KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/14035 E., 2025/14249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/246 E., 2025/1113 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 20. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/429 E., 2023/892 K.
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.06.1993-30.06.1994 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yasal mevzuat gereği kendiliğinden sigortalılığın söz konusu olduğunu, kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18. maddesinde öngörülen sürelerde prim ödemesi ve/veya Kuruma intikal eden giriş bildirgesi bulunmaması ile borçlanma iradesini gösterir bilgi ve belgesinin de olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14035, K. 2025/14249, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama