma kararı öncesi toplanan kanıtlar doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur... " gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 09.07.1988 tarihinde ... sicil sayılı iş yerinde 1 gün süre ile hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalıştığının tespiti ve davacının sigorta başlangıç tarihinin 19.07.1988 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili ile davalı ... Yapı Koop. Birl. vekili davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuşlardır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, Mahkemece bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilnmediği anlaşılmıştır.Her ne kadar Mahkemece geniş çaplı yapılan komşu işyeri araştırması sonucu komşu işyeri tespit edilemediği, bozma ilamında belirtilmesine karşın davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin tespit edilerek beyanlarına başvurulmadığı, bozma öncesi dinlenen davacı tanıklarının beyanları değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13619, K. 2025/14365, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama